Douglas Spencer – Neoliberalizmin Mimarlığı (2018)

Kimi mimar ve mimarlık kuramcıları, kendilerini mimarlığa yeni ve özgürleştirici bir yön kazandıran birer öncü gibi göstermek amacıyla Deleuze ve Guattari’ye ait kavramsal sözdağarcığını nasıl suistimal ediyor?

Başka bir deyişle Zaha Hadid, Patrik Schumacher, Rem Koolhaas ve Greg Lynn Spencer gibi bugün mimarlık alanının şöhretli isimlerinin ortaya koydukları, özünde neoliberal düşünceyle nasıl bir ortaklık kurdu?

Şehircilik tarihi ve kuramı ile mimarlık üzerine uzun yıllardır ders vermekte olan Douglas Spencer bu önemli çalışmasında, çağdaş mimarlıktaki egemen düşünce ve uygulamaların neoliberal yönetim teknikleriyle nasıl bir ittifak kurduğunu gözler önüne seriyor.

Spencer, “mimari Deleuze’cülük”ün hem yazılı söylemini yakın bir okumaya tabi tutuyor, hem de inşa edilmiş projelerini analiz ederek aslında bunların, özgürleştirici olmak şöyle dursun, neoliberal özneleştirme gündemine alet olduğunu ortaya koyuyor.

Kitap bunun yanı sıra, mimarlıkta post-eleştirel ve “projeci” görüşün gelişimini ve bunun hayata geçirilmesi için mimarlık kuramına nasıl yeni bir biçim ve amaç kazandırıldığını ele alıyor.

Ayrıca mimarlıkta kendiliğinden organizasyona, karmaşıklığa ve oluşuma ilişkin genel modeller üzerinde, özellikle de bunların neoliberalizme ait “hakikat oyunları”nın inşasında nasıl rol oynadığı üzerinde duruyor.

Spencer, buna ilaveten, son zamanlarda mimarlık söylemine hâkim olan duygulanım kuramlarını eleştirel bir bakışla ele alarak, yapılı çevreyle ilgili dolayımsız ve post-linguistik deneyimlerin olumlanmasını sorguluyor.

Spencer, aynı zamanda, Foucault’nun izinden giderek “öznelliğin üretimi” dediği mesele bağlamında, neoliberalizmin verimli bir iktidar ve denetim modeli ve aracı olarak işleyişini anlamaya ve ortaya sermeye çalışıyor; neoliberalizmi, kapitalizmin hiç değişmeyen asli “doğasının” gem vurulamayan aşırı bir dışavurumu gibi sunmaktansa, bir iktisadi düşünce ekolü olarak kavramaya çalışıyor.

Bu minvalde hem Foucault’nun “Biyopolitikanın Doğuşu” üzerine derslerini, hem de daha yakın zamanlarda bu dersler üzerinden çalışmalarını geliştiren Christian Laval, Pierre Dardot ve Philip Mirowski gibi yazarların yazılarını esas alan Spencer, Zaha Hadid Architects, Foreign Office Architects, Rem Koolhaas/OMA gibi önemli mimari projeleri bu bağlamda analiz ediyor.

  • Künye: Douglas Spencer – Neoliberalizmin Mimarlığı: Çağdaş Mimarlığın Denetim ve İtaat Aracına Dönüşme Süreci, çeviri: Akın Terzi, İletişim Yayınları, mimari, 304 sayfa, 2018

Kolektif – Göçebe Düşünmek (2014)

Gilles Deleuze felsefesinin sınırlarında gezinen, düşünürün belli başlı kavramlarını serimleyen makaleler.

Kitapta, Deleuze’den yola çıkılarak irdelenen kimi konular şöyle:

  • Yaratıcılık ve öznellik,
  • Aşkınlık, aşkınsallık ve içkinlik,
  • Deleuze’un anti-Hegelciliği,
  • Organlı/organsız toplum,
  • Deleuze ve Guattari’de postkolonyalizm,
  • Bilim ve siyasetin yöntemsel birliği,
  • Temsil’den Kaçış’a minör siyaset,
  • Deleuze’un sinema kuramı,
  • Deleuze’un şizo-ensest kavramı,
  • Minör edebiyat…

Kitabın bir diğer artısı ise, tümüyle Türkçe telif bir eser oluşu.

  • Künye: Kolektif – Göçebe Düşünmek, hazırlayan: Ahmet Murat Aykaç ve Mustafa Demirtaş, Metis Yayınları

Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2014)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzaroti, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali, çeviren: Murat Erşen, Açılım Kitap

Madan Sarup – Post-yapısalcılık ve Postmodernizm: Eleştirel Bir Giriş (2017)

Postmodern felsefe, temelde birbirinden çok farklı felsefelerin bir araya gelebildiği, farklı yönelimlerin aynı potada eritildiği, fakat bu yönüyle de bütünlüğü olmayan bir felsefi akım olarak kabul edilir.

Madan Sarup da, yeniden yayımlanan bu önemli çalışmasında, post-yapısalcı ve postmodern felsefenin tanınmasını sağlamış önde gelen isimlerin düşüncelerini adım adım ve eleştirel bir gözle takip ediyor.

Sarup’un burada ele aldığı düşünürler şöyle: Jacques Lacan, Jacques Derrida, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Felix Guattari, Hélène Cixous, Luce Irigaray, Julia Kristeva, Jean-François Lyotard ve Jean Baudrillard.

Kitapta,

  • Lacan ve psikanaliz,
  • Derrida ve yapısöküm,
  • Foucault ve toplum bilimleri,
  • Günümüzde post-yapısalcılık içindeki birtakım yönelimler,
  • Cixous, Irigaray, Kristeva’nın feminist kuramları,
  • Lyotard ve postmodernizm,
  • Ve Baudrillard ve birtakım kültürel pratikler gibi konular ele alınıyor.

“Post-modern düşüncenin, modern düşünce geleneğini ortadan kaldırmaya yönelik gizli bir gündemi olmadığı gibi, söz konusu geleneğin mirasını yok etmeye soyunmak gibi bir amacı da yoktur,” diyen Sarup, yukarıdaki düşünürlerin katkılarını detaylı bir şekilde serimlemekle kalmıyor, aynı zamanda bu düşünürlere yöneltilmiş belli başlı eleştirileri de ele alıp değerlendiriyor.

  • Künye: Madan Sarup – Post-yapısalcılık ve Postmodernizm: Eleştirel Bir Giriş, çeviren: Abdülbaki Güçlü, Pharmakon Yayınevi, felsefe, 279 sayfa

Félix Guattari – Kaçış Çizgileri (2014)

Küresel kapitalizm çağında, yeni bir mücadele ya da örgütlenme biçimi mümkün müdür?

Bu sorunun peşine düşen militan felsefeci Félix Guattari, toplumun her tabakasına nüfuz ederek minyatürleşmiş ve bu yönüyle kendini adeta görünmez kılmış iktidarı deşifre ederek özgürleştirici bir mikro-politikanın olanakları üzerine düşünüyor.

  • Künye: Félix Guattari – Kaçış Çizgileri, çeviren: Işık Ergüden, Otonom Yayınları

Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (2017)

Son yıllarda kavramsal ve kurumsal dönüşümlere dair giderek artan bir farkındalık ortaya çıktı.

Elimizdeki kitap da, son yirmi-otuz yılda toplumsal ve siyasal tartışmalara hâkim olan 35 düşünüre dair eleştirel tartışmalar içeriyor.

Bu figürlerin sosyolog, tarihçi, felsefeci, psikanalist ve siyaset kuramcılarına uzanan geniş bir alana yayılması ise, kitabın kapsamlı kılan başlıca husus.

Kitapta, Jürgen Habermas’tan Jacques Derrida’ya, Julia Kristeva’dan Fredric Jameson’a, Richard Rorty’den Luce Irigaray’a, Michel Foucault’dan Erving Goffman’a ve Edward Said’ten Zygmunt Bauman’a kadar birçok önemli ismin katkıları güncel tartışmalar da gözetilerek eleştirel bir perspektifle ele alınıyor.

Kitap, öznellik, psikanaliz, feminizm, modernite, postmodernite, küreselcilik, Marksizm, post-Marksizm, postkolonyalizm ve Queer kuramı gibi, toplum bilim alanını etkilemiş önemli kavram ve konuları da detaylı bir bakışla açıklıyor.

Çalışma, toplum bilimine yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar, bu alandaki güncel tartışmaları takip etmek isteyenlere de fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

Kitapta düşünceleri ele alınan isimler şunlar: Martin Heidegger, Georges Bataille, Maurice Merleau-Ponty, Herbert Marcuse, Theodor Adorno, Walter Benjamin, Jürgen Habermas, Erving Goffman, Peter Berger, Michel Foucault, Jean-François Lyotard, Jacques Lacan, Jacques Derrida, Roland Barthes, Julia Kristeva, Luce Irigaray, Jean Baudrillard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Paul Virilio, Henri Lefebvre, Paul Ricoeur, Niklas Luhmann, Charles Taylor, Richard Rorty, Nancy Chodorow, Anthony Giddens, Ulrich Beck, Pierre Bourdieu, Zygmunt Bauman, Donna J. Haraway, Fredric Jameson, Stuart Hall, Juliet Mitchell ve Edward Said.

Kitabın yazarları ise şöyle: Richard Polt, Michel Richardson, Nick Crossley, Douglas Kellner, Andrew Bowie, Graeme Gilloch, Patrick Baert, Ann Branaman, Bryan S. Turner, Stephen Katz, Victor Jeleniewski Seidler, Christina Howells, Kelly Oliver, Caroline Bainbridge, Mike Gane, Paul Patton, John Armitage, Rob Shields, Kathleen Blamey, Jakob Arnoldi, Francis Dupuis-Déri, Marcos Anvelovici, Geoffrey Gershenson, Michelle Williams, Anthony Elliott, Nick Stevenson, Bridget Fowler, Barry Smart, Joseph Schneider, Patricia Ticineto Clough, Sean Homer, Chris Rojek ve Sarah Wright.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler, derleyen: Anthony Elliott ve Bryan S. Turner, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, sosyoloji, 566 sayfa

Kolektif – Yapılar, Sistemler, Süreçler (2017)

Çağdaş Marksist düşünce, farklı kaynaklardan beslenme ve bu düşünce yapılarıyla diyaloga girerek onlardan öğrendikleriyle yoluna devam etme becerisine sahip.

Elimizdeki bu nitelikli kitap da, Marksist düşünceyi güncel görüşler bağlamında sorgulamaya açarak sağlam bir felsefi ve siyasal tartışma sunuyor.

Kitabın, bu bağlamda irdelediği kimi konular şöyle:

  • Teknolojik değişim,
  • Yeni jeopolitik oluşumlar,
  • Yeni ekonomi,
  • Güvencesizlik,
  • Neoliberalleşme,
  • Ekoloji

Bu güncel meseleleri kuram açısından irdeleyen kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Félix Guattari, Eric Alliez, Moishe Postone, Alan Lipietz, Paulin Hountondji, Maurizio Lazzarato, Silvia Federici ve Arif Dirlik.

  • Künye: Kolektif – Yapılar, Sistemler, Süreçler, hazırlayan: Andrew Pendakis, Jeff Diamanti, Nicholas Brown, Josh Robinson ve Imre Szeman, çeviren: Soner Torlak, Dipnot Yayınları, siyaset, 206 sayfa

Ronald Bogue – Deleuze ve Guattari (2013)

  • DELEUZE VE GUATTARI, Ronald Bogue, çeviren: İsmail Öğretir ve Ali Utku, Otonom Yayıncılık, felsefe, 252 sayfa

DELEUZE

Ronald Bogue’nun çalışması, Gilles Deleuze ve Felix Guattari düşüncesinin edebi ve felsefi formunu açığa çıkarma girişimi. Bogue ilk olarak, Deleuze’ün ‘Nietzsche ve Felsefe’yle başlayan ve daha sonra ‘Fark ve Tekrar Anlamın Mantığı’yla gelişen Nietzscheci fark felsefesinin bir taslağını çiziyor. Yazar bu bağlama, Deleuze’ün Proust ve Sacher-Masoch üzerine edebi incelemelerini yerleştiriyor. Bogue devamında ise, düşünürün hacimli çalışması ‘Kapitalizm ve Şizofreni’nin ilk bölümünün sorgulamaları arasında Kafka üzerine edebi analizlerini de dikkate alarak, Deleuze ve Guattari’nin “şizoanalitik” düşüncesinin sınırlarını çiziyor.

Alan Sokal ve Jean Bricmont – Son Moda Saçmalar (2012)

  • SON MODA SAÇMALAR, Alan Sokal ve Jean Bricmont, çeviren: Barış Gönülşen, Alfa Yayınları, bilim, 416 sayfa

 SON

Fizik profesörü Alan Sokal ile fizikçi Jean Bricmont’un ‘Son Moda Saçmalar’ı, postmodern düşünce ve onun önemli temsilcileriyle giriştiği hesaplaşmayla, zamanında tartışma yaratmıştı. Her şey, Sokal’ın çağdaş postmodern kuramcıların anlaşılması imkânsız dilini alaya aldığı bir makaleyi, saygın kültür çalışmaları dergisi Social Text’te yayınlamasıyla başlamıştı. Sokal’ın Bricmont’la kaleme aldığı kitap ise tartışmayı daha üst boyutlara taşıyarak, Lacan, Baudrillard, Virilio, Kristeva, Deleuze ve Guattari gibi postmodern kuramcıların matematik ve fizik başta olmak üzere, bilimsel kavramları istismar ettiklerini savunuyor.

Franco “Bifo” Berardi – Ruh İşbaşında (2012)

Franco “Bifo” Berardi, “ruh”u maddeci bir yolla tartıştığı ‘Ruh İşbaşında’da, ruhun adım adım maruz kaldığı yabancılaşmayı araştırıyor.

Berardi bunu, 1960’lı yılların yabancılaşma ve bütünsellik gibi Hegelci kavramlarını, günümüzün biyopolitika ve arzunun psikopatolojileri gibi kavramlar çerçevesinden mukayese ederek yapıyor.

Yazar, bir yandan o dönemdeki felsefeyle emek kuramları arasındaki ilişkiyi tasvir ederken, öte yandan da Deleuze ve Guattari ile Baudrillard’ın düşüncelerinden hareketle, çalışma süreçlerinin ilerleyen bir biçimde zihinselleşmesini ve bunun ruhu iş süreçlerine tabi kılıp köleleştirişini araştırıyor.

  • Künye: Franco “Bifo” Berardi – Ruh İşbaşında, çeviren: Fırat Genç, Metis Yayınları, felsefe, 193 sayfa, 2012