Zeynep Direk – Çağdaş Kıta Felsefesi (2021)

Yirminci yüzyıl Kıta Avrupa felsefesinin başlıca aktörleri, ana güzergâhları, önemli kavramları ve savları hakkında çok iyi bir giriş.

Zeynep Direk’in güncellenmiş ve genişletilmiş bir baskıyla yeniden okurun karşısına çıkan kitabı, özellikle alanın temel metinleriyle ilişki kurmak isteyen okurların işini kolaylaştıracak türden.

2000’li yıllardan bu yana Kıta Avrupa felsefesi dersleri veren Direk’in çalışması, çağdaş felsefe okumak isteyen ve Bergson, Husserl, Heidegger, Arendt, Sartre, Simone de Beauvoir, Merleau-Ponty, Levinas, Derrida ve Deleuze gibi düşünürlerle tanışmak ve felsefi bir ilişki kurmak isteyen okurlara faydalı olacaktır.

  • Künye: Zeynep Direk – Çağdaş Kıta Felsefesi: Bergson’dan Derrida’ya, Fol Kitap, felsefe, 304 sayfa, 2021

Kolektif – Felsefede Devrim (2021)

İlk kez İngiltere’de ortaya çıkan ve başını Moore, Russell ve Wittgenstein’ın çektiği analitik felsefe devrimi üzerine çok iyi bir çalışma.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, analitik felsefenin kurucu düşünürleri, Frege, Moore, Viyana Çevresi filozofları, Wittgenstein ve Russell felsefelerine farklı yönleriyle irdeliyor.

İngiliz filozof Alfred Jules Ayer’in editörlüğünü yaptığı çalışma, Gilbert Ryle’ın giriş yazısı ve P. F. Strawson’ın felsefenin mahiyetine ilişkin değerlendirmeleriyle zenginleşiyor.

  • Künye: Kolektif – Felsefede Devrim: Analitik Felsefenin Doğuşu, editör: Alfred Jules Ayer, çeviren: Ebubekir Demir, Fol Kitap, felsefe, 120 sayfa, 2021

Nicolai Hartmann – Aristoteles ve Hegel (2021)

Felsefe tarihinin en özgün isimlerinden Nicolai Hartmann’ın kaleminden, Aristoteles ve Hegel felsefelerindeki farklılık ve benzerlikler üzerine harika bir inceleme.

Kitap, Hartmann’ın iki makalesinin derlenmesiyle meydana gelmiş.

Düşünürün, Hegel’in felsefesine iyi bir giriş olarak okunabilecek ilk makalesi, Hegel’in reel diyalektiğini çok yönlü bir bakışla serimliyor.

İkinci makaleyse, Aristoteles ve Hegel felsefelerinin mantık, ontoloji ve özellikle diyalektik açısından benzerlik ve farklılıklarını izliyor.

  • Künye: Nicolai Hartmann – Aristoteles ve Hegel: Diyalektik, Mantık, Ontoloji, çeviren: Saygın Günenç, Fol Kitap, felsefe, 104 sayfa, 2021

Mukadder Yakupoğlu – Varoluş, Ahlâk ve Ölüm (2021)

“Yaşam, temelde bir uyumsuzluktur. Bu farkı ve uçurumu hesaba katmayan her türlü yaklaşım insana yabancıdır.”

Daha önce farklı yazarlardan yaptığı usta işi çevirileriyle bildiğimiz Mukadder Yakupoğlu bu kitabında insanın dünyadaki serüvenini, varoluş, ahlak ve ölüm üçgeninde izliyor.

Üç bölümden oluşan kitabında Yakupoğlu, ilk olarak varoluş felsefesinin ilkelerini açıklıyor.

Kitabın ikinci bölümü, ahlak ve şiddet konusuna, üçüncü bölüm ise, erotizm, mistisizm ve ölüm konularına odaklanıyor.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • Varoluş ile dil, depresyon, ateizm, ölüm, bireyleşme, umutsuzluk ve devlet arasındaki ilişki,
  • Ahlakın bireyselleşmesi olarak yüzleşme,
  • Toplumsal ahlakın göstergesi olarak politika,
  • Ahlak ve maddi gereksinimler,
  • Erotizmde şiddet-ahlak ilişkisi,
  • Ahlak-şiddet ikilemi karşısında entelektüelin tavrı,
  • Devlet, kapitalizm ve şiddet arasındaki ilişki,
  • Mitler ve şiddet…

Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan kitap, varoluşun sonsuzluğu ile yaşamın sonluluğu arasındaki gerilimi ve bu gerilimi aşma girişimi olarak ahlakın ve mistisizmin anlamını araştırıyor.

  • Künye: M. Mukadder Yakupoğlu – Varoluş, Ahlâk ve Ölüm, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 142 sayfa, 2021

Kolektif – Hakikat Sonrası (2021)

Bizim asıl bahtsızlığımız, hakikatin yürürlükten kaldırıldığı bir dönemde yaşıyor olmamız.

Zira tarihin hiçbir döneminde, yalan ve manipülasyon böylesi uzun süreli kendine yer bulamamıştı.

Bu özenli derleme de, hakikat ve “hakikat sonrası”nı siyaset, felsefe, medya ve uluslararası ilişkiler bağlamında tartışmaya açıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar,

  • Hakikat sonrası çağda siyasetin izlediği seyri,
  • Hakikat sonrası çağda felsefede yeni bir etiko-politiğin imkânlarını,
  • Göçmenler ve hakikatin yeniden kuruluşunu,
  • İnsan hakları ve hakikat sonrası çağın bireyini,
  • Siyaseten doğruculuk nedeniyle siyasetin kökten yıkımını,
  • Hakikat sonrası dönemde dinin yaşanışını,
  • Post hakikat çağında yalan haberin önlenemez yükselişini,
  • Popülizme suç ortaklığı yapan medyanın hali pür melalini,
  • Popülist söylem olarak komplo teorilerinin yaygın hale gelişini,
  • Ve bunun gibi dikkat çekici konuları tartışıyor.

Kitap, hakikat ve hakikat sonrasının sağlam bir resmini çekmekle yetinmiyor, aynı zamanda bu karanlık çağdan nasıl çıkabileceğimizi de irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Filiz Zabcı, Çetin Balanuye, Can Ulusoy, Özgün Bulut, Deniz Gürsoy, Durdu Baran Çiftci, Berk İlke Dündar, Bülent Özçelik, Hüseyin Köse, Merve Özdemir, Nil Çokluk, Esra İlkay Keloğlu İşler, Burak Özçetin, Ayşegül Akaydın Aydın, Sümeyra Demiralp, Koray Kaplıca, Bülent Özçelik, Gülin Çavuş, Umut Yukaruç, Rasim Özgür Dönmez, Hikmet Kuran ve Halil Burak Sakal.

  • Künye: Kolektif – Hakikat Sonrası, derleyen: Bülent Özçelik, Nika Yayınevi, siyaset, 448 sayfa, 2021

Anne Conway – En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri (2021)

Yaşadığı dönemin ilk kadın filozofu olan Anne Conway’in ‘En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri’ adlı bu yapıtı, düşünürün ölümünden sonra yayımlanmıştı.

1631-1679 yılları arasında yaşamış Conway’in bu eseri, döneminin popüler felsefelerine cephe almasıyla öne çıkıyor.

Kartezyen düalizme karşı çıkan Conway, burada Spinoza ve özellikle de Hobbes’un felsefelerine sıkı eleştiriler getiriyor.

Conway’in Leibniz ve Kabalist van Helmont’un etkilerinin görülebildiği bu çalışması, Türkçede ilk kez yayımlanıyor.

  • Künye: Anne Conway – En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri, çeviren: Ferit Burak Aydar, İş Kültür Yayınları, felsefe, 128 sayfa, 2021

Arthur Schopenhauer – Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine (2021)

Arthur Schopenhauer’un ‘Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine’ adlı bu kitabı, ilk kez Türkçeye çevrildi.

Schopenhauer’un başyapıtı ‘İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’nın devamı olan çalışma, bu yönüyle düşünürün özgün fikirlerini daha iyi kavramak açısından çok önemli.

Schopenhauer burada, temellendirmelerin sadece ve sadece tasavvurlar arası mümkün olduğunu, tasavvur dünyasının oluş ve yok oluşların akıp giden sonsuz sahnesi olduğunu, bu varoluş içerisinde tek işlevi somut olanı soyut kavramlara dönüştürmek olan “aklın” ise, insanı bu gerçekliğin ötelerinde olduğu varsayılan bir yerlere asla ulaştıramayacağını iddia ediyor.

Düşünür burada ayrıca, Hegel ve Schelling başta olmak üzere Kant sonrası Alman felsefe dünyasına sıkı eleştiriler de getiriyor.

Zira düşünüre göre hem dönemin üniversite felsefe bölümlerinin hem de Kant sonrası Alman felsefesinin çabalarının büyük kısmı, Kant’ın Tanrı’nın varlığına dair ontolojik, kozmolojik ve fiziko-teolojik olarak bilinen ispatları yıkmasından sonra, tüm bunlara yeni kıyafetler giydirip tekrar devreye sokma gayretinden oluşmaktadır.

  • Künye: Arthur Schopenhauer – Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine, çeviren: Abdullah Onur Aktaş, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 245 sayfa, 2021

Diego Tatián – Yabanın İhtiyatı (2021)

İçinde yaşadığımız modernite çağında politika hepten itibarsızlaştırılmıştır.

Arjantinli düşünür Diego Tatián, var olma gücümüzü geliştirecek üstün bir yol olarak politikayı hayatımıza nasıl dâhil edeceğimizi, Spinoza’nın düşüncelerini merkeze alarak açıklıyor.

‘Yabanın İhtiyatı’, politikasızlaştırılmış bir dünyada yepyeni bir politikanın ve yeniliğin engellendiği her durumda da “impolitik” bir direnişin imkânını arıyor.

Tatián’a göre, topyekûn hâkimiyet ve güç istencinin mutlak emrediciliği karşısında, o eski politik ideali koruyan ve gerçekleştiren ‘impolitik’ davranış ve buluşmaları ortaya koymamız, ayrıca önderlik mantığını merkezsiz, bürokrasisiz, hiyerarşisiz biçimde tersine çevirmemiz gerekiyor.

Varolma direncini her türlü iradenin iktidarı ve iktidarın iradesinin önüne geçirmek konusunda Spinoza’nın bize neler verebileceğini irdeleyen Tatián’ın çalışması, hem bugün içinde bulunduğumuz çıkmaz hem de Spinoza’nın mirası üzerine düşünmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Diego Tatián – Yabanın İhtiyatı: Spinoza’da Tutkular ve Politika, çeviren: Ali Dokuzlu ve İsmet Şebin, Zoe Kitap, felsefe, 184 sayfa, 2021

Kolektif – Tanıdık ve Yeni (2021)

Nietzsche felsefesi, yaşadığımız çağın sorunlarına nasıl yanıt verebilir?

Bu nitelikli derleme, akışkan ve çağının ötesine uzanan Nietzsche kavramlarını, tam da zamanımızın değişen pratikleriyle ilişkilendirerek yorumlamasıyla çok önemli.

Nietzsche felsefesinde sıklıkla karşımıza çıkan “ebedi dönüş”, “amor fati”, “üstinsan”, “güç istenci”, “dekadans” ve “nihilizm” kavramlarını enine boyuna tartışan ve bu kavramları tarih yazımı, hafıza, birey, kimlik, ahlak ve felsefe gibi konularla ilişkilendiren yazarlar, aynı zamanda Nietzsche’nin düşünceleri arasında farklı yorumları ve çatışan tezleri de tartışmaya açıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Werner Stegmaier, Nazile Kalaycı, Zeynep Talay Turner, Barış Parkan, E. Murat Çelik, Sengün M. Acar Keskin ve Necdet Yıldız.

  • Künye: Kolektif – Tanıdık ve Yeni: Nietzsche’de Aşırılık, Yaşam, Kendilik, editör: Toros Güneş Esgün ve Gülben Salman, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 136 sayfa, 2021

Randall Collins – Dünya Felsefe Tarihinin Oluşumu (2021)

Dünya felsefesinin iki bin yılı aşkın tarihi üzerine, tam 1168 sayfalık eşsiz bir çalışma.

Randall Collins, Doğu ve Batı felsefelerinin gelişim süreci hakkında iddialı ve kapsamlı incelemesiyle karşımızda.

Farklı coğrafyalardaki felsefi geleneklerin nasıl ortaya çıktığını ve filozofların birbirini nasıl etkilediğini ortaya koyan Collins, bununla da yetinmeyerek dünyadaki felsefi gelenekler arasındaki çatışma ve ittifakları da çok yönlü bir bakışla ele alıyor.

Uzun yıllara yayılan bir emeğin ürünü olan kitap, yalnızca felsefeye ilgi duyan okurlara değil, entelektüel hayatın gelişimini ve işleyişini izlemek isteyen sosyologlara da hitap eden türden.

  • Künye: Randall Collins – Dünya Felsefe Tarihinin Oluşumu: Filozoflar Birbirlerini Nasıl Etkiledi?, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, felsefe, 1168 sayfa, 2021