Sigmund Freud – Çocukta Fobinin Analizi (2011)

  • ÇOCUKTA FOBİNİN ANALİZİ, Sigmund Freud, çeviren: Dilman Muradoğlu, Say Yayınları, psikanaliz, 158 sayfa

Sigmund Freud ‘Çocukta Fobinin Analizi’nde, Hans isimli çocuğun hastalığını ve tedavi sürecini anlatıyor. Hans’ın hastalığının ilk raporları, çocuk üç yaşındayken kaleme alınmış, tedavi süreci de beş yaşındayken sona ermişti. Hans deneyimi, Freud’un birçok çalışmasında karşımıza çıkar. Örneğin Freud, Hans’ın hastalığını takıntılar, semptomlar, anksiyete, totemizm, fobi, hayvan korkuları ve “Kurt Adam” vakası gibi konular bağlamında, farklı çalışmalarında irdelemişti. Burada, genel olarak çocukluk nevrozu bağlamında Hans’ın yaşadığı sorunlara odaklanan Freud’un yaklaşımı, çocuğun masumiyetini elinden almakla suçlanıp eleştirilmişti.

Antonio Tabucchi – Zaman Hızla Yaşlanıyor (2011)

  • ZAMAN HIZLA YAŞLANIYOR, Antonio Tabucchi, çeviren: Nihal Önol, Can Yayınları, öykü, 133 sayfa

‘Zaman Hızla Yaşlanıyor’, İtalyan edebiyatçı Antonio Tabucchi’nin dokuz öyküsünü bir araya getiriyor. Adını, Yunanlı Kritias’a atfedilen, “Karanlığı izleyerek zaman hızla yaşlanıyor” cümlesinden alan kitapta Tabucchi, ağırlıklı olarak zaman mefhumuna odaklandığı öyküler kurguluyor. Yazar, zamanın elimizden kayıp gidişini, ölümlü olmanın verdiği yenilgi duygusunu, Avrupa’daki savaş kurbanlarının ve siyasî mücadelelerinde büyük hayal kırıklıkları yaşamış olanların gözünden anlatıyor. Zaman, her çağda ilgi çekebilecek temalardan. Kitabı asıl ilgi çekici kılan husus ise, Tabucchi’nin, böylesi canlı bir temayı kendine has üslubuyla işlemesi.

Neslim Güvendeğer Doksat – Çocuk Ruh Sağlığı (2011)

  • ÇOCUK RUH SAĞLIĞI, Neslim Güvendeğer Doksat, Som Kitap, psikoloji, 176 sayfa

Neslim Güvender Doksat ‘Çocuk Ruh Sağlığı’nda, çocukların zihinsel-ruhsal gelişimini ve çocuğun ruhsal hastalıklarını kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Kendisi de çocuk ruh sağlığı alanında deneyimli bir isim olan Doksat, çocuğun normal gelişiminden ergenliğine uzanarak, bu sürecin kendine özgü koşullarını anlatıyor. Çocuğun biyolojik ve psikolojik gelişiminin yapı taşlarını irdeleyen yazar, bebeklik ve çocukluk dönemlerinde ortaya çıkabilecek ruhsal hastalıklara ebeyvenlerin nasıl yaklaşması gerektiği konusunda da bilgiler veriyor. Kitap, anne-babalara olduğu kadar, eğitimcilere ve çocuk ruh sağlığı alanında çalışanlara da hitap ediyor.

Stefan Zweig – Unutulmuş Düşler (2007)

  • UNUTULMUŞ DÜŞLER, Stefan Zweig, çeviren: Burhan Arpad ve Ahmet Arpad, derleyen: Ahmet Arpad, Everest Yayınları, öykü, 248 sayfa

Stefan Zweig, romanları, biyografi kitapları ve denemeleriyle olduğu kadar, öyküleriyle de ilgi çekmişti. Bu kitap, onun ‘Bir Yankesiciyle Tanışmam’, ‘Çocuk Bakıcısı’, ‘Prater’de İlkyaz’, ‘Masalımsı Bir Gece’, ‘Kadın ve Doğa’, ‘Unutulmuş Düşler’ ve ‘Tek Başına Işıldayan Bir Yıldız’ adlı sekiz öyküsünden oluşuyor. Zweig, kitaba adını veren öyküsünde, yıllar sonra yolları kesişen iki aşığın dünyasına iniyor. Yazar, bir yandan “Gençlik dönemlerinin ölü sandıkları aşkı bir an için konuşmalarına ciddiyet getirdi, onları hüzünlendirdi” derken, öte yandan da, iki aşığın gerçekte birbirlerinden ne denli kopmuş olduklarını ortaya koyuyor.

William Faulkner – Çılgın Palmiyeler (2011)

  • ÇILGIN PALMİYELER, William Faulkner, çeviren: Necla Aytür ve Ünal Aytür, Yapı Kredi Yayınları, roman, 271 sayfa

William Faulkner’ın 1939’da yayımlanan ‘Çılgın Palmiyeler’i, farklı bir teknikle kaleme alınmış. Roman, olayları, kişileri ve mekânları farklı iki öyküden oluşuyor. Yazar, ‘Çılgın Palmiyeler’i ve ‘Irmak Baba’yı, tek bir romanın parçaları gibi tasarlamış, bölümlerini art arta düzenlemiş. Yazar böylece, okuyucunun iki ayrı öyküyü tek bir roman gibi okumasını, karşılaştırma yoluyla olaylar ve kişiler arasında birtakım bağlar kurabilmesini sağlamayı amaçlıyor. Daha önceki romanlarında da, olayları farklı karakterlerin gözünden anlatan Faulkner’ın bu romanındaki birbirinden farklı iki öyküsü ise, onun özgün tekniğini daha üst boyutlara taşıyor.

Nedim Şener – Kırmızı Cuma (2011)

  • KIRMIZI CUMA, Nedim Şener, Doğan Kitapçılık, siyaset, 512 sayfa

Hrant Dink’in katledilişinin üzerinden dört yıl geçti. İşte, alt başlığı ‘Dink’in Kalemini Kim Kırdı?’ olan ‘Kırmızı Cuma’, suikaste dair birçok ayrıntıyı okurlarına sunuyor. Dink cinayetini en iyi takip eden isimlerden gazeteci Nedim Şener’in, kitabın alt başlığına aldığı sorunun yanıtı aslında ortada. Zira burada ifadesine yer verilen sanık Engin Yılmaz, “Dink’in kalemini devlet kırdı” diyerek, bunun cevabını gayet net bir şekilde veriyor. Kitap, Dink’in öldürüleceğini bilip de hiçbir şey yapmayan Trabzon polisinin, İstanbul polisinin, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’nın, MİT’in ve Jandarma’nın ihmalini gözler önüne seriyor.

Michel Ragon – Kaybedenlerin Belleği (2011)

Michel Ragon’un 1899-1985 zaman aralığında geçen romanı ‘Kaybedenlerin Belleği’, tarihin ezeli kaybedenlerinin hikâyesini anlatıyor.

Bir anlamda, yenilginin güzellemesi olarak okunabilecek romanı ilgi çekici kılan hususların başında, sol siyasetin hayal kırıklıklarını, tarihte önemli roller üstlenmiş kişiliklerin gözünden tasvir etmesidir diyebiliriz.

Lenin, Troçki ve Kollontay gibi aktörlerin birer karakter olarak karşımıza çıktığı romanın merkezinde, Bolşevik Devrimi, Üçüncü Enternasyonal, Mayıs 68 hareketi ve İspanya İç Savaşı gibi, iki büyük savaşın harap ettiği Avrupa’da varlık göstermiş Marksist hareketin dönüm noktaları yer alıyor.

  • Künye: Michel Ragon – Kaybedenlerin Belleği, çeviren: Işık Ergüden, Ayrıntı Yayınları, roman, 446 sayfa

Ayhan Kaya ve Bahar Şahin (der.) – Kökler ve Yollar (2007)

  • KÖKLER VE YOLLAR: derleyen: Ayhan Kaya ve Bahar Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 611 sayfa

Alt başlığı ‘Türkiye’de Göç Süreçleri’ olan ‘Kökler ve Yollar’da yer alan metinlerin tamamı, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen iki uluslararası konferansa sunulan bildirilerden oluşuyor. Çalışma 1960’lı yıllarla birlikte Türkiye ile Batı Avrupa ülkeleri arasında hızlanan göç olgusundan sonra ortaya çıkan uluslararası yapıyı siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel açılardan ayrıntılı olarak ele alıp yorumluyor. Kitap buradan yola çıkarak, Türkiye’dekiler için “Almancı”, Batılılar için ise “yabancı” olan bu göçmenlerin, yaşadıkları ülkelerin sınırlarını aşarak farklı bir alan yaratan deneyimlerine odaklanmasıyla önemli.

Marianna D. Birnbaum – Gracia Mendes: Bir Sefaradın Uzun Yolculuğu (2007)

 

Gracia Mendes, Yahudi kökenli bir Portekizli’ydi ve İspanyol engizisyonu başlamadan önce İstanbul’a göç edip, burada ticaretle iştigal etmiş bir kadın.

Mendes İstanbul’a göç etmeden önce de, 16. yüzyılın Avrupa’sında ticaret hayatının önemli mevkilerine geçmeyi başarmıştı.

Akrabalarıyla beraber göç ettikten sonra, Pera’daki gösterişli evinde imtiyazlı bir hayat sürmüştü.

Mendes’in Osmanlı İmparatorluğu’na ulaşmasını sağlayan da Kanuni Sultan Süleyman’ın hekimi Moşe Hamon olmuştu.

Birnbaum’un çalışması, 1568 yılında İstanbul’da ölen Mendes’in hayat hikâyesi dışında, o dönemin Osmanlı İmparatorluğu’na dair iyi bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Marianna D. Birnbaum – Gracia Mendes: Bir Sefaradın Uzun Yolculuğu, çeviren: Mercan Uluengin, Kitap Yayınevi, biyografi, 176 sayfa

Bryan Sykes – Havva’nın Yedi Kızı (2007)

  • HAVVA’NIN YEDİ KIZI, Bryan Sykes, çeviren: Güniz Büyüktür, Çitlembik Yayınları, inceleme, 323 sayfa

1991 yılında Alplerde, Buz Adam Ötzi keşfedilmişti. Oxford Üniversitesi’nden Bryan Sykes ise, Ötzi’nin şu anda İngiltere’nin güneyinde yaşamakta olan kızıl saçlı Marie’yle akraba olduğunu ıspatlamıştı. Sykes’in bu keşfi ve bu kitapta sunulan bilimsel macera, insanların genetik atalarının nerede ve nasıl yaşadıklarını bilebilme imkânını da beraberinde getirmişti. Sykes bu keşfini, Avrupa’nın dört bir yanından topladığı örneklerde, yalnızca anneden çocuğa aktarılan ve nesiller boyunca değişmeden kalabilen mitokondriyal DNA adlı geni araştırarak yaptı. Bu araştırma sonucunda, bu genin toplam yedi gruba dahil olduğunu saptayan Sykes, yerli Avrupalıların hepsinin, şu anda nerede yaşıyor olurlarsa olsunlar, toplam yedi kadının soyundan geldiklerini buldu. Sykes’ın kitabı, söz konusu yedi kadının izini yakalamak için ortaya koyduğu bilimsel çalışmaları okuyucuya sunuyor.