Todd May – Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir? (2017)

Son dönem düşünürleri arasında en olağandışı, hatta anlaşılması en güç düşünce biçimlerinden birine sahip olmasına rağmen, Gilles Deleuze’un felsefesi, aslında “Bir birey nasıl yaşayabilir?” sorusuna yanıt arayan uğraştan başka bir şey değildir.

İşte Todd May’in Deleuze felsefesine giriş niteliğindeki bu çalışması, düşünürün sistemini ayrıntılı bir biçimde serimlemesiyle önemli.

May’in burada öne çıkan tezlerinden biri, Foucault ve Derrida’nın “Bir birey nasıl yaşayabilir?” sorusunun yanıtını ararken ontolojiyi yadsıdıklarını, Deleuze felsefesinin ise hem bu sorunun yanıtını ararken hem de genel nitelikleriyle ontolojiyi her anlamda kucaklayan bir felsefe olduğu şeklinde özetlenebilir.

May kitabında, Spinoza, Bergson ve Nietzsche’den oluşan “Kutsal Üçlü”nün, Deleuze felsefesini içkinlik, süre ve olumlama bağlamında irdeliyor, ayrıca Deleuze’un düşüncelerinin günümüzün gerçeklik krizine nasıl çözümler sunduğunu tartışıyor.

  • Künye: Todd May – Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir?, çeviren: Sercan Çalcı, Kolektif Kitap, felsefe, 246 sayfa, 2017

Kolektif – Göçebe Düşünmek (2014)

Gilles Deleuze felsefesinin sınırlarında gezinen, düşünürün belli başlı kavramlarını serimleyen makaleler.

Kitapta, Deleuze’den yola çıkılarak irdelenen kimi konular şöyle:

  • Yaratıcılık ve öznellik,
  • Aşkınlık, aşkınsallık ve içkinlik,
  • Deleuze’un anti-Hegelciliği,
  • Organlı/organsız toplum,
  • Deleuze ve Guattari’de postkolonyalizm,
  • Bilim ve siyasetin yöntemsel birliği,
  • Temsil’den Kaçış’a minör siyaset,
  • Deleuze’un sinema kuramı,
  • Deleuze’un şizo-ensest kavramı,
  • Minör edebiyat…

Kitabın bir diğer artısı ise, tümüyle Türkçe telif bir eser oluşu.

  • Künye: Kolektif – Göçebe Düşünmek, hazırlayan: Ahmet Murat Aykaç ve Mustafa Demirtaş, Metis Yayınları

Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2014)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzaroti, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali, çeviren: Murat Erşen, Açılım Kitap

Madan Sarup – Post-yapısalcılık ve Postmodernizm: Eleştirel Bir Giriş (2017)

Postmodern felsefe, temelde birbirinden çok farklı felsefelerin bir araya gelebildiği, farklı yönelimlerin aynı potada eritildiği, fakat bu yönüyle de bütünlüğü olmayan bir felsefi akım olarak kabul edilir.

Madan Sarup da, yeniden yayımlanan bu önemli çalışmasında, post-yapısalcı ve postmodern felsefenin tanınmasını sağlamış önde gelen isimlerin düşüncelerini adım adım ve eleştirel bir gözle takip ediyor.

Sarup’un burada ele aldığı düşünürler şöyle: Jacques Lacan, Jacques Derrida, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Felix Guattari, Hélène Cixous, Luce Irigaray, Julia Kristeva, Jean-François Lyotard ve Jean Baudrillard.

Kitapta,

  • Lacan ve psikanaliz,
  • Derrida ve yapısöküm,
  • Foucault ve toplum bilimleri,
  • Günümüzde post-yapısalcılık içindeki birtakım yönelimler,
  • Cixous, Irigaray, Kristeva’nın feminist kuramları,
  • Lyotard ve postmodernizm,
  • Ve Baudrillard ve birtakım kültürel pratikler gibi konular ele alınıyor.

“Post-modern düşüncenin, modern düşünce geleneğini ortadan kaldırmaya yönelik gizli bir gündemi olmadığı gibi, söz konusu geleneğin mirasını yok etmeye soyunmak gibi bir amacı da yoktur,” diyen Sarup, yukarıdaki düşünürlerin katkılarını detaylı bir şekilde serimlemekle kalmıyor, aynı zamanda bu düşünürlere yöneltilmiş belli başlı eleştirileri de ele alıp değerlendiriyor.

  • Künye: Madan Sarup – Post-yapısalcılık ve Postmodernizm: Eleştirel Bir Giriş, çeviren: Abdülbaki Güçlü, Pharmakon Yayınevi, felsefe, 279 sayfa

Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (2017)

Son yıllarda kavramsal ve kurumsal dönüşümlere dair giderek artan bir farkındalık ortaya çıktı.

Elimizdeki kitap da, son yirmi-otuz yılda toplumsal ve siyasal tartışmalara hâkim olan 35 düşünüre dair eleştirel tartışmalar içeriyor.

Bu figürlerin sosyolog, tarihçi, felsefeci, psikanalist ve siyaset kuramcılarına uzanan geniş bir alana yayılması ise, kitabın kapsamlı kılan başlıca husus.

Kitapta, Jürgen Habermas’tan Jacques Derrida’ya, Julia Kristeva’dan Fredric Jameson’a, Richard Rorty’den Luce Irigaray’a, Michel Foucault’dan Erving Goffman’a ve Edward Said’ten Zygmunt Bauman’a kadar birçok önemli ismin katkıları güncel tartışmalar da gözetilerek eleştirel bir perspektifle ele alınıyor.

Kitap, öznellik, psikanaliz, feminizm, modernite, postmodernite, küreselcilik, Marksizm, post-Marksizm, postkolonyalizm ve Queer kuramı gibi, toplum bilim alanını etkilemiş önemli kavram ve konuları da detaylı bir bakışla açıklıyor.

Çalışma, toplum bilimine yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar, bu alandaki güncel tartışmaları takip etmek isteyenlere de fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

Kitapta düşünceleri ele alınan isimler şunlar: Martin Heidegger, Georges Bataille, Maurice Merleau-Ponty, Herbert Marcuse, Theodor Adorno, Walter Benjamin, Jürgen Habermas, Erving Goffman, Peter Berger, Michel Foucault, Jean-François Lyotard, Jacques Lacan, Jacques Derrida, Roland Barthes, Julia Kristeva, Luce Irigaray, Jean Baudrillard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Paul Virilio, Henri Lefebvre, Paul Ricoeur, Niklas Luhmann, Charles Taylor, Richard Rorty, Nancy Chodorow, Anthony Giddens, Ulrich Beck, Pierre Bourdieu, Zygmunt Bauman, Donna J. Haraway, Fredric Jameson, Stuart Hall, Juliet Mitchell ve Edward Said.

Kitabın yazarları ise şöyle: Richard Polt, Michel Richardson, Nick Crossley, Douglas Kellner, Andrew Bowie, Graeme Gilloch, Patrick Baert, Ann Branaman, Bryan S. Turner, Stephen Katz, Victor Jeleniewski Seidler, Christina Howells, Kelly Oliver, Caroline Bainbridge, Mike Gane, Paul Patton, John Armitage, Rob Shields, Kathleen Blamey, Jakob Arnoldi, Francis Dupuis-Déri, Marcos Anvelovici, Geoffrey Gershenson, Michelle Williams, Anthony Elliott, Nick Stevenson, Bridget Fowler, Barry Smart, Joseph Schneider, Patricia Ticineto Clough, Sean Homer, Chris Rojek ve Sarah Wright.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler, derleyen: Anthony Elliott ve Bryan S. Turner, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, sosyoloji, 566 sayfa

Gilles Deleuze – Sinema 1: Hareket-İmge (2014)

Gilles Deleuze ‘Sinema’ çalışmasının elimizdeki ilk cildinde, bir sinema tarihi vermekten ziyade, imgelerin ve göstergelerin taksonomisine, sınıflandırılmasına yönelik kapsamlı bir analiz sunmakta.

İkinci cildin konusu da, sinemada zaman-imge.

Düşünürün, bilhassa hareket-imgenin ve daha derininde de zaman-imgenin Bergsoncu keşiflerini serimlemesiyle öne çıkan çalışması, hareket-imge ile sinematografik imge arasındaki kesişmeyi aydınlatıyor.

Büyük yönetmenlerin kavramlar yerine hareket-imgeler ve zaman-imgelerle düşündüğünü vurgulayan Deleuze, yönetmenlerin icat ettiği özerk biçimleri tartışıyor.

  • Künye: Gilles Deleuze – Sinema 1: Hareket-İmge, çeviren: Soner Özdemir, Norgunk Yayıncılık, sinema, 290 sayfa

Kolektif – Deleuze’ün Felsefi Mirası ‏(2014)

‘Deleuze’un Felsefi Mirası’, Platon’dan Leibniz’e, David Hume’dan Immanuel Kant’a, Hegel’den Marx’a, Gabriel Tarde’den Edmund Husserl’e ve Freud’tan Heidegger’e, düşünür Gilles Deleuze’ün asıl referans noktalarını oluşturan yirmi düşünüre odaklanıyor.

Kitap, Deleuze’ü gerçek bir filozof ve çalışmasını da tam manasıyla felsefi bir girişim olarak konumlandırıyor.

Yazarlar, Deleuze’ün düşüncesinin kolayca felsefenin dışına veya ötesine yerleştirilemeyeceğini, söz konusu düşünürlerin Deleuze’ün metafiziği üzerinde oynadıkları rolü aydınlatarak gözler önüne seriyor.

Filozofun düşünce labirentinin duru noktalarını açıklamasıyla önemli bir çalışma.

  • Künye: Kolektif – Deleuze’ün Felsefi Mirası, derleyen: Graham Jones ve Jon Roffe, çeviren: Öznur Karakaş, Otonom Yayıncılık, felsefe, 478 sayfa

Gilles Deleuze – Sacher-Masoch’un Takdimi (2008)

  • SACHER-MASOCH’UN TAKDİMİ, Gilles Deleuze, çeviren: İnci Uysal, Norgunk Yayıncılık, biyografi, 269 sayfa

Sacher-Masoch’un adı, ünlü psikiyatrist Krafft-Ebing tarafından mazoşizmi tanımlamak için kullanılmıştı. Bunun nedeni de, kendisinin edebi eserlerindeki yoğun mazoşist kurguydu. Masoch’a uygun görülen bu yazgının, kendisinin edebi eserlerini gölgede bıraktığı için adil olmadığını söyleyen Deleuze, bu çalışmasında, hem bu karakterin biyografisine yer veriyor hem de onun eserlerini Marquis de Sade’ın eserleriyle karşılaştırıyor. Deleuze, iki karakteri dilleri, betimlemeleri, birbirini tamamlayan ya da birbirini yok sayan yönleri üzerinden değerlendiriyor.

 

Damien Sutton ve David Martin-Jones – Yeni Bir Bakışla Deleuze (2014)

  • YENİ BİR BAKIŞLA DELEUZE, Damien Sutton ve David Martin-Jones, çeviren: Murat Özbank ve Yetkin Başkavak, Kolektif Kitap, 151 sayfa

yeni

Eldeki kitap, 20. yüzyılın en önemli felsefecilerinden Gilles Deleuze’ün kilit önemdeki temalarını, kuramlarını ve yaklaşımlarını yeni bir bakışla irdeliyor. Yazarlar “Köksap nedir?”, “Oluş nedir?” ve “Süre nedir?” başlıklarını taşıyan üç bölümde, Deleuze’ün en verimli mirasını oluşturan üç kavramı ayrıntılı bir şekilde açıklıyor. Kitapta, köksap ile Platoncu düşünce arasındaki etkileşim ve Deleuze ile Félix Guattari’nin Franz Kafka analizinin, minör sinemaların siyasal ve toplumsal eleştirideki rollerini açıklamaya katkısı tartışılıyor; Deleuze’ün zaman felsefesi, sinemada hareket, zaman ve imajlar bağlamında yorumlanıyor.

Ronald Bogue – Deleuze ve Guattari (2013)

  • DELEUZE VE GUATTARI, Ronald Bogue, çeviren: İsmail Öğretir ve Ali Utku, Otonom Yayıncılık, felsefe, 252 sayfa

DELEUZE

Ronald Bogue’nun çalışması, Gilles Deleuze ve Felix Guattari düşüncesinin edebi ve felsefi formunu açığa çıkarma girişimi. Bogue ilk olarak, Deleuze’ün ‘Nietzsche ve Felsefe’yle başlayan ve daha sonra ‘Fark ve Tekrar Anlamın Mantığı’yla gelişen Nietzscheci fark felsefesinin bir taslağını çiziyor. Yazar bu bağlama, Deleuze’ün Proust ve Sacher-Masoch üzerine edebi incelemelerini yerleştiriyor. Bogue devamında ise, düşünürün hacimli çalışması ‘Kapitalizm ve Şizofreni’nin ilk bölümünün sorgulamaları arasında Kafka üzerine edebi analizlerini de dikkate alarak, Deleuze ve Guattari’nin “şizoanalitik” düşüncesinin sınırlarını çiziyor.