Chris Bateman – Kaos Etiği (2017)

Ahlaki çürüme, toplumun ve onun bir kolu olarak siyasetin çöktüğünün ilanıdır.

Böyle bir durumda, verili ahlak yasasının artık hiçbir hükmü kalmamıştır.

İşte Chris Bateman bu önemli kitabında, hem etik yasasındaki geriye doğru gidişin nedenleri hakkında kapsamlı analiz hem de her şeye rağmen, etik ilkelere neden sahip çıkmamız gerektiği konusunda bir tartışma sunuyor.

Bateman kitabında, Kant, Nietzsche, Levinas, Mary Midgley, Alasdair MacIntyre, Alain Badiou, Isabelle Stengers ve Bruno Latour gibi filozofların düşüncelerini yoğun bir şekilde tartışarak, ahlak tartışmasına zengin bir katkıda bulunuyor.

Yazar, etik düşüncedeki çeşitliliğin her zaman yararımıza olduğunu, ahlak konusundaki kesin yargıların faydadan çok zarara yol açtığını ve erdemli olmanın yeni yollarını bulmanın neler olabileceğini anlatıyor.

  • Künye: Chris Bateman – Kaos Etiği, çeviren: Senem Babaoğlu, Doruk Yayınları, felsefe, 424 sayfa, 2017

Roberto Esposito – Communitas (2018)

Topluluğun üyelerini ortak kılan “şey” nedir ve bu şey sahiden de olumlu “bir şey” midir?

Özellikle biyopolitika teorisine katkılarıyla bildiğimiz Roberto Esposito, topluluk fikrinin siyasi ve felsefi bir bağlamda irdeliyor.

“Topluluk, politik-felsefi sözcük dağarcığına, onu bütünüyle tahrif etmeden (daha doğrusu çarpıtmadan) tercüme edilemez; son yüzyılda bunu oldukça trajik bir şekilde gördük. Bu durum siyaset felsefesinin, topluluk sorununda tam da kendi nesnesini görme eğiliminde olan belirli bir türüyle çelişiyormuş gibi görünüyor.” diyen Esposito, kavramın etimolojik kökenlerine dair kapsamlı bir analiz eşliğinde “communitas” kavramının siyaset felsefesindeki yerini de çok yönlü bir perspektifle ele alıyor.

Esposito bunu yaparken Hobbes, Rousseau, Kant, Heidegger ve Bataille’ın toplum ve topluluk üzerine fikirlerini de tartışıyor ve böylece alan için önemli bir çalışmaya imza atıyor.

  • Künye: Roberto Esposito – Communitas: Topluluğun Kökeni ve Kaderi, çeviren: Onur Kartal, İletişim Yayınları, siyaset, 248 sayfa, 2018

Ernst Cassirer – Kant’ın Yaşamı ve Öğretisi (2017)

Immanuel Kant felsefesinin tümü üstüne yazılmış bu en geniş kapsamlı ve nitelikli yapıt, özellikle üniversitelerin lisans ve lisansüstü düzeyde felsefe öğretimi veren birimleri için altın değerinde bir kaynak.

Bu klasikleşmiş kitabın yazılışının üzerinden neredeyse yüz yıl geçmesine rağmen, halen Kant felsefesi üzerine yapılmış en iyi çalışmalardan biri olarak kabul ediliyor.

Kant’ın gençlik ve öğrenim yıllarını anlatarak çalışmasına başlayan Cassirer, ardından Kant’ın temel metinlerini kronolojik bir sırayla ve ayrıntılı bir analizle çözümlemeye koyuluyor.

Cassirer’in çalışması, Kant’ın öğretisinin her yönüyle sunduğu özel sorunlara dalmadan, ancak sistemin temel çizgilerini ve Kantçı düşünce yapısının en önemli ve belirgin ana doğrultularını göstermesiyle önemli.

  • Künye: Ernst Cassirer – Kant’ın Yaşamı ve Öğretisi, çeviren: Doğan Özlem, Notos Kitap, felsefe, 579 sayfa, 2017

Giampiero Moretti–Deha (2008)

Deha, birçok yaratının itici gücü…

Giampiero Moretti de bu kitabında, deha kavramını ve dahi sanatçıyı mümkün kılan koşulları, özellikle 18. ve 19. yüzyılları merkeze alarak antik çağlardan günümüze inceliyor.

Kavramı kronolojik bir bakışla ele alan Moretti, belli çağlarda farklı anlamlar kazanan dehayı, dönemlere özgü estetik anlayışlarla değerlendirmeyi de ihmal etmiyor.

Benedetto Croce, Erwin Panofsky, Martin Heidegger, Cesare Lombroso, Kant ve Carl Gustav Jung gibi birçok ismin ve ayrıca farklı ekollerin konuya yaklaşımına da odaklanan Moretti, okuru deha konusunda öğretici, keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Giampiero Moretti – Deha, çeviren: Fırat Genç, Dost Kitabevi, sanat, 167 sayfa

Ahmet Soysal – Üç Temellendirme: Aristoteles, Descartes, Kant (2017)

Ahmet Soysal’ın ilgi çekici çalışması ‘Üç Temellendirme’, Batı felsefesinin üç kurucu ismi olan Aristoteles, Descartes ve Kant’ın rolünü kapsamlı bir bakışla açıklığa kavuşturuyor.

Kitap, bu üç önemli ismin etkilerini çok yönlü bir bakışla ele alırken, aynı zamanda hem Batı felsefesi tarihi konusunda toparlayıcı bir görüş ortaya koyuyor hem de Batılı insanın felsefi olarak düşünme olgusunun tarihsel dönüm noktalarını saptıyor.

Aristoteles, Descartes ve Kant’ın kendi sistemlerini kurmalarının yanı sıra, Batı felsefesinin gelişiminde hangi önemli aşamayı, Soysal’ın deyimiyle “an”ı temsil ettiklerini merak eden tüm okurlara önerilir.

  • Künye: Ahmet Soysal – Üç Temellendirme: Aristoteles, Descartes, Kant, MonoKL Yayınları, felsefe, 124 sayfa, 2017

Kolektif – Kant Felsefesinin Politik Evreni (2017)

Immanuel Kant, adım adım geliştirdiği eleştirel felsefesiyle, yalnızca çağdaşlarına değil, kendisinden daha sonra gelen pek çok felsefeciye de esin kaynağı oldu.

Bu etkilenme, günümüzde de devam ediyor.

Hakan Çörekçioğlu’nun derleyip Türkçeye kazandırdığı elimizdeki kitap ise, Kant’ın eleştirel felsefesiyle siyaset felsefesi hakkında yürütülen aydınlatıcı bir tartışma.

Kitapta,

  • Kant’ın politika felsefesi,
  • Kant’a göre politika ve ahlak ilişkisi,
  • Kant’ın politika felsefesinde özgürlük ve mutluluk,
  • Uluslararası hukuk topluluğu teorisinin gelişiminde Kant’ın yeri,
  • Ve Kant’ın sisteminden bir sivil itaatsizlik teorisinin türetilip türetilmeyeceği gibi konular irdeleniyor.

Kant’ın bir makalesinin de yer aldığı kitabın diğer yazarları ise şöyle: Pierre Hassner, Susan Mendus, Otfried Höffe, Birgit Recki, Peter P. Nicholson, Wolfgang Kersting, Agnes Heller ve Volker Gerhardt.

  • Künye: Kolektif – Kant Felsefesinin Politik Evreni, derleyen ve çeviren: Hakan Çörekçioğlu, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 320 sayfa, 2017

Ernst Cassirer – Rousseau, Kant, Goethe (2014)

Batı düşüncesini derinlemesine etkilemiş üç isme dair derinlikli, nitelikli bir analiz.

Cassirer’in çalışmasını farklı kılan başlıca husus, dıştan bakıldığında aralarında derin uçurumlar görülen Rousseau, Kant ve Goethe arasındaki yoğun akrabalığı etkileyici ve ayrıntılı bir perspektifle serimlemesi.

  • Künye: Ernst Cassirer – Rousseau, Kant, Goethe, çeviren: Mustafa Tüzel, İş Kültür Yayınları

Arthur Schopenhauer – Felsefe Tarihinden Kesitler (2014)

Arthur Schopenhauer’dan ebadı küçük, ama meziyetleri büyük bir felsefe tarihi.

Pre-skolastik felsefeden başlayarak Sokrates, Platon, Aristoteles, Stoacılar, Francis Bacon, Kant ve daha nice düşünür ve ekol tarafından ortaya konmuş fikirler aktarılıyor ve bunlar derinlemesine analiz edilip tartışılıyor.

  • Künye: Arthur Schopenhauer – Felsefe Tarihinden Kesitler, çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları

Susan Neiman – Niçin Büyüyelim? (2017)

“Yargıda bulunmak, öğrenilebilir bir şeydir fakat öğretilemez”

Susan Neiman’ın ‘Ahlâki Açıklık’ı, geçen yıl Türkçeye çevrilmişti.

Yazar söz konusu kitabında, sola egemen olan bozguncu ruh halinin nedenlerini irdelemiş, bu duruma meydan okumuş ve solu ahlâkın, idealizmin ve Aydınlanma’nın alanına geri dönmeye davet etmişti.

Yazar ‘Niçin Büyüyelim?’de ise, felsefenin bize olgunlaşmanın teslim olmakla, tevekkülle eşdeğer görülmediği bir model bulmada yardımcı olup olamayacağını sorguluyor.

Neiman, büyümenin genellikle umutlarımızdan ve hayallerimizden vazgeçme, verili olan gerçekliğin çizdiği sınırlara rıza gösterme olduğu varsayımına meydan okuyor, aksine büyümenin kendinde bir ideal olduğunu belirtiyor.

“Çocukluk dogmalarına takılıp kalan insanlar, tüm yaşamlarını dünyanın önemsedikleri inançlarla bağdaşmadığı gerçeğini inkâr ederek geçirirler.” diyen yazar, gerçek anlamda büyümenin, özgürlük ve sorumluluk etiğini içselleştirmekle mümkün olduğunu savunuyor.

Neiman bu bağlamda emeğin, eğitimin ve seyahatin anlamlı deneyimler olarak insanın olgunlaşmasına nasıl katkıda bulunduklarını tartışıyor.

Yazara göre, Aydınlanma değerleri de, bize bu anlamda önemli katkılar sunma potansiyeline sahip.

Kitabında, Aydınlanma düşüncesinin dünyanın nasıl bir yer olduğuna ve deneyimlerimizi daha da öteye taşıma konusunda bize ne gibi perspektifler kazandıracağına odaklanan Neiman, Kant’ın fikirlerini merkeze alarak, Rousseau ve Arendt’in düşüncelerini tartışıyor.

  • Künye: Susan Neiman – Niçin Büyüyelim?: Çocuksu Bir Çağ İçin Altüst Edici Düşünceler, çeviren: Nagehan Tokdoğan, İletişim Yayınları, felsefe, 208 sayfa

Immanuel Kant – Evrensel Doğa Tarihi ve Gökler Kuramı (2007)

  • EVRENSEL DOĞA TARİHİ VE GÖKLER KURAMI, Immanuel Kant, çeviren: Seçkin Selvi, Say Kitap, bilim, 168 sayfa

evrensel-doga

Immanuel Kant’ın ‘Evrensel Doğa Tarihi ve Gökler Kuramı’ isimli makalesi, ilk olarak 1755 yılında yayımlanmıştı. Bu makalenin Kant’ın düşünce dünyasındaki önemi, kendisinin tarih-öncesi yazılarının en önemlilerinden biri olması ve yine, kendisinin zihinsel gelişiminin en önemli aşamalarından birini teşkil etmesi. Kitap, Kant’ın astronomiye ve kozmolojiye duyduğu ilginin ilk nüvelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Öncelikle Güneş sisteminin oluşumunu ve gelişimini anlatan Kant, daha sonra Laplace’ın geliştirdiği görüşlere benzer öneriler sunar. Kitapta yer alan, Milton K. Munitz imzalı sunuş yazısı ise, eserin içeriğini daha bir anlaşılır kılıyor.