Yıldız Silier – Oburluk Çağı (2010)

‘Özgürlük Yanılsaması’ kitabıyla beğeni toplayan Yıldız Silier’in ‘Oburluk Çağı’, felsefe ve politik-psikoloji denemelerinden oluşuyor.

“Hayatın anlamı” ve “kendini kandırma” temalarını irdeleyerek kitabına başlayan Silier, hayatın anlamını, mutluluk kavramıyla özdeşleştirmenin sorunlarını ve çağın mutluluk fetişizmini eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

Annelik ideolojisiyle de hesaplaşan yazar, kadınların evcilleştirilmeleriyle nasıl güçlerini kaybettiklerini gözler önüne seriyor.

Kitaba adını veren son bölümde ise çağın ruhuna odaklanılarak, sıkıntıdan kaçma çabalarının oburluğu körükleyişi ile kapitalizmin nesneleri ve özneleri hızla çöp haline getirişi ele alınıyor.

  • Künye: Yıldız Silier – Oburluk Çağı, Yordam Kitap, felsefe, 192 sayfa

Jacques Derrida – Yazı ve Fark (2020)

“Kitap labirenttir. Çıktım derken, daha da dalıyorsun. Kurtulmanın imkânı yok. Yapıtı paramparça etmen gerek.” – Jabès

‘Yazı ve Fark’, Jacques Derrida’nın önde gelen yazar ve düşünürlerle ilgili, 1959-1960 arasında yaptığı yoğun okumalarını sunuyor.

Burada, Derrida’nın modern düşünceyi derinden etkilemiş Rousset, Foucault ve Descartes, Jabès, Levinas, Artaud, Freud, Bataille ve Lévi-Strauss üzerine fikirleri yer alıyor.

Kitap, söz konusu düşünürlerle ilgili özgün değerlendirmeler sunmasının yanı sıra, genç Derrida’nın daha sonra ortaya koyacağı felsefe sistemi hakkında önemli ipuçları da veriyor.

Burada güç ve alımlama, deliliğin tarihi, şiddet ve metafizik, fenomenoloji, vahşet tiyatrosu, temsilin kapanımı, beşeri bilimlerin söyleminde yapı gibi felsefenin önemli konularını tartışan Derrida, geleneğin, modern düşüncenin içine nasıl güçlü bir şekilde kök saldığı ve metafizik düşüncenin yazıyı neden dil tasavvurunun dışında bıraktığı üzerine derinlemesine düşünüyor.

Yazı üzerine uzun soluklu bir fenomenolojinin ürünü olarak okunabilecek kitap, felsefe ve sosyal bilimler kadar edebiyata ilgi duyan okurları da cezbedecek türden.

  • Künye: Jacques Derrida – Yazı ve Fark, çeviren: P. Burcu Yalım, Metis Yayınları, felsefe, 400 sayfa, 2020

Kolektif – Muhâverât-ı Hikemiyye (2010)

Osmanlı’da Batı’dan yapılan ilk çeviri olan ‘Muhâverât-ı Hikemiyye’, günümüz Türkçesinde ‘Felsefi Konuşmalar’ anlamına geliyor.

Aydınlanma Çağı Fransız düşünürlerinden Voltaire, Fenelon ve Fontenelle’den seçilmiş on bir diyalogdan oluşan kitap, Münif Efendi tarafından Osmanlıcaya kazandırılmıştı.

Voltaire’den sekiz, Fenelon’dan iki ve Fontenelle’den bir diyalogun yer aldığı kitap, bilindiği gibi, Tanzimat devri fikir hayatını önemli ölçüde etkilemişti.

Elimizdeki baskının ilk bölümünde kitabın çevirmeni Münif Efendi’nin hayatı ve eserleri özetleniyor.

İkinci bölüm eser hakkında bir incelemeden ve son bölüm de, eserin Türkçeye çevirisinden oluşuyor.

  • Künye: Kolektif – Muhâverât-ı Hikemiyye, hazırlayan: Ali Budak, Bilge Kültür Sanat Yayınları, inceleme, 202 sayfa

Tom Rockmore – Hegel’den Önce Hegel’den Sonra (2019)

Yaşayan en önemli Hegel uzmanlarından biri olan Tom Rockmore, tek başına felsefi bir doruk noktası olan Hegel’in düşüncesi üzerine tarihsel bir girişle karşımızda.

Rockmore, hem Hegel’in Batı felsefe tarihi içinde nerede durduğunu ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor hem de Hegel’in mirasının yansımalarını ondan sonra gelen önemli isimler üzerinden izliyor.

Yazar ilk olarak Hegel’in zamanındaki felsefe tartışmalarının ana problemlerini ve kendi konumunu formüle ederek bunları nasıl çözdüğünü gösteriyor.

Ardından, tartışmayı ikinci bir aşamaya taşıyarak, Hegel’in tüm felsefe geleneğinin temel problemlerinin üstesinden nasıl geldiğini ortaya koyuyor.

Kitap, Hegel ile Kant’ın birbirinden apayrı felsefi tavırlarını kapsamlı bir bakışla karşılaştırmasıyla da önemli.

Felsefi altyapısı olmayan, fakat Hegel düşüncesine iyi bir giriş yapmak isteyen okurlara özellikle önerebileceğimiz kitap, her kitaplıkta bulunmayı hak ediyor.

  • Künye: Tom Rockmore – Hegel’den Önce Hegel’den Sonra: Hegel’in Düşüncesine Tarihsel Bir Giriş, çeviren: Kağan Kahveci, Say Yayınları, felsefe, 280 sayfa, 2019

Gareth Southwell – Marx Bu İşe Ne Derdi? (2020)

Bana göre et yemek yanlış. Herkesin de öyle düşünmesi gerekmez mi?

Oy kullanmak için zahmet etmeye değer mi?

Üç beş ağaç için hapse girsem mi?

İşim inançlarımla çatışıyor. Ne yapmalıyım?

Ülkemin savaşa girmesini desteklemeli miyim?

Bu kitabın yazarı Gareth Southwell, siyaset teorisinin önde gelen isimlerinin fikirlerinden yola çıkarak bu ve bunun gibi sorulara yanıt veriyor.

Dünya bugün, biraz da sosyal medya ve internetin getirdiği imkânlar sayesinde daha politik bir yer haline geldi.

İşte eşitlik, özgürlük, güç ve otorite, haklar ve adalet başlıklı beş bölümden oluşan bu kitap da, bugün yaşadığımız politik ikilemlere Marx, Platon, Mill, Aristoteles, Hegel ve daha pek çok düşünürün nasıl çözüm getirebileceğini tartışıyor.

İyinin, görevin ne olduğuyla ilgili etik tavır almak; ayrıca devletle ilişkisi içinde bireyin gücü ve özgürlüğü, neyin adil ve hakça olduğu, servetin ve mülkiyetin nasıl dağıtılacağı gibi konular üzerine düşünmek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Gareth Southwell – Marx Bu İşe Ne Derdi?, çeviren: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2020

Svend Brinkmann – Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek (2020)

Şu her gün yeni bir saçma sapan fikirlerle ortaya çıkan kişisel gelişim kitaplarından hakikaten size de gına gelmedi mi?

Kişisel gelişim ve kendini gerçekleştirme üzerine pek çok kitap yazılıp çiziliyor; her yıl bunlardan milyonlarca satılıyor.

Eğitim ve dünyasında kişisel gelişim felsefesine rastlanmadık yer yok.

İnişli çıkışlı yaşamlarımız durmaksızın değişirken, sürüsüyle danışman, terapist ve yaşam koçu bize bu dalgalı denizlerde yol gösteriyor.

İşte bu kitabın yazarı, Danimarkalı psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann da, kişisel gelişim saçmalığına karşı isyan bayrağını yükseltiyor ve hatta bu harika kitapla el yükseltiyor.

‘Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek’, kişisel gelişim kültürüne muhalif bir ses çıkarmaya –bir başka seçenek sunmaya– yönelik bir girişim.

Gelişmekle değil, olduğunuz gibi kalmakla ilgili.

Kendinizi bulmakla değil, kendinizle yaşamakla ilgili.

Kitap ilk adım olarak olumlu değil, olumsuz düşünmeyi salık veriyor.

Esinini ‘Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı’ gibi popüler felsefelerden, tinsellikten ya da U Teorisi’nden değil, Eski Roma’da bir köle (Epiktetos) ile bir imparator (Marcus Aurelius) tarafından şekillendirilen aklı başında Stoacı felsefeden alıyor.

Bugün hızın ve devingenliğin yön verdiği dünyamızda, köklenmenin ve istikrarı sağlamanın güçleştiği önermesine dayanan kitap, temel bir varoluşçu belirsizlik ve sıkıntıyla dolu yaşadığımız çağda, kendimiz olarak kalmayı nasıl başarabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Svend Brinkmann – Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek, çeviren: Mercan Yurdakuler, İletişim Yayınları, kişisel gelişim, 136 sayfa, 2020

Friedrich Schiller – İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine (2020)

Klasik Alman düşüncesinin büyük ismi Friedrich Schiller, Wieland, Humboldt, Goethe ve Kant gibi önemli isimlerle aynı yıllarda yaşadı.

Schiller’in ‘İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine’ adlı felsefe ve estetik odaklı bu yapıtı da, temel olarak güzel nedir ve güzelden anlama eğitimi nasıl olur gibi önemli soruların yanıtını arıyor.

Kant’ın akılcılığı ve estetiğinin büyük ölçüde egemen olduğu bu metinler, estetik bir hayat ve estetik bir medeniyetin neden vazgeçilmez olduğunu tartışıyor.

Bugün başlı başına bir klasik haline gelmiş, 18. yüzyılın ürettiği en önemli entelektüel değerlerden olan kitap, öncelikli olarak estetiği ve pedagojiyi, tarih ve toplum felsefesini, ahlak ve siyaset felsefesini, ahlaklı bir toplum idealini temellendirmek ve gerçekleştirmek için birbiriyle ayrılmaz bir şekilde iç içe geçiriyor.

Kitabın, Gürsel Aytaç ve Doğan Göçmen’in aydınlatıcı yazılarıyla zenginleştiğini de ayrıca belirtelim.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Başka bir yüzyılda yaşamak ve bir başka yüzyıl için çalışmış olmak istemem. İnsan, devletin yurttaşı olduğu gibi zamanın da yurttaşıdır.”

“Siyasi sorunu uygulamada çözmek için estetik yolunda yürümek gerekir, çünkü insanın özgürlük hedefine doğru ilerlediği yol güzellikten geçer.”

“Sanatçı, çağının evladıdır, ama eğer onun aynı zamanda evlatlığı hatta gözdesi olursa vay haline.”

“Gerçekliği aşma cesareti olmayan hakikati asla fethedemeyecektir.”

  • Künye: Friedrich Schiller – İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine, çeviren: Gürsel Aytaç, Fol Kitap, felsefe, 167 sayfa, 2020

Jennifer McCartney – Su Samurları Felsefe Yaparsa (2020)

Tam 6 milyon yıldır bu dünyada yaşayan su samurları, kuşkusuz gezegenin en tatlı hayvanlarıdır.

Sadece uzun vücutları, cılızlıkları, tüylü oluşlarıyla değil, örneğin sırf eğlencesine su kaydırağı inşa etmeleriyle bile öyledirler.

Canları öyle istiyor diye arkadaşlarıyla el ele tutuşmalarıyla veya.

Veyahut her fırsatını buldukları anda uyumalarıyla olsun.

İşte Jennifer McCartney bu eğlenceli kitabında, dünya ekosistemi için vazgeçilmez olan bu hayvanlardan nasıl bir yaşam sürmemiz gerektiği konusunda neler öğrenebileceğimizi anlatıyor.

Hayatımızı su samuru gibi yaşamamıza yardımcı olmak için su samuru bilimi, arkadaşlık hakkında yapılan çalışmalar, şekerleme yapmak ve oyunbozanlık, özlü sözler, şiirler ve testler barındıran kitap, su samurlarının yaşamlarına bakarak iş ve okul, ev ve çevre, sağlık ve mutluluk gibi konularda hayatımızı nasıl daha iyiye doğru geliştirebileceğimizi gösteriyor.

Kitap, güzel çizimlerle de zenginleştirilmiş.

  • Künye: Jennifer McCartney – Su Samurları Felsefe Yaparsa, çeviren: Sima Özkan, Orenda Kitap, felsefe, 120 sayfa, 2020

Robert Bernasconi – Irk Kavramını Kim İcat Etti? (2020)

Irk sorusu felsefe tarihinde kendine nasıl yer buldu?

Robert Bernasconi’nin yeni baskısıyla raflardaki yerini alan bu kitabı, uzun bir süre görmezden gelindi, bunun asıl sebebi ise,  Kant, Hegel, Herder gibi filozofların felsefelerindeki ırkçı fikirleri veya örneğin John Locke gibi bir düşünürün köle ticaretine müdahil olduğunu ve felsefesinde bunu hiçbir şekilde sorun olarak görmediğini gözler önüne seriyor.

Kitapta, Hegel’in ırkçı fikirlere sahip olması, kendisinin Afrika’yla ilgili görüşleri bağlamında ele alınıyor.

Bernasconi, Hegel’in Afrika’yı nasıl gördüğünü, kullandığı seyahatnamelerde anlatılan tecrübeleri nasıl Afrikalıların aleyhine çarpıtıp abartarak, onları dünya kültürünün tarihsel gelişimine hiçbir olumlu katkıda bulunmamış halklar konumunda bıraktığını anlatıyor.

Bernasconi, kitaba adını veren makalesinde ise, uzun yıllar ırkçılığı beslemiş, ırkın bilimsel bir gerçeklik olduğu savının ortaya çıkma sürecini irdeliyor ve bu süreci bizzat Kant’ın başlattığını savunuyor.

Felsefenin “Batı uygarlığı”nın temel çelişkilerini sergilediği bir alan olduğunu söyleyen Bernasconi’nin çalışması, tarihin önde gelen Batılı düşünürlerinde ırk fikrinin izlerini takip ederek ırkçılık ve köleciliği sömürgecilik pratikleriyle ilişkilendiren ve böylece felsefenin masumiyetini de sorgulayan çığır açıcı bir çalışma.

  • Künye: Robert Bernasconi – Irk Kavramını Kim İcat Etti?: Felsefi Düşüncede Irk ve Irkçılık, çeviren: Zeynep Direk, İsmail Esiner, Tendü Meriç ve Nazlı Ökten, Metis Yayınları, felsefe, 192 sayfa, 2020

Nelson Goodman – Dünyalar Nasıl Yapılır? (2010)

Özellikle estetik, mantık, analitik felsefe alanlarına büyük katkılarda bulunmuş Nelson Goodman, ‘Dünyalar Nasıl Yapılır?’ başlıklı elimizdeki kitabında, bilimin, sanatın ve felsefenin inşa ettiği ayrı ayrı dünyaları ve bunların her birinin bize kattığı büyük değeri irdeliyor.

Goodman, farklı dünya yapma yolları konusunda bir sınıflandırma yaparak çalışmasına başlıyor.

Birleştirme-ayrıştırma, düzenleme, silme-ekleme ve deformasyon, yazara göre bu yollardan birkaçı.

Goodman çalışmasının devamında da, farklı dünyaları yaratan yaklaşımların kökenlerine doğru bir yolculuğa çıkıyor.

Kitap, yaratılan farklı dünyalar aracılığıyla, doğruyu yeniden tartışmaya açıyor ve gerçeğin ne denli göreli olduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Nelson Goodman – Dünyalar Nasıl Yapılır?, çeviren: Akın Terzi, Pan Yayıncılık, felsefe, 142 sayfa