Zygmunt Bauman – Kapımızdaki Yabancılar (2018)

Son zamanlarda bütün dünyayı etkisi altına alan göçmenlik meselesi, Avrupa’nın eski korkularını depreştirmesine vesile olması yönüyle dahi olsun incelenmeyi ziyadesiyle hak ediyor.

Zygmunt Bauman ince ama etkili çalışması, Avrupa’da şu anda yaşanan göç paniğini ve bunun o eski korkular adına nasıl suistimal edildiğini gözler önüne seriyor.

Bauman bunu yaparken, bir yandan bizi nefretin antropolojik kökenlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor, öte yandan bu kadar muazzam tarihsel deneyime sahip olduğu halde Batılının bu kaygılarını ehlileştirememesinin altındaki tarihsel, siyasi ve sosyolojik etken ve bahaneleri tartışıyor.

Ben bu sözleri yazarken, nasırlaşmış bir duyarsızlık ve ahlaki körlükten doğan başka bir trajedi gelip çatmak için pusuda bekliyor.” diyen Bauman, kamuoyunun, reyting açgözlüsü medya ile işbirliği içinde mülteci trajedisinden bıkkınlık noktasına doğru gitgide ve durmaksızın yaklaştığına dair işaretlerin biriktiğini söylüyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Kapımızdaki Yabancılar, çeviren: Emre Barca, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 96 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman – Retrotopya (2018)

Zygmunt Bauman’ın kısa ama etkili kitabı ‘Retrotopya’, düşünürün hayatı boyunca ilgilendiği temel kavramları, aradan geçen uzun bir süreden sonra yeniden yorumluyor.

2017’de yayınlanan kitabında Bauman, eşitsizlik, toplumsal değişim, teknik, teknoloji, iletişim çağı ve sosyal medya, parçalanma, geçmiş, gelecek, ütopya ve distopya gibi birbirinden farklı ve zengin konularda değerlendirmelerde bulunuyor.

“Geleceğe uzanan yol, tekinsiz görünen bir çürüme ve yozlaşma yolu gibi görünmeye başlıyor. Acaba geriye, geçmişe uzanan yol geleceklerin her şimdiye dönüştüklerinde sebep oldukları hasarlardan arınma patikasına dönüşme şansını kaçırır mı?” diyen Bauman, kapitalizmin gelişmesiyle geçmişle kurduğumuz ilişkinin dönüşümünden ulus devletlerin işlevsizleşmesinin yarattığı krize, politik istikrarsızlıktan sosyal bozulmaya birçok güncel konuyu kendine has tarzıyla tartışıyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Retrotopya: çeviren: Ali Karatay, Sel Yayıncılık, felsefe, 164 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman ve Rein Raud – Benlik Pratikleri (2018)

Benlik, en ilginç konulardan biridir.

İlginçtir, çünkü bir başladı mı sonu kolay kolay gelmeyen, bizi bambaşka alanlara ve sorulara götüren bir konudur.

Sosyolog Zygmunt Bauman ile akademisyen Rein Raud arasında da, benlik konulu bir yazışma başlamış ve bir süre sonra iki isim, kendilerini uzun soluklu ve zengin bir yazışmanın içinde bulmuşlar.

Yazarların bu keyifli söyleşi boyunca yanıtını aradıkları bazı sorular şöyle:

  • Bir birey dünyadaki konumunu nasıl anlamlandırır?
  • Bizi belirleyen genetik mirasımız, içinde bulunduğumuz toplumsal koşullar ve kültürel tercihlerimizken, kendi seçimlerimizi kendimizin yaptığına mı inandırılırız?
  • Bizi belirleyen kimlerdir? Benzer etmenlerce belirlenmiş diğer bireyler mi?
  • Tamamen ya da kısmen özerk olduğumuzu söyleyebilir miyiz ve eğer söyleyebilirsek ne kerteye kadar?
  • Yazgımızın omuzlarımıza sorumluluğunu yüklediği mirası denetim altında tutacak ve değiştirecek kadar özerklik sahibi miyiz?
  • Benlik (selfhood) nasıl ortaya çıkar?
  • Her insanda, her kültürde, her yaş grubunda aynı gelişim örüntüsünü mü gösterir?
  • Yoksa tarihsel bağlamı içinde düşünülmesi gereken sosyokültürel bir yapı mıdır?
  • Günümüz teknolojileri bize daha fazla özerklik mi sağlıyor yoksa özgürlüklerimizden feragat etmemiz konusunda bizi baştan mı çıkarıyor?

Bauman ve Raud’un bu diyalogu, yukarıdaki sorulara kapsamlı yanıtlar vermesiyle ve daha da önemlisi benlik konusunu anlaşılır biçimde açıklamasıyla oldukça aydınlatıcı.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Rein Raud – Benlik Pratikleri, çeviren: Mehmet Ekinci, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni – Kriz Hâli ve Devlet (2018)

En son 2008 ekonomik krizinde de gördüğümüz gibi, tek tek devletler küreselleşen dünyanın sorunlarını çözme konusunda yetersiz.

Bunun en önemli nedenlerinden biri de, ilk bakışta dünya devletler tarafından yönetiliyor görünse de, aslında tüm iplerin büyük şirketlerin elinde olmasıdır.

Bu durum aynı zamanda, siyaset ile iktidar arasında ne denli büyük bir ayrılık bulunduğunun en açık göstergesi.

Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni ise, kriz üzerine klasik bir analiz yerine, Batılı toplumların bugün karşı karşıya kaldıkları krize sebep olan tarihsel dönüşümlerin izini sürüyor.

Krizin toplumsal ve siyasal alandaki yansımalarını ayrıntılı bir bakışla ele alan Bauman ve Bordoni, bugün yaşadığımız sorunun kökünün eskilere dayandığını ve yaşanan krizi aşmanın tek yolunun da bunların iyice bilincine varıp bu gerçeklerle yüzleşmek, onlarla mücadele etmek olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni – Kriz Hâli ve Devlet, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman ve Stanislaw Obirek – Tanrı’ya ve İnsana Dair (2018)

Kısa bir süre önce burada, sosyolog Zygmunt Bauman ile teolog Stanislaw Obirek’in iyi ile kötü, parçalanmış benlik, modern çağın karmaşaları, insanın ve medeniyetin geleceği üzerine diyaloglarını sunan ‘Dünyaya ve Kendimize Dair’ adlı kitaba yer vermiştik.

Yazarlar elimizdeki kitapta ise, her şeyden önce tüm insanlara aynı inancı, aynı değerleri ve bir yerde aynı düşünce biçimini dayatan anlayışlarla hesaplaşıyor ve farklı inançların, farklı düşüncelerin kendilerine hayat bulacakları bir dünyanın imkânlarını konuşuyorlar.

Yazarlar, manevi sıkıntılarını, bunları aşma umutlarını ve arınmaya dair fikirlerini farklı entelektüel ve kurumsal çerçevelerde kayda geçirse de, Bauman’ın da altını çizdiği gibi, farklı noktalardan yola çıkıp aynı yerde buluşuyorlar.

Dolayısıyla diyaloğu hem teorik hem de pratik alanda yapılmış bir egzersiz olarak düşünebiliriz.

Farklılıkların yaşayacağı bir dünyanın muhtemel yararlarıyla olduğu kadar, riskler ve tuzaklarla da dolu olabileceğini belirten yazarlar, farkındalığı ve öz-denetimi daha güçlü, daha iyi bir öz-kavrayışın yolumuzu aydınlatabileceğini düşünüyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Stanislaw Obirek – Tanrı’ya ve İnsana Dair, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman ve Stanislaw Obirek – Dünyaya ve Kendimize Dair (2017)

Bir teolog ile sosyolog arasında, iyi ve kötü, parçalanmış benlik, modern çağın karmaşaları, insanın ve medeniyetin geleceği üzerine sağlam bir diyalog.

Birbirinden apayrı alanlarda çalışan iki kişinin karşılaşmasının dönüştürücü gücünü gözler ortaya koyan kitap, inançların ve dünya görüşlerinin dinamikleri, her şeyden çok da ruhani değişim sürecinin bir kez harekete geçtikten sonra duraklatılmasının olanaksızlığını gözler önüne seriyor.

Kitap,

  • İyi ve kötüye dair değişen tanımlarımızı,
  • Parçalanmış toplumların ve bireylerin hangi sorunlarla boğuştuğunu,
  • Seçimlerin sonuçlarıyla nasıl yüzleştiğimizi,
  • İnsan haysiyetini hangi değerleri gözeterek tanımlayabildiğimizi,
  • Arkadaşlık, bellek ve vicdan meselesinde pusulamızın ne olduğunu,
  • İnsanlar arasında sahici diyalog kurabilmenin yollarını,
  • Ve bunun gibi, okurunu çokça düşündürecek konu ve sorunları irdeliyor.

Kitaba, Aleksandra Jasińska-Kania da katkıda bulunmuş.

  • Künye: Stanislaw Obirek ve Zygmunt Bauman – Dünyaya ve Kendimize Dair, çeviren: Burcu Halaç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 256 sayfa, 2017

Zygmunt Bauman – Hermenötik ve Sosyal Bilimler: Anlama’ya Dair Yaklaşımlar (2017)

Dünyanın önde gelen sosyal bilim teorisyenlerinden Zygmunt Bauman bu çalışmasında, sosyal bilimin, 16. yüzyılda, göreceli belirsizliğinden kurtularak hızla bilimsel tartışmaların merkezine oturmuş hermenötiğin meydan okumasına verdiği muhtelif yanıtları ele alıyor.

On sekizinci yüzyılın sonlarına kadar hermenötiğin kendi önüne koyduğu “açıklığa kavuşturma” vazifesinin, yazılı kaynakların orijinal, çarpıtılmamış mesajı için bir araştırma olarak görüldüğünü, hermenötik ne kadar güçlü ve vazgeçilmez de olsa haklı olarak sadece bir araç olarak görüldüğünü belirten Bauman, bu durumun 18. yüzyıldan sonra değiştiğini söylüyor.

Düşünür, hermenötikte 18. yüzyıldan sonra vahim bir kayma meydana geldiğini savunuyor ve bundan sonra hermenötiğin metinlerin salt eleştirisinin ötesine geçtiğini, tarihsel bilginin ve dolayısıyla da genel olarak toplumsal bilginin, doğası ve amaçları hakkında güç sorular sormaya başladığını belirtiyor.

Bauman kitabında hermenötiğe dair sorgulamasını geniş bir zaman diliminde ve Karl Marx, Max Weber, Karl Mannheim, Edmund Husserl, Talcott Parsons ve Martin Heidegger gibi isimlerin düşüncelerini eleştirel bir perspektifle değerlendirerek yürütüyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Hermenötik ve Sosyal Bilimler: Anlama’ya Dair Yaklaşımlar, çeviren: Hüseyin Oruç, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 336 sayfa

Zygmunt Bauman – Yaşam Sanatı (2017)

Tüketim toplumunun, yozlaşmanın ve çürümenin tam göbeğinde yaşarken kendimizi nasıl koruyabiliriz?

Değerlerimizi ve onurumuzu nasıl koruyabiliriz?

Tam da böylesi bir toplumun nitelikli bir tasvirini yaparak kitabına başlayan Zygmunt Bauman, tüm kuşatılmışlıklara rağmen kendini gerçekleştirmenin yol ve yordamını tartışıyor.

Kendini gerçekleştirmeyi bir “yaşam sanatı” olarak tanımlayan Bauman, toplum içinde olmanın beraberinde getirdiği sorumluluklar ile bireyin özgür ve mutlu olma talebinin buluşabileceği ortak paydanın izini sürmekte.

Olmakta olan, “normal” olan ve olması gereken üzerine derinlemesine düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Yaşam Sanatı, çeviren: Akın Sarı, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 176 sayfa

Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (2017)

Son yıllarda kavramsal ve kurumsal dönüşümlere dair giderek artan bir farkındalık ortaya çıktı.

Elimizdeki kitap da, son yirmi-otuz yılda toplumsal ve siyasal tartışmalara hâkim olan 35 düşünüre dair eleştirel tartışmalar içeriyor.

Bu figürlerin sosyolog, tarihçi, felsefeci, psikanalist ve siyaset kuramcılarına uzanan geniş bir alana yayılması ise, kitabın kapsamlı kılan başlıca husus.

Kitapta, Jürgen Habermas’tan Jacques Derrida’ya, Julia Kristeva’dan Fredric Jameson’a, Richard Rorty’den Luce Irigaray’a, Michel Foucault’dan Erving Goffman’a ve Edward Said’ten Zygmunt Bauman’a kadar birçok önemli ismin katkıları güncel tartışmalar da gözetilerek eleştirel bir perspektifle ele alınıyor.

Kitap, öznellik, psikanaliz, feminizm, modernite, postmodernite, küreselcilik, Marksizm, post-Marksizm, postkolonyalizm ve Queer kuramı gibi, toplum bilim alanını etkilemiş önemli kavram ve konuları da detaylı bir bakışla açıklıyor.

Çalışma, toplum bilimine yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar, bu alandaki güncel tartışmaları takip etmek isteyenlere de fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

Kitapta düşünceleri ele alınan isimler şunlar: Martin Heidegger, Georges Bataille, Maurice Merleau-Ponty, Herbert Marcuse, Theodor Adorno, Walter Benjamin, Jürgen Habermas, Erving Goffman, Peter Berger, Michel Foucault, Jean-François Lyotard, Jacques Lacan, Jacques Derrida, Roland Barthes, Julia Kristeva, Luce Irigaray, Jean Baudrillard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Paul Virilio, Henri Lefebvre, Paul Ricoeur, Niklas Luhmann, Charles Taylor, Richard Rorty, Nancy Chodorow, Anthony Giddens, Ulrich Beck, Pierre Bourdieu, Zygmunt Bauman, Donna J. Haraway, Fredric Jameson, Stuart Hall, Juliet Mitchell ve Edward Said.

Kitabın yazarları ise şöyle: Richard Polt, Michel Richardson, Nick Crossley, Douglas Kellner, Andrew Bowie, Graeme Gilloch, Patrick Baert, Ann Branaman, Bryan S. Turner, Stephen Katz, Victor Jeleniewski Seidler, Christina Howells, Kelly Oliver, Caroline Bainbridge, Mike Gane, Paul Patton, John Armitage, Rob Shields, Kathleen Blamey, Jakob Arnoldi, Francis Dupuis-Déri, Marcos Anvelovici, Geoffrey Gershenson, Michelle Williams, Anthony Elliott, Nick Stevenson, Bridget Fowler, Barry Smart, Joseph Schneider, Patricia Ticineto Clough, Sean Homer, Chris Rojek ve Sarah Wright.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler, derleyen: Anthony Elliott ve Bryan S. Turner, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, sosyoloji, 566 sayfa

Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler (2017)

Yirminci yüzyılın en önemli sosyolog ve düşünürlerinden Zygmunt Bauman ile yapılmış aydınlatıcı bir söyleşi.

Söyleşinin en büyük katkısı, Bauman’ın hem bir insan hem de düşünür olarak nitelikli bir portresini sunması.

Burada, Bauman entelektüel rehberliği eşliğinde, edebiyattan sosyolojiye ve felsefeye uzanan farklı disiplinlerle, ayrıca Gramsci’den Borges’e, Calvino’dan Marx’a, Castoriadis’ten Levinas’a pek çok yazar ve düşünürle karşılaşıyoruz.

Bauman söyleşisinde, modernlik, postmodern durum, akışkan dünya, öteki, ahlak, antisemitizm ve allosemitizm gibi pek çok kavram üzerine yeniden düşünüyor.

Kitap, Bauman’ın kişiliğine ve düşünce sistemine dair bizi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çağdaş düşüncenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla kat ettiği seyrin derli toplu bir sunumunu da izleyebiliyoruz.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler, çeviren: Mesut Hazır, Heretik Yayıncılık, söyleşi, 192 Sayfa