Arjun Appadurai – Küçük Sayılardan Korkmak (2008)

Antropolog-sosyolog Arjun Appadurai, alt başlığı ‘Öfkenin Coğrafyası Üzerine Bir Deneme’ olan ‘Küçük Sayılardan Korkmak’ta,  küreselleşmenin kültürel boyutlarını inceliyor ve küeselleşmenin kapsamlı bir eleştirel çözümlemesini sunuyor.

Appadurai küreselleşmeyi, sadece ekonomik, finansal kapitalizm ve teknolojilerde yaşanan ilerleme çerçevesinden değil; yarattığı eşitsizlikler ve dışlamalar ile şiddeti ve öfkeyi tetiklemesi yönleriyle ele alıyor.

Küreselleşmenin bir “öfke coğrafyası” yarattığını söyleyen Appadurai, bu coğrafyaya eğilerek, okuru, küreselleşmenin karanlık yüzünü görmeye davet ediyor.

Kitabın önsözü de, Fuat Keyman imzalı.

  • Künye: Arjun Appadurai – Küçük Sayılardan Korkmak, çeviren: Ferit Burak Aydar, Timsah Kitap, siyaset, 119 sayfa

Michel Foucault – Öznellik ve Hakikat (2017)

Michel Foucault düşüncesini daha iyi kavramak açısından büyük önem arz eden Collège de France’taki dersleri, bu kitapta.

Foucault’nun, özellikle ‘Cinselliğin Tarihi’ adlı kült eserinin ikinci ve üçüncü ciltlerine temel teşkil etmesiyle önem arz eden bu kitabında,

  • Antik Yunan’da paranın tesisi,
  • On sekizinci yüzyıl Fransa şehirciliği,
  • Psikiyatrik iktidar,
  • Devlet aklı,
  • Hıristiyan öznellik biçimleri,
  • Neoliberalizmin insan kavrayışı,
  • Meselin Ortaçağ’da ve on altıncı yüzyılda aldığı biçimler,
  • Hakikat ve özne arasındaki ilişkinin biçimleri,
  • Antikçağ’ın cinselliği sorunsallaştırma biçimleri,
  • Tekeşli cinsellik etiğinin ilkeleri,
  • Batı toplumlarının oto-analiz kategorileri olarak “paganlık”, “Yahudi-Hıristiyan” ve “kapitalizm” kavramları,
  • Hıristiyan cinsel ahlakının Stoacılıkta önceden mevcut olması meselesi,
  • Evliliğin değer kazanması ve zinanın tanımı,
  • Genç erkeklerde ilişkinin sorunsallaştırılması,
  • Modernliğin “cinsellik” ve “arzu”yu inşa edişinin altındaki dinamikler,
  • Ve arzunun doğuşu gibi konular ele alınıyor.

Kitap, özellikle, Foucault’nun tarihsel materyalleri nasıl ustaca işlediğini ve bilhassa felsefeyle tarih arasındaki bağı nasıl ördüğünü gözler önüne sermesiyle ayrıca önemli.

  • Künye: Michel Foucault – Öznellik ve Hakikat, çeviren: Sibel Yardımcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 335 sayfa, 2017

Kolektif – Sosyal Yardım Alanlar (2018)

2000’li yıllar Türkiye’sinde ekonomi, siyaset, sosyal politika ve işgücü piyasası yeniden biçimlenirken, bu alanların kesişim kümesinde belki de en çok yer kaplayan uygulamalardan biri sosyal yardımlar oldu.

Özellikle AKP iktidarıyla birlikte, sosyal yardımlar ve sosyal yardım alanlar, Türkiye’de başlı başına bir toplumsal ve siyasi olgu haline gelmeye başladı, fakat bunun bilimsel araştırma gündemine girebildiği örnekler azdır.

Bu yöndeki boşluğu doldurmaya aday elimizdeki nitelikli derleme ise, Ankara’nın farklı mahallelerinde yapılmış derinlemesine görüşmeler yoluyla, nitel ve nicel açıdan sosyal yardımları ve sosyal yardım alanları inceliyor.

Kitapta,

  • Vatandaş ve toplumsal sınıf olarak yoksullar,
  • Türkiye’de sosyal yardımların niteliğinin yasal ve toplumsal temelleri,
  • İslamcı refah rejimi ve siyaset arasındaki ilişkinin geçmişten bugüne dönüşümü,
  • Sosyal yardımların toplumsal cinsiyetli doğası bağlamında cinsiyetçi işbölümünün yeniden üretimi,
  • “Bir paket makarna”nın öz saygı düzeyine etkisi ve klientalizm,
  • Nakit açığını kapatan bir gelir türü ve geçim aracı olarak sosyal yardım,
  • Ve sosyal yardımla geçinmeye çalışan işsiz ve yarı işsizler gibi, önemli konular irdeleniyor.

Sosyal yardımların toplumsal, bireysel ve nihayetinde siyasi temellerini daha sarih görmek açısından çok iyi bir çalışma.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Serdal Bahçe, Utku Balaban, Özge Sanem Özateş Gelmez, Elif Hacısalihoğlu, Recep Kapar, Emirali Karadoğan, Ahmet Haşim Köse, Denizcan Kutlu ve Gülcan Urhan.

  • Künye: Kolektif – Sosyal Yardım Alanlar: Emek, Geçim, Siyaset ve Toplumsal Cinsiyet, derleyen: Denizcan Kutlu, İletişim Yayınları, siyaset, 408 sayfa, 2018

Kerim Edinsel – Sosyolojik Düşünme ve Çözümleme 1 (2015)

Auguste Comte, Herbert Spencer, Karl Marx, Friedrich Engels, Emile Durkheim ve Max Weber…

Kerim Edinsel, 19. yüzyıl Avrupa’sında insanın kendisiyle ve toplumla ilişkilerini irdelemiş bu altı büyük düşünürün, başka bir deyişle “klasik dönem” sosyoloğunun çalışmalarını kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Sosyoloji bölümü öğrencileri için biçilmiş kaftan.

  • Künye: Kerim Edinsel – Sosyolojik Düşünme ve Çözümleme 1, Kabalcı Yayınları

Tanıl Bora – Türkiye’nin Linç Rejimi (2008)

Tanıl Bora ‘Türkiye’nin Linç Rejimi’nde, Türkiye’de son yıllarda rutinleşecek denli artış gösteren linç eğilimlerini irdeliyor.

Yetkililerin linç girişiminde bulunan güruhlara hoşgörüyle yaklaşmasının, linçin olağanlaşmasının en önemli nedeni olduğunu söyleyen Bora, kitabında, Türkiye’de son yıllarda artış gösteren linççi parlamalara odaklanıyor, Türk linççiliğini Nazi Almanya’sı örneğiyle kıyaslıyor ve Kurtlar Vadisi’nden hareketle, şiddetin sıradan insanlar üzerinden nasıl çoğaltıldığını inceliyor.

Kitabın sonunda, son yıllardaki linç girişimlerinin korkutucu bir dökümü de yer alıyor.

  • Künye: Tanıl Bora – Türkiye’nin Linç Rejimi, Birikim Yayınları, siyaset, 72 sayfa

 

Claude Lévi-Strauss – Uzaktan Yakından (2018)

Claude Lévi-Strauss’un hayatını ve sistemini kendi ağzından yazar Didier Eribon’a anlattığı “De près et de loin”, nihayet ‘Uzaktan Yakından’ adıyla Türkçeye kazandırıldı.

“İlkel denen halkların düşüncesiyle bizimki arasında bir uçurum olmadığını göstermek istiyordum.” diyen Lévi-Strauss, ilk olarak hayatının dönüm noktalarını ve tanıklıklarını anlatarak söyleşiye başlıyor.

Kitabın devamında ise,

  • Brezilya’da yerli kabileleri arasında yaptığı saha araştırmaları,
  • İkinci Dünya Savaşı başında askere alınması,
  • Yahudi Soykırımı’ndan kurtulması,
  • Fransız gerçeküstücülerle ilişkileri,
  • Amerika zamanları,
  • New York’taki bohem yaşam,
  • Collège de France günleri,
  • Ve Paris’te Yapısalcılığın kuruluşu gibi, düşünürün hayatından pek çok önemli aşama karşımıza çıkıyor.

Çalışmanın devamında ise, karşımıza düşünürün önemli etkiler bırakmış kitapları ve düşünceleri çıkıyor.

Lévi-Strauss’un ırk ve politika, edebiyat, resim, müzik ve seslerle ilgili fikirlerini izlemek ise, oldukça keyifli ve aydınlatıcı.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Uzaktan Yakından, söyleşi: Didier Eribon, çeviren: Haldun Bayrı, Metis Yayınları, antropoloji, 256 sayfa, 2018

Brenda Schaffer – Sınırlar ve Kardeşler (2008)

Brenda Schaffer ‘Sınırlar ve Kardeşler’de, Azerbaycanlı kimliğini tarihten günümüze uzanan bir süreçte, köken, kültür, din, dil, siyaset ve nüfus dağılımı çerçevesinde inceliyor; siyasi, edebi süreli yayınlar ile radyo ve televizyon yayınlarından da örnekler vererek, Azerbaycanlı kimliği konusundaki tartışmalara katkıda bulunuyor.

Schaffer, İran İslam Devrimi’ni, Sovyetlerin dağılmasını ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilk on yılının büyük çoğunluğunu kapsayan, 1979-2000 arasında Azerbaycanlı ortak kimliğindeki eğilimleri irdeliyor, ayrıca bu iki toplumun karşılıklı ilişkisini ve etkileşimini ele alıyor.

  • Künye: Brenda Schaffer – Sınırlar ve Kardeşler, çeviren: Ali Gara ve Vüsal Kerimov, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 296 sayfa

Zygmunt Bauman ve Stanislaw Obirek – Dünyaya ve Kendimize Dair (2017)

Bir teolog ile sosyolog arasında, iyi ve kötü, parçalanmış benlik, modern çağın karmaşaları, insanın ve medeniyetin geleceği üzerine sağlam bir diyalog.

Birbirinden apayrı alanlarda çalışan iki kişinin karşılaşmasının dönüştürücü gücünü gözler ortaya koyan kitap, inançların ve dünya görüşlerinin dinamikleri, her şeyden çok da ruhani değişim sürecinin bir kez harekete geçtikten sonra duraklatılmasının olanaksızlığını gözler önüne seriyor.

Kitap,

  • İyi ve kötüye dair değişen tanımlarımızı,
  • Parçalanmış toplumların ve bireylerin hangi sorunlarla boğuştuğunu,
  • Seçimlerin sonuçlarıyla nasıl yüzleştiğimizi,
  • İnsan haysiyetini hangi değerleri gözeterek tanımlayabildiğimizi,
  • Arkadaşlık, bellek ve vicdan meselesinde pusulamızın ne olduğunu,
  • İnsanlar arasında sahici diyalog kurabilmenin yollarını,
  • Ve bunun gibi, okurunu çokça düşündürecek konu ve sorunları irdeliyor.

Kitaba, Aleksandra Jasińska-Kania da katkıda bulunmuş.

  • Künye: Stanislaw Obirek ve Zygmunt Bauman – Dünyaya ve Kendimize Dair, çeviren: Burcu Halaç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 256 sayfa, 2017

Asef Bayat – Sokak Siyaseti (2008)

Asef Bayat ‘Sokak Siyaseti’nde, 1979’daki İran İslam Devrimi başta olmak üzere, ülkedeki yoksul halkın, İran tarihindeki çalkantılı dönemlerindeki ayaklanmalarını inceliyor.

Kitabın en ilgi çeken yanı, siyasetin belli bir azınlığın tekelinde kaldığı üçüncü dünya ülkelerinde, sıradan insanların, bireylerin, ailelerin, gecekondu sakinlerinin, işsizlerin ve yeraltı dünyası sakinlerinin siyasetini, ya da tam adıyla sokak siyasetini, kapsamlı bir biçimde araştırmasıdır diyebiliriz.

Bayat, yoksulların siyaseti icra etmek için başvurdukları araçları, “aşağıdan gelen” muhalefetin, siyasi elitlerin nasıl üstesinden gelebildiğini İran örneği üzerinden anlatıyor.

  • Künye: Asef Bayat – Sokak Siyaseti: İran’da Yoksul Halk Hareketleri, çeviren: Soner Torlak, Phoenix Yayınları, siyaset, 334 sayfa

Deniz Bağrıaçık – Sorsana, Bizi Sevmiş mi? (2017)

Bir arkadaşımızın yanında yabancı bir dostunu görünce merakımız depreşir.

Acaba o yabancı bizi sevmiş midir?

Yeterince sıcakkanlı, yeterince misafirperver miydik?

Yemeklerimiz nasıldı?

Bizim hakkımızda neler düşünüyor?

Deniz Bağrıaçık, çok orijinal bir fikirden yola çıkan çalışmasında, Türkiye’de yaşayan “yerleşik yabancılar”ın ülkemize dair görüş ve değerlendirmelerini ortaya koyuyor.

Şu an bizde yaşamlarını sürdüren Amerika ve Avrupa’nın yanı sıra, Afrika, Japonya, Avusturalya, Yeni Zelanda, Ortadoğu, Latin Amerika gibi pek çok ülke ve farklı meslek gruplarından birçok kişiyle birebir görüşmelerle oluşan kitap, bu şehre sınırsız tutku duyanlar kadar, kaosta savrulanlar, Türk erkeklerinden yakınanlar, Türklerin çalışkanlığına, misafirperverliğine hayran kalanlar, bireylerin kent hayatında bile aile ilişkilerinin bu denli birbirine bağımlı olmasına hayret edenler ve Türk kadının cesaretine saygı duyanlara kadar çok geniş çerçevede ve zengin bir Türkiye portresi sunuyor.

Bu çalışma, öncelikle yabancıların gözünden bir Türkiye analizi okumak isteyen, başkalarının bizim hakkımızda tam olarak ne dediğini merak edenlere hitap ediyorsa da, aynı zamanda, tarafsız gözlem ve değerlendirmeler barındırmasıyla, şu an burada yaşayan yabancıların da Türkiye’yi daha iyi tanımasına vesile olacak.

  • Künye: Deniz Bağrıaçık – Sorsana, Bizi Sevmiş mi?, Yapı Kredi Yayınları, kültür, 224 sayfa, 2017