Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2014)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzaroti, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali, çeviren: Murat Erşen, Açılım Kitap

Madan Sarup – Post-yapısalcılık ve Postmodernizm: Eleştirel Bir Giriş (2017)

Postmodern felsefe, temelde birbirinden çok farklı felsefelerin bir araya gelebildiği, farklı yönelimlerin aynı potada eritildiği, fakat bu yönüyle de bütünlüğü olmayan bir felsefi akım olarak kabul edilir.

Madan Sarup da, yeniden yayımlanan bu önemli çalışmasında, post-yapısalcı ve postmodern felsefenin tanınmasını sağlamış önde gelen isimlerin düşüncelerini adım adım ve eleştirel bir gözle takip ediyor.

Sarup’un burada ele aldığı düşünürler şöyle: Jacques Lacan, Jacques Derrida, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Felix Guattari, Hélène Cixous, Luce Irigaray, Julia Kristeva, Jean-François Lyotard ve Jean Baudrillard.

Kitapta,

  • Lacan ve psikanaliz,
  • Derrida ve yapısöküm,
  • Foucault ve toplum bilimleri,
  • Günümüzde post-yapısalcılık içindeki birtakım yönelimler,
  • Cixous, Irigaray, Kristeva’nın feminist kuramları,
  • Lyotard ve postmodernizm,
  • Ve Baudrillard ve birtakım kültürel pratikler gibi konular ele alınıyor.

“Post-modern düşüncenin, modern düşünce geleneğini ortadan kaldırmaya yönelik gizli bir gündemi olmadığı gibi, söz konusu geleneğin mirasını yok etmeye soyunmak gibi bir amacı da yoktur,” diyen Sarup, yukarıdaki düşünürlerin katkılarını detaylı bir şekilde serimlemekle kalmıyor, aynı zamanda bu düşünürlere yöneltilmiş belli başlı eleştirileri de ele alıp değerlendiriyor.

  • Künye: Madan Sarup – Post-yapısalcılık ve Postmodernizm: Eleştirel Bir Giriş, çeviren: Abdülbaki Güçlü, Pharmakon Yayınevi, felsefe, 279 sayfa

Jason Read – Sermayenin Mikropolitikası (2014)

Bugünün kapitalist üretim tarzı ile öznelliğin üretimi arasında ne gibi bir ilişki var?

Jason Read bu önemli çalışmasında, hem Marx’ın kavramlarında öznelliğin üretimine ilişkin ipuçlarını arıyor hem de Michel Foucault, Étienne Balibar, Jacques Rancière, Antonio Negri, Mario Tronti, Paolo Virno ve Maurizio Lazzarato’nun kışkırtıcı metinlerinde bunun nasıl boyutlandırılıp geliştirildiğini araştırıyor.

  • Künye: Jason Read – Sermayenin Mikropolitikası, çeviren: Ayşe Deniz Temiz, Metis Yayınları

Ian Marsh – İntihar: Foucault, Tarih ve Hakikat (2017)

İntihar önceleri yalnızca dinin ve ahlakın konusu iken psikiyatrinin gelişimiyle birlikte nasıl adım adım bilimin konusu olmaya başladı?

Michel Foucault’nun fikirlerinden yola çıkan Ian Marsh, bu dönüşümün dinamiklerini ortaya koyuyor ve intiharın bilimsel macerasının nitelikli bir dökümünü yapıyor.

Kitap bunu yaparken sosyoloji ve tarihin alanlarında uzun ve keyifli bir yolculuğa çıkıyor.

İntihar alanındaki düşünce ve uygulamaların tarihinin, Marsh’ın asıl çalışma alanlarından biri olduğunu da belirtelim.

  • Künye: Ian Marsh – İntihar: Foucault, Tarih ve Hakikat, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları, sosyoloji, 360 sayfa

Kolektif – Heidegger Paris’te (2014)

Sartre’dan Deleuze’e, Merleau-Ponty’den Foucault’ya ve Derrida’ya, Fransa’da Heidegger felsefesinin alımlanışı…

Çalışma, hem Heidegger’in son dönem Fransız fikriyatına ne denli önemli etkide bulunduğunu hem de Heidegger düşüncesinin Fransa’daki yeniden okuma stratejileriyle nasıl zenginleştiğini görmek için iyi bir vesile.

  • Künye: Kolektif – Heidegger Paris’te, derleyen: Sadık Erol Er, Otonom Yayıncılık

Paul Veyne – Foucault (2014)

Foucault’nun dostundan, O’nun kişiliği ve düşüncesinin derinlikli analizi…

Paul Veyne bununla da sınırlı kalmıyor: Foucault’nun 68 düşüncesine bağlı, yapısalcı, görececi veya tarihselci bir düşünür olmadığını, daha ziyade tam bir kuşkucu olduğunu savunarak, düşünüre dair algılarımızla yeniden yüzleşmemiz çağrısında bulunuyor.

  • Künye: Paul Veyne – Foucault, çeviren: Işık Ergüden, Alfa Yayınları

Michel Foucault – Hermenötiğin Kökeni: Kendilik Hakkında, Dartmouth Konferansları, 1980 (2017)

Michel Foucault’nun Dartmouth College’da verdiği iki konferansın dökümlerinden oluşan elimizdeki çalışma, düşünürün külliyatına önemli bir katkı.

Bu konferanslarda ağırlıklı olarak kendilik problemine odaklanan Foucault, yine kendine has tarihsel bakışıyla,

  • Eski Yunan ve Roma dönemindeki kendilik yöntemlerini,
  • Kendilik probleminin tarih içindeki dönüşümlerini,
  • Hakikat ve öznelliği,
  • Kendiliğin karakteri inşa etme sürecindeki gelişim ve dönüşümlerini,
  • Ve modern öznenin soykütüğünü tartışıyor.

Kitabın bir diğer önemi de, Foucault’yla yapılmış ve daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış iki söyleşiyi barındırması.

  • Künye: Michel Foucault – Hermenötiğin Kökeni: Kendilik Hakkında, Dartmouth Konferansları, 1980, çeviren: Şule Çiltaş Solmaz, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 144 sayfa

Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (2017)

Son yıllarda kavramsal ve kurumsal dönüşümlere dair giderek artan bir farkındalık ortaya çıktı.

Elimizdeki kitap da, son yirmi-otuz yılda toplumsal ve siyasal tartışmalara hâkim olan 35 düşünüre dair eleştirel tartışmalar içeriyor.

Bu figürlerin sosyolog, tarihçi, felsefeci, psikanalist ve siyaset kuramcılarına uzanan geniş bir alana yayılması ise, kitabın kapsamlı kılan başlıca husus.

Kitapta, Jürgen Habermas’tan Jacques Derrida’ya, Julia Kristeva’dan Fredric Jameson’a, Richard Rorty’den Luce Irigaray’a, Michel Foucault’dan Erving Goffman’a ve Edward Said’ten Zygmunt Bauman’a kadar birçok önemli ismin katkıları güncel tartışmalar da gözetilerek eleştirel bir perspektifle ele alınıyor.

Kitap, öznellik, psikanaliz, feminizm, modernite, postmodernite, küreselcilik, Marksizm, post-Marksizm, postkolonyalizm ve Queer kuramı gibi, toplum bilim alanını etkilemiş önemli kavram ve konuları da detaylı bir bakışla açıklıyor.

Çalışma, toplum bilimine yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar, bu alandaki güncel tartışmaları takip etmek isteyenlere de fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

Kitapta düşünceleri ele alınan isimler şunlar: Martin Heidegger, Georges Bataille, Maurice Merleau-Ponty, Herbert Marcuse, Theodor Adorno, Walter Benjamin, Jürgen Habermas, Erving Goffman, Peter Berger, Michel Foucault, Jean-François Lyotard, Jacques Lacan, Jacques Derrida, Roland Barthes, Julia Kristeva, Luce Irigaray, Jean Baudrillard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Paul Virilio, Henri Lefebvre, Paul Ricoeur, Niklas Luhmann, Charles Taylor, Richard Rorty, Nancy Chodorow, Anthony Giddens, Ulrich Beck, Pierre Bourdieu, Zygmunt Bauman, Donna J. Haraway, Fredric Jameson, Stuart Hall, Juliet Mitchell ve Edward Said.

Kitabın yazarları ise şöyle: Richard Polt, Michel Richardson, Nick Crossley, Douglas Kellner, Andrew Bowie, Graeme Gilloch, Patrick Baert, Ann Branaman, Bryan S. Turner, Stephen Katz, Victor Jeleniewski Seidler, Christina Howells, Kelly Oliver, Caroline Bainbridge, Mike Gane, Paul Patton, John Armitage, Rob Shields, Kathleen Blamey, Jakob Arnoldi, Francis Dupuis-Déri, Marcos Anvelovici, Geoffrey Gershenson, Michelle Williams, Anthony Elliott, Nick Stevenson, Bridget Fowler, Barry Smart, Joseph Schneider, Patricia Ticineto Clough, Sean Homer, Chris Rojek ve Sarah Wright.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler, derleyen: Anthony Elliott ve Bryan S. Turner, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, sosyoloji, 566 sayfa

Edward W. Soja – Postmodern Coğrafyalar: Eleştirel Toplumsal Teoride Mekânın Yeniden İleri Sürülmesi (2017)

Mekânın zamanla ilişkisini irdeleyen ve mekânı içerecek bir eleştirel toplumsal teori üzerine düşünen bir çalışma.

Edward W. Soja, çağdaş toplumsal teori ve analizde eleştirel bir mekânsal perspektifin yeniden yerleştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Soja öncelikle şu saptamayı yapıyor:

Zaman ve tarih, Batı Marksizminin ve eleştirel beşeri bilimlerin pratik ve teorik bilincinde yüz yıldır imtiyazlı bir konuma sahip ve bu süreçte tarihin nasıl yapıldığını bilmek de, özgürleştirici bilginin ve pratik siyasi bilincin öncelikli kaynağıydı.

Soja bu saptamadan yola çıkarak, zamandan çok mekânı öne çıkarıyor ve bu bağlamda kendi teorisini “tarihin yapımı”ndan ziyade “coğrafyanın yapımı” üzerine bina ediyor.

Kitap, Michel Foucault, John Berger, Fredric Jameson, Anthony Giddens, Ernest Mandel ve Henri  Lefebvre’in fikirlerine başvurarak eleştirel toplumsal teorinin düşünsel tarihini mekân, zaman ve toplumsal varlığın yanı sıra coğrafya, tarih ve toplumun değişken diyalektiklerini  kapsayacak  şekilde  yeniden  yazarak  geleneksel  anlatıyı mekânsallaştırıyor.

Kitabın ilk iki bölümünde, mekânı konu edinen bir yorumbilgisinin ikincil konuma düşürülmesinin izleri, tarihselciliğin on dokuzuncu yüzyıla uzanan köklerine ve ardı sıra gelişen Batı Marksizmiyle eleştirel beşeri bilimlere dek sürülüyor.

Üçüncü ve dördüncü bölümlerde, toplumsal ve mekânsal diyalektiğin, kentsel olanın teorik özelliğinin ve kapitalizmin varlığını sürdürmesinde coğrafi eşitsiz gelişimin hayati rolüne odaklanıyor.

Beşinci bölüm, yeni bir mekânsal perspektif kazanmış Nicos Poulantzas’ın, Batı Marksizm tarihini belirleyen mekân ve zamana dair yanılsamalar üzerine yaptığı gözlemleri ontolojik bir gözle yorumluyor.

Soja, çalışmasının son bölümünde ise, günümüz Los Angeles’ının post-Fordist peyzajında sahnelenmekte olan kentsel yeniden yapılandırmanın siyasal iktisadını ana hatlarıyla çiziyor.

  • Künye: Edward W. Soja – Postmodern Coğrafyalar: Eleştirel Toplumsal Teoride Mekânın Yeniden İleri Sürülmesi, çeviren: Yunus Çetin, Sel Yayıncılık, kent çalışmaları, 352 sayfa

Michel Foucault (ed.) – XIX. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti (2007)

  • XIX. YÜZYILDA BİR AİLE CİNAYETİ, editör: Michel Foucault, çeviren: Erdoğan Yıldırım ve Alev Özgüner, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 330 sayfa

xix-yuzyilda

XIX. yüzyılın Fransa’sında annesini, kız kardeşini ve erkek kardeşini öldüren Pierre Rivierè, hapishanedeyken hatıralarını kaleme almıştı. Dönemin Fransa’sında, bu cinayetleri işleyen Rivierè’in akıl hastası mı, yoksa bir canavar mı olduğu hararetli bir şekilde tartışılmış ama nihayetinde bir türlü ortak karara da varılamamıştı. İşte bu hatıralar, psikiyatri ve suça yönelik adalet arasındaki ilişkilerin tarihi üzerine araştırma yapmak amacıyla yola çıkan Foucault ve arkadaşlarının başlıca çalışma konusu olur. Kitap, Foucault’nun zayıfların, akıl hastalarının ve sapkınların hayatlarını anlamaya çalıştığı düşünsel yolculuğunun en önemli uğraklarından biri.