Daniel C. Dennett – Özgürlüğün Evrimi (2016)

İnsan zihninin doğal dünya dışına çıkan bir şeyin değil evrimin ürünü olduğunu ispatlayan, Darwincilik ile insani özgürlük inancını ustaca uzlaştıran bir çalışma.

Daniel Dennett, en eski bilmecelerden olan belirlenimci bir dünyada özgür irade olup olmadığı sorusuna Darwinci akıl yürütmeyle yanıt veriyor.

Dennett ayrıca, ahlak, anlam ve özgürlük konuları üzerine en iyi ve en derin insani düşünceleri, en basit yaşam biçimlerinden hareket ederek inşa edebileceğimizi açıklıyor ve bunu yanı sıra, etikle ilgili geleneksel çalışmalara Darwinci bir katkı yaparak etiği, hak ettiği temeller üzerine kurmaya çalışıyor.

Kitap, özgürlük üzerine odaklandığı kadar, doğadaki yerimize dair bütünlüklü bir bakış da sunuyor.

  • Künye: Daniel C. Dennett – Özgürlüğün Evrimi, çeviren: Çağatay Tarhan, Alfa Yayınları, bilim, 285 sayfa, 2016

Joanna Moncrieff – İlaçla Tedavi Efsanesi (2018)

Daha önce delilik, çılgınlık ya da nevroz olarak bilinen sorunlar, 1960’lardan bu yana “akıl hastalıkları” olarak adlandırılıyor ve bu hastalıkların halen ilaçlarla tedavi edilebileceği fikrinin geçerli olduğu bir zamanda yaşıyoruz.

Burada “tedavi” ile kast edilen, ilaçların hastalık belirtilerini ortaya çıkaran patolojik mekanizmaları düzelterek bu belirtileri ortadan kaldırdığı fikridir.

Asıl sorun ise şudur:

Son yıllarda bu fikir hızla psikiyatrinin dışına taşmış, insanlar, kendilerini yetersiz buldukları her türlü durumda ilaçları bir çare gibi görmeye başlamıştır.

Bu durumlar depresyon, distimik bozukluk, anksiyete, sosyal fobi, madde kullanımı, takıntılı alışveriş yapma, âdet dönemi keyifsizliği gibi tanıları içeriyor ve bu tanıların tedavisi için sık sık ilaç yazılıyor.

Özetle söyleyecek olursak, 1990’lardan başlayarak ilaçlar günümüz psikiyatrisinde son derece merkezi, daha doğru bir deyişle aşırı bir rol oynuyor.

Joanna Moncrieff bu harika kitabında, psikiyatrik ilaçların belli akıl hastalıklarına ve belli belirti gruplarına yönelik özgül tedaviler olarak algılanmasının tarihine odaklanıyor ve bu algılamanın ne kadar doğru olduğunu tartışıyor.

Moncrieff, geçmişte kullanılan psikiyatrik tedavi yöntemlerine temel oluşturan kuram ve fikirlerle, günümüzde kullanılanlara temel oluşturanlar arasında aslında gerçek bir ayrım olmadığını; insülin koma terapisi, elektroşok terapisi (ECT), radikal cerrahi, cinsiyet hormonu terapisi gibi pek çok garip müdahale biçiminin ortaya çıkmasında ve kabul görmesinde etkin olan bir gereksinimin, yani psikiyatrik durumların tedavi edilebileceği inancına duyulan gereksinimin, bugün psikiyatrik ilaçların ortaya çıkmasında ve kabul görmesinde en güçlü etken olduğunu savunuyor.

Daha da önemlisi Moncrieff, modern ilaç uygulamalarının özgül rahatsızlıklar için özgül tedaviler sağladığına inanmanın, insülin koma terapisinin şizofreni için etkin ve özgül bir tedavi yöntemi olduğuna inanmak kadar yanlış olduğunu belirtiyor.

Moncrieff, ilaç kullanımında gözlenen bu enflasyonun, öncelikle depresyon ve psikoz gibi iyi tanımlanmış hastalıkların sınırlarının genişletilmesiyle ortaya çıktığını ve ikincil olarak, panik bozukluğu ve sosyal fobi gibi daha az bilinen tanılar yaygınlaştırıldığını ve üçüncü olarak ise, madde kullanımı ve kişilik bozuklukları gibi, ilaçların daha önceden işe yaramadığı düşünülen alanlara da girmeye başladığını gözler önüne seriyor.

Son olarak Moncrieff’in burada söyledikleri, psikiyatrik ilaçların hiçbir zaman işe yaramadığı anlamına gelmiyor.

Yazarın, aynı zamanda bu ilaçların ne zaman yararlı olabileceklerini belirlemeye yönelik bir çerçeve geliştirdiğini de özellikle belirtelim.

  • Künye: Joanna Moncrieff – İlaçla Tedavi Efsanesi: Psikiyatrik İlaç Kullanımına Eleştirel Bir Bakış, çeviren: Tevfik Alıcı, Metis Yayınları, bilim, 344 sayfa, 2018

Hüseyin Batuhan – Bilimsel Düşünüşe Giriş (2019)

Bilim felsefesi alanında yetkin bir eser arayanlara bu kitabı öneriyoruz.

Hüseyin Batuhan, yeni bir baskıyla yayımlanan bu kitabında, hayali karakteri Uğur’un deneyimleri üzerinden bilimsel bilgi ve düşünüşün ne olduğunu açıklıyor ve bununla da yetinmeyerek okurunun bilimsel düşünme alışkanlığını nasıl geliştirebileceğini adım adım anlatıyor.

Kitapta,

  • Teorik felsefenin temel problemleri olarak bilgi ve inanç,
  • Soru ve sorun arasındaki fark,
  • Bilginin Antik kökenleri,
  • Mantık ve önermeler,
  • Pratik felsefe ve çağımızda izdüşümleri,
  • Bilimsel ve bilimdışı inançlar,
  • Belgeleme,
  • Evrim teorisi ve demokrasi,
  • Ve bunun gibi pek çok konu ele alınıyor.

Bütün bu sorun ve konulara eleştirel ve bilimsel düşünüş ile bakabilmenin nasıl mümkün olduğunu anlatan Batuhan’ın kitabı, felsefenin ne tür bir düşünsel uğraş olduğunu öğrenmeye meraklı kişilere ziyadesiyle hitap edecek türden.

  • Künye: Hüseyin Batuhan – Bilimsel Düşünüşe Giriş, Fol Kitap, bilim, 328 sayfa, 2019

Athony Zee – Kütleçekim (2019)

Kütleçekim, güçlü nükleer kuvvet, zayıf nükleer kuvvet ve elektromanyetik kuvvet ile birlikte, doğanın dört temel kuvvetinden biri.

Fakat bunların içinde hem en anlaşılmaz olanı hem de en etkili ve içli dışlı olanı da kütleçekimdir.

Fizikçi Anthony Zee de bu kitabında, bu çetrefilli konuyu anlaşılabilir bir tarzda bize açıklıyor.

Kütleçekime iyi bir giriş olarak önerebileceğimiz çalışmasında Zee, hem çocukluktan yetişkinliğe tüm yaşamımızda hem de bizzat gündelik hayatta kütleçekimin ne denli etkili olduğunu ilgi çekici örnekler eşliğinde anlatıyor.

Bunu yaparken Albert Einstein’ın genel görelilik kuramını da ele alan Zee, aynı zamanda bizi uzay zaman bükülmesi, karadelikler, kuantum kütleçekim, karanlık madde, karanlık enerji ve Hawking ışıması gibi konularda bizi aydınlatıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Athony Zee – Kütleçekim: Ağır Bir Konu Üzerine Kısa Gezinti, çeviren: Tonguç Rador, Ginko Bilim, bilim, 181 sayfa, 2019

Tosun Terzioğlu – Bir Dünya İnsanı: Tosun Terzioğlu (2015)

 

Sabancı Üniversitesi kurucu rektörü, eski TÜBİTAK başkanlarından, matematik profesörü Tosun Terzioğlu’nun dünyasına bir yolculuk.

Terzioğlu’nun toprak, oyun, kitap, yol, müzik, yalnızlık ve İstanbul gibi farklı kavram ve konular hakkında düşüncelerini yaşamından örnekler eşliğinde dile getirmesiyle kitap, diğer söyleşi çalışmalarından ayrılıyor.

Terzioğlu burada, yaşamın labirentlerinde dolaşırken okurunu da, matematikten, sosyal bilimlere, sanata, edebiyata ve müziğe uzanan zengin yolculuğa çıkarıyor.

Terzioğlu’nun gözünden, Türkiye’nin akademik ve sosyal serüvenine dair çok değerli gözlem ve saptamalar barındıran bir kitap.

  • Künye: Tosun Terzioğlu – Bir Dünya İnsanı: Tosun Terzioğlu, söyleşi: Deniz Kurtoğlu Eken, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, söyleşi, 294 sayfa, 2015

Tim Lewens – Bilimin Anlamı (2019)

Bu kitap, bilim felsefesine iyi bir giriş yapmak isteyen okurların kaçırmak istemeyeceği türden.

Tim Lewens, bilimsel işleyişin önemi hakkında bizi aydınlatıyor ve daha da önemlisi, bilim dediğimizde ne demek istediğimizi ve bizim için bilimin anlamını açıklıyor.

Önde gelen bilim felsefecileri Karl Popper ve Thomas Kuhn’un teorilerinden yola çıkan Lewens, hem bilimi, bilim felsefesinin büyüteci altında inceliyor hem de bilimdeki etik ve ahlâki sorunların izini sürüyor.

Lewens bunu yaparken de,

  • Bilginin çeşitliliği,
  • Bilim ve sözde bilim,
  • Yanlışlanabilirlik,
  • Kuram ve gözlem,
  • Kanıt ve akıllı tasarım,
  • Homeopati ve plasebonun doğası,
  • Bilimsel devrimlerin yapısı,
  • Evrimsel ilerleme,
  • Modellerin çoğulluğu,
  • Eksik belirlenim,
  • Ve bunlar gibi, bilim ve bilim felsefesi alanına giren pek çok konuyu ele alıyor.

Künye: Tim Lewens – Bilimin Anlamı, çeviren: Kerem Kaynar, İletişim Yayınları, bilim, 256 sayfa, 2019

Roger Penrose – Kralın Yeni Aklı (2015)

Yapay zekâ, insan zekâsı ve beden arasındaki etkileşimi ve akıl ile bilincin bu etkileşimdeki rolünü tartışan ufuk açıcı bir kitap.

Roger Penrose, bu konuları dair bilinmeyenleri aydınlatırken, kuantum mekaniğinden kozmolojiye, matematikten fiziğe, görelilik kuramından felsefeye birçok disipline uzanıyor.

  • Künye: Roger Penrose – Kralın Yeni Aklı: Bilgisayar, Zekâ ve Fizik Yasaları, çeviren: Tekin Dereli, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 502 sayfa, 2015

Jonah Lehrer – Karar Ânı (2019)

Gerçekten hep söylenegeldiği gibi, mantıklı ve düşünüp taşınarak mı karar veririz?

Kararlar alırken seçenekleri bilinçli bir şekilde tahlil edip artılarla eksileri dikkatli bir şekilde tartar mıyız?

Başka bir deyişle, mantıklı ve düşünüp taşınarak hareket eden canlılar mıyız?

Bu sorulara hayır yanıtını veren sinirbilimci Jonah Lehrer’in bu kitabı, hem karar alma sürecimizi ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor hem de beynimizin gerçek potansiyellerini kullanarak nasıl daha iyi kararlar alabileceğimizi anlatıyor.

Lehrer, karar alma sürecinde beynin içinde neler olup bittiğini, evrenin bildiğimiz kısmındaki en alengirli nesne olan insan zihninin, ne yapacağına nasıl karar verdiğini masaya yatırıyor ve bunu yaparken de, uçak pilotlarını, NFL oyun kurucularını, dizi yönetmenlerini, poker oyuncularını, profesyonel yatırımcıları, seri katilleri ve onların günlük hayatta aldıkları kararları irdeliyor.

Lehrer, zihnin gerçekte sınırları ve kusurları bulunan güçlü bir biyolojik makine olduğunu söylüyor.

Bu kitap da, bu makinenin nasıl işlediği ve ondan nasıl en fazla verim alacağımız konusunda bize altın değerinde bilgiler veriyor.

  • Künye: Jonah Lehrer – Karar Ânı: Beynimiz Karar Vermemizi Nasıl Sağlıyor?, çeviren: Ferit Burak Aydar, Ayrıntı Yayınları, bilim, 288 sayfa, 2019

Wenda K. Bauchspies, Jennifer Croissant ve Sal Restivo – Bilim, Teknoloji ve Toplum (2019)

Üç yazarlı bu güzel kitap, bilim ve teknolojinin günümüz kültürü ve toplumunu nasıl etkilediğini sosyolojik bir perspektifle ortaya koyuyor.

Açık ve kolay anlaşılabilir bir dille yazılmış kitapta syborglardan robotlara, üreme teknolojilerinden bilimlerin dinle ilişkilerine pek çok konu ele alınıyor, bunun yanı sıra bilim ve teknoloji araştırmalarının inceleme konuları, belli başlı araştırma araçları ve teorileri kapsamlı şekilde açıklanıyor.

Yazarlar, güç ilişkileri ve kültür, ırk, cinsiyet, cinsiyetçilik, sömürgecilik, internet ve biyoteknoloji gibi, bilim ve teknoloji araştırmalarının gündemindeki en önemli sorunları ele alıyor ve daha da önemlisi, bunları örnek olay araştırmaları üzerinden açıklığa kavuşturuyorlar.

Kitabın sonunda, bir sözlük ile ileri okuma listesi de yer alıyor.

  • Künye: Wenda K. Bauchspies, Jennifer Croissant ve Sal Restivo – Bilim, Teknoloji ve Toplum: Sosyolojik Bir Yaklaşım, çeviren: Beno Kuryel, Ümit Tatlıcan ve Bekir Balkız, Phoenix Yayınları, bilim, 232 sayfa, 2019

Galileo Galilei – Dante’nin Cehennemi Üzerine Dersler (2009)

Galileo Galilei, henüz yirmi dört yaşındayken, ünlü Floransa Akademisi üyelerine Dante’nin ‘İlahi Komedya’da tasvir ettiği cehennem üzerine iki ders verir.

Bu derslerde, Dante’nin cehenneminin biçimi, konumu ve büyüklüğünü irdeleyen Galileo, ‘İlahi Komedya’nın ilk bölümünde anlatılan cehennem çukurunu geometrik bir bakış açısıyla incelemek ve Dante’nin belirlediği boyutları keşfedip açıklamak istiyordu.

Şu ana kadar pek üzerinde durulmamış bu dersler, başarılı bir bilim insanının habercisi niteliğinde.

Kitap, genç Galileo’nun, edebiyat ile sanat alanındaki yeteneğini ve bilimsel konulara merakının başlangıcını görmek isteyenlere hitap ediyor.

  • Künye: Galileo Galilei – Dante’nin Cehennemi Üzerine Dersler, çeviren: Murat Sirkecioğlu, Bilge Kültür Sanat, Yayınları, inceleme, 167 sayfa