Kurtul Gülenç ve Filiz Karadağ – Çocuklar İçin Felsefi Öyküler (2019)

Her çocuk filozof doğar, toplumun işi ise, o filozofu köreltmektir.

Kurtul Gülenç ve Filiz Karadağ da bu kitapta sundukları birbirinden enfes felsefi öykülerle çocuklarımızın içindeki filozofu diriltiyor.

Bu felsefi öyküler yoluyla çocuklarında eleştirel ve yaratıcı düşünmeyi geliştirmek isteyen her ebeveynin edinmesi gereken kitap, gerçek ve yanılsama, adalet, mutluluk, zihin, öteki, dil, zaman, cesaret, bilgelik ve hatırlamak gibi temalarda ilerleyen tam yirmi hikâye barındırıyor.

Ayşe Deniz Şahin’in şahane çizimleriyle de zenginleşen kitap, çocukların daha çok düşünen, ortaya bir yargı koyabilen, bu yargıyı savunabilen, gerekçelendirebilen, sorgulayabilen bireyler haline gelmelerine yardımcı olacak türden.

  • Künye: Kurtul Gülenç ve Filiz Karadağ – Çocuklar İçin Felsefi Öyküler, resimleyen: Ayşe Deniz Şahin, Ayrıntı Yayınları, çocuk, 128 sayfa, 2019

Roland Barthes – Romanın Hazırlanışı 2 (2010)

Roland Barthes’ın kültür, yazın ve öğretim yaşamının doruk noktasındaki son ürün olarak kabul edilen ‘Romanın Hazırlanışı’nın elimizdeki ikinci cildi, onun College de France’taki son ders notları ile ‘Proust ve Fotoğraf’ başlıklı bir seminerinden oluşuyor.

Barthes, ders notları bölümünde, “Yazma Arzusu” ve “Yazma Praksisi” konusundaki görüşlerini, edebiyatın önde gelen isimlerinin yaratımlarına ve kendi yazma serüvenine inerek açıklamaya koyuluyor.

Barthes, Marcel Proust ve fotoğraf konulu seminerinde ise, ünlü yazarı, Paul Nadar tarafından çekilmiş fotoğrafları ekseninde, insani yönlerini merkeze alarak yorumluyor.

  • Künye: Roland Barthes – Romanın Hazırlanışı 2: İstek Olarak Yapıt, çeviren: Mehmet Rifat ve Sema Rifat, Sel Yayıncılık, eleştiri, 326 sayfa

Rick Dolphijn ve Iris van der Tuin – Yeni Materyalizm (2019)

“Yeni materyalizm” ya da “neo-materyalizm”, çağdaş akademisyenler tarafından 1990’larda ortaya atıldı ve bugün de oldukça etkili bir gelenek.

İşte bu kitap da, günümüzün öne çıkan yeni materyalist akademisyenleri olan Rosi Braidotti, Manuel DeLanda, Karen Barad ve Quentin Meillassoux ile yapılmış söyleşiler ve Rick Dolphijn ve Iris van der Tuin’in bu düşünce üzerine yazdıkları kapsamlı eleştiriyi içeriyor.

Yeni materyalizmin soykütüğü ve soykütüksel olarak yeni materyalizm meselesinden yeni materyalizm ile epistemoloji ve ontoloji arasındaki ilişki gibi pek çok konunun irdelendiği çalışma, bu düşünce geleneğini baştan aşağı inceliyor ve bunu yaparken de daha geniş kapsamlı bir yeni materyalizm kavrayışı sunuyor.

  • Künye: Rick Dolphijn ve Iris van der Tuin – Yeni Materyalizm, çeviren: Esra Erdoğan, Yort Kitap, felsefe, 256 sayfa, 2019

Bernhard Waldenfels – Yabancı Fenomenolojisi (2010)

Bernhard Waldenfels ‘Yabancı Fenomenolojisi’nde, başlıca konularını düzen, pathos, cevap, vücut, dikkat ve kültürlerarasılığın oluşturduğu Yabancı Fenomenolojisini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Altı bölümden oluşan kitabın herbir bölümü, farklı etaplardan kendine has vurguları çıkarıp alarak yabancılığın ve esas olarak da yabancılık felsefesinin oluşumunu ve gelişimini aydınlatıyor.

Yabancı olanın, başımıza gelen doğal kavranabilir olduğu varsayımı ile kişisel ve kültürel yaşamda önemli olan her şeyin yabancı teşviklerden serpilip geliştiği varsayımının, Waldenfels’in çalışmasının ana motifi olarak dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Bernhard Waldenfels – Yabancı Fenomenolojisi, çeviren: Mesut Keskin, Avesta Yayınları, felsefe, 136 sayfa

Byung-Chul Han – Eros’un Istırabı (2019)

Kısa ama çarpıcı bir metin olan ‘Eros’un Istırabı’, bugün sevgi ve arzuyu tehdit eden olguların izini sürüyor.

Byung-Chul Han, sevginin, Öteki’yi keşfetme uğruna kendini olumsuzlamayı gösterme cesareti olduğunu ve bunun önündeki en büyük engelin bugünün artan narsisist toplumu olduğunu söylüyor.

Han kitabında, Lars von Trier’in Melancholia’sından Wagner’ın ‘Tristan ve Isolde’sine, ‘Grinin Elli Tonu’ndan Foucault’ya, Hegel’den Baudrillard’a ve Platon’a, uzanan geniş bir alanda fikir yürütüyor.

Kitap, kapitalist toplumda sevginin yeri, eros siyaseti, aşkın ölümü, porno ve sevginin yeniden keşfi konuları üzerine derinlemesine düşünmek isteyen her okura ziyadesiyle hitap edecek türden.

Kitaptan iki alıntı:

“Bugün aşk, yaşamın bütün alanlarının pozitifleştirilmesi sürecinde, aşırılık ve delilik içermeyen risksiz ve tehlikesiz bir tüketim formülüne dönüştürülerek evcilleştirilmektedir.”

“Aşkın içinde bulunduğu krizin tek nedeni başka Başka’ların bolluğu değil, şu anda yaşamın bütün alanlarında meydana gelen ve benliğin giderek daha da narsisistleşmesinin eşlik ettiği, Başka’nın aşınması sürecidir. Başka’nın ortadan kayboluşu, ne feci ki çoğumuz farkına bile varmadan ilerleyen dramatik bir süreç.”

  • Künye: Byung-Chul Han – Eros’un Istırabı, çeviren: Şeyda Öztürk, Metis Yayınları, felsefe, 64 sayfa, 2019

Arsel Berkat Acar ve Çağrı Mert Bakırcı – Şüphecinin El Kitabı (2019)

Şüphecilik olmasaydı bilim asla olmazdı.

İşte ‘Şüphecinin El Kitabı’ da, bilimin kalbinde yer alan şüpheciliğin tam olarak ne anlama geldiği ve neden vazgeçilmez olduğu konusunda harika bir çalışma.

Arsel Berkat Acar ile Çağrı Mert Bakırcı, “Aksi kanıtlanana kadar, inandığımız veya doğru varsaydığımız her şey yanlıştır.” gerçeğinden yola çıkarak bilimsel şüpheciliğin gerçek olan ile olmayanı, doğru olan ile sahte olanı ayırt etmede bize nasıl yardımcı olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Çalışmanın en güzel yanlarından biri ise, şüpheciliğin yalnızca bilimsel çalışma sürecinde değil, gündelik yaşamımızda bile bize ne denli muazzam bir perspektif sunabileceğimizi gözler önüne sermesi.

Hayata daha bilimsel bir pencereden bakmak, bilimin baş döndürücü dünyasına daha yakından bakmak isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir kitap.

  • Künye: Arsel Berkat Acar ve Çağrı Mert Bakırcı – Şüphecinin El Kitabı: Bilgi Çağında Gerçeği Bulmak, Ginko Bilim Yayınları, bilim felsefesi, 424 sayfa, 2019

Ahmet Soysal – Tanık Özne, Şankara ile Diyalog (2019)

 

Çağdaş Fransız felsefesi üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Ahmet Soysal, şimdi de Hint düşüncesinin çok önemli bir damarına indiği bu eseriyle karşımızda.

Soysal burada, M.S. 8. yüzyılın başında yaşamış büyük Hint düşünürü Şankara’ya ve onun Veda metinlerine dayanan Hinduizm’in düşüncedeki yerine odaklanıyor.

Şankara, Veda’ların sonu ya da sonucu anlamına gelen ve temelinde başat Upanişad’lardan oluşan Vedanta sistemini, özellikle Upanişad’lara ve Brahmasutra’lara yaptığı dev Tefsir’lerle aşılmamış bir yetkinliğe eriştirdi.

Şankara’nın geliştirdiği düşünce çizgisi Advaita-Vedanta diye nitelendirilir: İkili-Olmayan Vedanta.

Bu çizgi, Vedanta geleneğine uygun olarak Kendi (Atman) ile Mutlağın (Brahman) özdeşliğini, çoğu kez diyalog biçimini alan sıkı bir felsefî soruşturma aracılığıyla öne sürer ve savunur.

Soysal da, Şankara’nın Türkçe’ye ilk kez kazandırılan kimi temel metinlerinin ışığında, Şankara’nın – dolayısıyla Hinduist düşüncenin – kalbine bir yolculuk yapıyor.

Yazar, çağdaş Batı felsefesinin de merkezinde bulunan öznellik, buna bağlanan ego-dünya, ego-beden ilişkisi ve bunların uzantısında Varlık (Oluş) sorunsalını yeni terimlerle ele alıyor ve böylece çağımızda sıklıkla pazarlama konusu yapılan “bilgelik” pratiklerine indirgenişinin gölgelediği bir geleneği – Hinduizmi – ve onun kalbindeki Şankara düşüncesini bu kez sıkı ve çağdaş bir felsefî okumayla aydınlığa kavuşturuyor.

  • Künye: Ahmet Soysal – Tanık Özne, Şankara ile Diyalog, MonoKL Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2019

Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes – Fragmanlar (2019)

Çok önemli bir kitap:

Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes, Miletos okulunun önde gelen üç temsilcisi.

Bu kitap ise, bu üç ismin daha önce Türkçeye hiç çevrilmemiş fragmanlarını barındırıyor.

Tematik şekilde hazırlanmış kitap, bu üç devin kim oldukları, felsefeye ne gibi katkılar sundukları hakkında okuru aydınlatıyor.

Miletoslu filozoflar Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes’ten kalan tüm kırıntıların ilk kez Türkçeye kazandırıldığı çalışmada, dizinin diğer eserlerinde olduğu gibi, geleneksel ve evrensel Diels-Kranz edisyonundan daha güncel, çok daha kapsamlı ve daha iyi terkip edilmiş André Laks ve Glenn W. Most’un hazırladığı edisyon kullanılmış.

  • Künye: Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes – Fragmanlar, çeviren: Güvenç Şar ve Y. Gurur Sev, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 104 sayfa, 2019

Edward Ashford Lee – Dijital Ruh (2019)

Kimilerine göre teknoloji, insanın bu dünyadaki zorluklarla dolu yolculuğunun en büyük yardımcısıdır, kimilerine göreyse gelecekte insana üstün gelebilecek, hatta onu yok edebilecek büyük bir tehlikedir.

Bu kitabın yazarı Edward Ashford Lee ise, gelecekte bizi bekleyen teknoloji kaynaklı tehlikelerin aksine insan ve teknoloji arasındaki yaratıcı ortaklığın sunabileceği imkânlar üzerine düşünüyor.

Lee bunu yaparken, ilk olarak Platon’un idealler felsefesine kadar gidiyor.

Yazar, teknolojinin insanlar tarafından keşfedilen Platonik ideallerden oluştuğu düşüncesi ile yaratıcı bir süreç olduğu düşüncesini karşı karşıya getiriyor.

Ardından, insanlar ve makineler arasındaki rekabete odaklanarak aslında böyle bir rekabet olmadığını, makine ve insanın evrim sürecinden birlikte geçtiklerini savunuyor.

Lee bununla da yetinmeyerek insan ve makine (teknoloji) ilişkisinin, aslında birbirini tamamlayan bir yin ve yang dengesi olduğunu iddia ediyor.

  • Künye: Edward Ashford Lee – Dijital Ruh: İnsan ve Teknoloji Arasındaki Yaratıcı Ortaklık, çeviren: Avni Uysal, Koç Üniversitesi Yayınları, teknoloji, 392 sayfa, 2019

Solmaz Zelyüt – Spinoza (2010)

Solmaz Zelyüt, ilk baskısı 2003’te yapılan ‘Spinoza’da, dünya felsefe tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Benedict de Spinoza’nın hayatı ve felsefesine odaklanıyor.

Kendisini bir “Spinoza sarhoşu” olarak tanımlayan yazar, kitabına, bu sıra dışı filozofun kısa yaşamöyküsünü, yapmış olduğu çalışmaları ve eserlerini kaleme alma sürecini anlatarak başlıyor.

Zelyüt ardından, Spinoza felsefesinin öne çıkan noktalarını ayrıntılı bir bakışla ele alıyor.

Yazar burada, Spinoza’nın Tanrı, zihin, beden, insan ve devlet gibi kavramları nasıl tanımladığını irdeliyor.

Çalışma, okurunu, “İnsan daima zorunlu olarak tutkulara tabidir.” diyen Spinoza’nın felsefesine inmeye davet ediyor.

  • Künye: Solmaz Zelyüt – Spinoza, Dost Yayınevi, felsefe, 109 sayfa