R. D. Laing – Benlik ve Ötekiler (2022)

Herkes bir ötekinin tamamlanmasına ya da yok edilmesine katkı sunar.

Ronald David Laing psikanaliz ve varoluş felsefesini ustaca harmanladığı ‘Benlik ve Ötekiler’de kişilik sorununa ve “kendiliğin” sosyal ve psikolojik olarak nasıl üretildiğine ilişkin ufuk açıcı bir tartışma sunuyor.

Ronald David Laing ‘Benlik ve Ötekiler’de, her bir kişinin, birinin kendine dair yaşantısını nasıl etkilediğinin yollarını ve [aralarındaki] etkileşimin nasıl meydana geldiğini anlamak için bir sosyal sistem ya da insanlar “grubu” içindeki kişileri resmetmeye çalışıyor.

Ona göre, herkes bir ötekinin tamamlanmasına ya da yok edilmesine katkı sunar.

Kitap, özellikle evlilik ve aile içlerindeki etkileşim süreçleri üzerine yapılan araştırmaların bir çıktısı niteliğinde.

Bu çerçevede kitap boyunca, Laing’in klinik deneyimleri temelinde çoğunlukla psikoza referans yapılmış.

Kitabın bir diğer amacı, yaşantı ve davranışı tutarlı bir teoride birleştirmektir; zira yazara göre yaşantı ve davranış gerçek hayatta iç içedir.

Ne var ki bu ikisini ayrıştırmaya çalışan kuramsal görüş bu kitabın yazılmasından bu yana devam ediyor.

Laing bu durumu kişiler arasındaki ilişkiyi kişisel açıdan anlamak için kendi döneminde gösterilen nispeten az sayıdaki çabayla tutarlı olmaya çalışmak olarak değerlendiriyor.

  • Künye: R. D. Laing – Benlik ve Ötekiler, çeviren: Beyza Konuk, Albaraka Yayınları, psikoloji, 200 sayfa, 2022

Slavoj Žižek – Cinsel Olan Politik midir? (2022)

Slavoj Žižek’ten cinsellik ve politika arasındaki girift ilişki üzerine muazzam bir sorgulama.

Şimdi ikinci baskısıyla raflardaki yerini alan çalışmasında, 1968’in “Cinsel olan politiktir” sloganını Lacan’ın o meşhur “Cinsel ilişki yoktur” formülü ile birlikte ele alan Žižek, cinsellik ve politikaya dair yeni bir tartışma öne sürüyor.

Toplumsal cinsiyete dair günümüzdeki siyaseten doğrucu yaklaşımları sorgulayarak kişisel olan ve politik olan arasındaki hassas dengeye işaret ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

“… bir diğer sahte mücadelenin orta yerindeyiz: tesettür mayosu mu, çıplak göğüsler mi? Bu tercih kesinlikle siyasetin dışına çıkarılmalı, kişisel tercihlerin o kendine has alanına bırakılmalıdır. Kişisel olan bir şeye yanlış bir şekilde siyasi dendiğinde, kişinin mahrem tercihinin doğrudan teşhir edilmesi en yüksek siyasi edim halini aldığında şüpheci olmak gerekir. Sahici siyaset kişinin arzularının ve fantezilerinin ne olduğunu alenen ortaya koymasıyla asla ilgilenmez.”

  • Künye: Slavoj Žižek – Cinsel Olan Politik midir?, çeviren: Bahadır Turan, Encore Yayınları, psikanaliz, 112 sayfa, 2022

Nancy Chodorow – Anneliğin Yeniden Üretimi (2021)

‘Anneliğin Yeniden Üretimi’, yirmi yılı aşkın süre önce yayınlanmasına rağmen toplumsal cinsiyetin sosyolojisi üzerine eskimeyen bir inceleme.

Tanınmış feminist sosyolog, psikanalist ve eğitimci Nancy Chodorow, içruhsal ve özneler arası bağlamda anneliğin yeniden üretimini irdeliyor.

Kitabın en önemli katkısı, dişil gelişimin önemli yönlerini ve dişil ruhun dinamiklerini çok yönlü bir şekilde gözler önüne sermesi.

Özellikle, anne-kız ilişkisi ve kadınların, bu ilişkiyi dâhilen yeniden ve nasıl ürettikleri bunlardan en başta geleni.

‘Anneliğin Yeniden Üretimi’, birçok kadın için annelik kimliğinin gücü ve gelişimsel anlamdaki merkeziliği, anne-kız ilişkisinin psikolojik önemi ve daha genel anlamda anne-çocuk dünyaları üzerine muazzam bir çalışma.

  • Künye: Nancy J. Chodorow – Anneliğin Yeniden Üretimi: Psikanaliz ve Toplumsal Cinsiyetin Sosyolojisi, çeviren: Damla Tanar Tatar, Phoenix Yayınları, psikanaliz, 440 sayfa, 2021

Bruce Fink – Psikanalitik Tekniğin Temelleri (2021)

Lacancı yaklaşımı tedavilerinde kullanmak isteyen klinisyenler, bu çok sevecektir.

Bruce Fink, tedavinin her noktasında analistin amaçlarını ve müdahalelerini açıklayarak Lacancı analize kapsamlı bir bakış sunuyor.

Freud’dan bu yana en etkili psikanalitik düşünür olan Jacques Lacan’ın eserleri genellikle anlaşılmaz görünür.

Fink ise, Lacan’ın terapiye getirdiği özgün yaklaşımları, açık ve pratik bir bakışla aydınlatıyor.

Kitap bu yönüyle, Lacancı psikanalize, nasıl yapıldığına ve diğer terapi biçimlerinden nasıl ayrıldığına dair paha biçilmez bir rehber.

Kitap, Lacan’ın birçok teorik nosyonunu aydınlatırken, bu sürece hastanın nasıl dahil edileceği ve değişimin nasıl sağlanacağı gibi acil sorularla karşı karşıya kalan pratisyenin bakış açısından yapmasıyla da dikkat çekiyor.

Fink ayrıca, Lacan’ın teşhise yönelik yapısal yaklaşımını aydınlatmak için dört vaka çalışması da kullanıyor.

Lacan’ın psikoz, sapkınlık ve nevroz görüşlerinde hem teorik hem de klinik meseleleri ele alan bu vakalar, farklı durumların talep ettiği çok farklı tedavi yaklaşımlarını vurgulamasıyla önemli.

  • Künye: Bruce Fink – Psikanalitik Tekniğin Temelleri: Klinisyenler İçin Lacancı Bir Yaklaşım, çeviren: Burcu Halaç, Axis Yayınları, psikanaliz, 315 sayfa, 2021

Kolektif – Kayıp Yüzleşme (2021)

‘Kayıp Yüzleşme’, Levinas ve Lacan’ı karşılaştıran çok önemli bir çalışma.

Felsefe ve psikanalizin buluşmasının bize ne denli ufuk açıcı bir perspektif kazandıracağını görmek isteyenler kaçırmasın.

Çalışma, 20. yüzyıl düşüncesinin iki büyük ismi Levinas ve Lacan’a, öteki, iyi, arzu ve yüceltim başlıkları üzerinden karşılaştırmalı bir okuma sunuyor.

Bu, hem psikanaliz ile etiğin, trajedi ile metafiziğin bir araya geldiği bir yeniden düşünme olanağı hem de Hegel, Freud, Heidegger, Derrida ve Irıgaray’ı birlikte okuma imkânı sunan bir karşılaşma.

  • İnsan arzusu ile ötekilik arasında nasıl bir ilişki vardır?
  • İnsan deneyimi bağlamında kökensel olanın kaybı ne anlama gelmektedir?
  • Kişisel tarihimizin sorumluluğunu almak için hangi başlangıç koşullarını kabul etmemiz gerekir?
  • Bu başlangıç koşulları trajik midir, yoksa geri alınamaz bir belirlenimin sonucu mudur?
  • İnsan olmanın anlamı ve sınırı nerede başlar, nerede biter?

Felsefenin hep yeni baştan başlamayı gerektirdiği yerde, Levinas ve Lacan’ı hiç yapılmadığı şekilde bir araya getirme çabası, hem yakın geçmişin hem de şimdinin yakıcı problemlerini bir kez daha düşünmek adına okura önemli olanaklar sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kayıp Yüzleşme: Levinas ve Lacan, editör: Sarah Harasym, çeviren: Kadir Gülen, Fol Kitap, felsefe, 328 sayfa, 2021

Nilüfer Erdem Güngörmüş – Sanatçının Kendine Yolculuğu (2021)

Sanatsal yaratıcılık ile psikanaliz arasında bize çok şeyler söyleyebilecek sıkı ve girift bir ilişki vardır.

Nilüfer Erdem Güngörmüş de Melville’den Bauchau ve Sevim Burak’a uzanarak sanatçının eserlerini yaratırken kendi içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ele alıyor.

Psikanaliz başından itibaren sadece bir tedavi yöntemi olarak değil, aynı zamanda insan zihni ve ruhsallığının nasıl işlediğini anlama ve açıklama girişimi olarak ortaya çıktı.

Psikanalizin insan zihnini ve ruhsallığını kliniğin yardımıyla başka türlü mümkün olmayan bir keskinlikle gözlemleyebilmesi sosyal bilimler ve insan bilimleri kadar sanat ve edebiyat eleştirisi alanında da faydalanılan bir bilgi birikiminin oluşmasına yol açtı.

Bilinçdışının dili hem evrensel hem de son derece bireysel bir dildir.

Dış dünyada da has yazarlar/sanatçılar ve özellikle de şairler bize bilinçdışının diliyle konuşurlar.

Psikanalizde kişinin ruhsal acısını tanımak ve acı veren ruhsal yapılanmayı dönüştürmek üzere geliştirilen kuramların büyük bir kısmı ve ruhsal işleyişe dair tanımlamaların çoğu, psikanalizden çok önce başka bir amaçla kendi sanatları bağlamında sanatçılar ve edebiyatçılar tarafından dile getirildi.

Hermann Melville’den Henry Bauchau’ya, Sevim Burak’tan Selma Gürbüz’e, Alvin Lucier’den Mehmed Siyah Kalem’e farklı ressam, yönetmen, besteci ve edebiyatçıların eserlerine odaklanan Güngörmüş’ün bu denemeleri, sanatsal yaratıcılıkla psikanalitik düşüncenin kesiştiği noktalardan doğan bu tür tekil örnekler üzerinden ilerliyor.

  • Künye: Nilüfer Erdem Güngörmüş – Sanatçının Kendine Yolculuğu: Sanat ve Edebiyat Üzerine Psikanalitik Denemeler, Metis Yayınları, psikanaliz, 144 sayfa, 2021

Özgür Öğütcen – Lacancı Başlangıçlar (2021)

Lacancı psikanalizi daha iyi kavramak için çok iyi bir başlangıç.

Özgür Öğütcen, sinemadan sanata, politikadan popüler kültüre pek çok güncel konuya Lacan’ın penceresinden bakıyor.

Yirminci yüzyılın en etkili ve en tartışmalı psikanalistlerinden olan Lacan’ın çalışmalarına gösterilen ilgi son yıllarda büyük artış gösterdi.

Lacan’ın tartışmaya açtığı konular etrafında yazılan tezler, makaleler, kitaplar farklı disiplinleri bir araya getirerek yaşadığımız çağı anlamlandırmaya çalışıyor.

Lacancı psikanalizin Türkiye’deki en saygın uzmanlarından Öğütcen de bu kitabıyla Lacan’ı ve Lacancı psikanalize dair tartışmaları daha anlaşılır kılacak bir okuma öneriyor.

Nuri Bilge Ceylan sinemasından resim sanatına, politikadan seans odasının gizemine, popüler kültürden toplumsal değişime kadar pek çok alana değinen ‘Lacancı Başlangıçlar’, hem psikanalize ilgi duyanlar hem kendine ve dünyaya farklı gözle bakmak isteyenler için nitelikli bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Özgür Öğütcen – Lacancı Başlangıçlar: Klinikten Politikaya Lacancı Psikanaliz, Beyoğlu Kitabevi, psikanaliz, 320 sayfa, 2021

Marie-France Hirigoyen – Narsisistler İktidarda (2021)

Günümüzün en büyük küresel sorunu, narsisistlerin siyaset başta olmak üzere en önemli makamları işgal etmiş olmaları.

Deneyimli psikoterapist Marie-France Hirigoyen, narsisizmi toplumsal ve kültürel bir olgu olarak irdeleyerek narsisizm kuşatmasından kurtulmayı sağlayacak çıkış yolları öneriyor.

Gittikçe daha karmaşık ve rekabetçi hale gelen günümüz toplumunda, narsisistler iş dünyasında, medyada ve siyasette, her geçen gün daha sık karşımıza çıkıyor.

Üstünlüklerini her fırsatta sergilemeyi seven, baskın ve baştan çıkartıcı karakterdeki bu kişiler, en önemli makamları işgal ediyorlar.

Bu durum bir kesimin tepkisini ve öfkesini çekse de, toplumun büyük çoğunluğu -bazen kendi çıkarları pahasına- onlara hoşgörü göstermeye devam ediyor.

Narsisizmin çağımızı bu derece etkisi altına almasını nasıl açıklamak gerekir?

Hirigoyen, ‘Narsisistler İktidarda’da şaşırtıcı araştırma verileri ve klinik gözlemler

eşliğinde, bu can alıcı soruya cevap arıyor.

Daha önce ‘Manevi Taciz: Gündelik Hayatta Sapkın Şiddet’ kitabıyla geniş okur kitlesine ulaşan yazar, sosyoloji ile psikolojinin kesişim noktasında yeşeren çözüm ihtimaline işaret ediyor ve narsisizm kuşatmasından kurtulmayı sağlayacak çıkış yolları öneriyor.

Ortak geleceğimiz üzerine kafa yoran herkes için vazgeçilmez bir kaynak.

Kitaptan bir alıntı:

“Çağdaş narsisizmi küresel olarak, kim olduğumuzu etkileyen toplumsal ve kültürel bir olgu olarak anlamak gerekir. İster psikolojik ister sosyolojik açıdan yaklaşalım, küreselleşmenin bireylerde derin bir dönüşüme yol açtığını görmeliyiz. Gerekli taviz ve kısıtlamalar üzerine kurulu, nevrozların ortaya çıkışını kolaylaştıran ataerkil bir toplumdan, bireyin özgürlüğü ve hüsrana karşı tahammülsüzlük üzerine kurulu, narsisistik kırılganlıkların telafisini zorlaştıran bir kültüre geçtik.”

  • Künye: Marie-France Hirigoyen – Narsisistler İktidarda, çeviren: Ayşen Gür, İletişim Yayınları, siyaset, 223 sayfa, 2021

Louis Althusser – Psikanaliz ve İnsanbilimleri (2021)

Louis Althusser’in 1963-1964 akademik yılında École Normale Supérieure’de Lacan ve psikanaliz üzerine verdiği iki konferansı bu kitapta bir araya getirilmiş.

Kitap, psikanaliz ile insanbilimleri arasındaki ilişkiyi irdelemesi ve Lacan hakkındaki özgün yorumlarıyla alan açısından altın değerinde.

  • Psikanaliz nerede yer alır?
  • Yeri neresidir?
  • Henüz var olmayan bir alanda yeri nasıl tespit edilir?
  • Mevcut disiplinlerle sınırları nedir?
  • Mevcut disiplinlerle olmayan-sınırları nedir?

Bunlar, Lacan’ın düşüncesine sürekli musallat olan türden sorulardır.

Freud’un düşüncesine de musallat olduklarını söylemek abartı olmaz.

Hem Lacan’da hem de Freud’da eşit derecede çarpıcı olan şey şu paradokstur. Lacan’da yeniden karşılaşacağımız gibi, Freud’da da iki yönlü bir meşguliyet buluruz:

Psikanalizi, ona en yakın olduğunu iddia eden disiplinden (psikolojiden) kökten bir şekilde ayırmak ve tam tersine onu görünüşte ondan uzak olan disiplinlere (sosyoloji, antropoloji veya etnolojiye) bağlamaya çalışmak.

İşte bu kitap da, Althusser’in 1963-1964 akademik yılında École Normale Supérieure’de Lacan ve psikanaliz üzerine verdiği iki konferansı bir araya getiriyor.

Filozofun psikanalizin, özellikle Fransa’da, insanbilimleri, felsefe ve özellikle psikolojiyle olan ilişkisini ayrıntısıyla ele aldığı iki temel metin.

  • Künye: Louis Althusser – Psikanaliz ve İnsanbilimleri, çeviren: Murat Erşen, Alfa Yayınları, felsefe, 120 sayfa, 2021

Lucy Huskinson – Nietzsche ve Jung (2021)

Jungcu psikanaliz bağlamında, analitik psikolojinin felsefi kökenlerini araştıran özgün bir çalışma.

Lucy Huskinson, bunu yaparken Nietzsche ve Jung arasındaki ilginç bağlantıları aydınlatıyor.

‘Nietzsche ve Jung’, yirminci yüzyıldaki felsefi ve psikolojik düşüncenin iki ikon şahsiyetinin düşüncelerini ve kişiliklerini göz önünde bulundurarak, bu ikili arasındaki sıra dışı bağlantıları açığa çıkaran nitelikli bir çalışma.

Huskinson, bu iki büyük düşünürün eserlerini detaylı bir biçimde inceleyerek Nietzsche’nin düşüncesindeki karmaşık alanları aydınlatıyor ve Jung’un bu teorilere bakışındaki müphemlikleri çözümlüyor.

Jung’a göre bütünlüklü benlikteki karşıtların oynadığı rolün konumu ve çözümlemesi göz önünde tutuluyor ve Nietzsche’nin buradaki etkisinin derecesi açıklığa kavuşturuluyor.

Jungcu teoriye ve teorinin felsefi kökenlerine yönelik Jung’un Nietzsche’nin Zerdüşt’ü üzerine verdiği seminerlerle desteklenen bu titiz ve özgün çözümleme, her ikisinin teorilerine dair yeni bir yoruma götürüyor.

Nietzsche ile Jung’un zihinsel sağlık için dikkate aldıkları ölçütlere göre bu ikilinin kişilikleri değerlendirilirken, yine bu ikilinin kendilerinin bütünlüklü bir benlik sergileyip sergilemediklerini belirleme girişimi üzerinden ortak benlik modeli uygulamaya konuyor.

‘Nietzsche ve Jung’, analitik psikolojinin felsefi kökenlerini araştırarak bu alana dair anlayışımızın nasıl zenginleştirilebileceğini gösteriyor ve bütünlüklü benliğin birey olarak bizim açımızdan gerçekçi bir olasılık olup olmadığını sorguluyor.

Çalışma, Jungcu psikanalistlere olduğu kadar psikoloji, felsefe ve din üzerine çalışmalar yapanlara da etkileyici bir okuma sunacaktır.

  • Künye: Lucy Huskinson – Nietzsche ve Jung: Karşıtların Birliğinde Bütünlüklü Benlik, çeviri: Mehmet Çetin, Say Yayınları, felsefe, 376 sayfa, 2021