Jacob Rogozinski – Ben ve Ten (2018)

Ben dışsal gerçeklik tarafından üretilen bir yanılsama mıdır?

Önde gelen çağdaş Fransız düşünürlerinden Jacob Rogozinski’nin bu kitabı, “ben” konusuna geniş bir çerçeveden bakmasıyla önemli.

Rogozinski kitabına, iki ego katili olarak tanımladığı Heidegger ve Lacan’ın düşüncelerini irdeleyerek başlıyor ve oradan da Descartes, Husserl, Merleau-Ponty ve Artaud’un fikirlerine uzanarak ben ile ben-olmayan arasındaki farkı çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Yazar bunu yaparken de, fenomenolojinin ve psikanalizin zengin mirasından olabildiğince yararlanıyor, ayrıca yaşam, ölüm, aşk ve nefret gibi varoluşun temel sorularıyla sıkı bir yüzleşmeye girişiyor.

Kitaptan alıntı:

“Yaşamın benim yaşamım olmaktan çıktığı ve kolektif bir antiteye aktarılmak üzere egonun içkinliğinden koparıldığı andan itibaren faşizmi uzaklarda aramamıza gerek kalmaz.”

“Direnmek bir ben’in değil, bir biz’in işidir: Bir halkın, bir sınıfın ya da diyelim ki bir çokluğun işidir.”

  • Künye: Jacob Rogozinski – Ben ve Ten: Ego-Analize Giriş, çeviren: Melis Aktaş, Pinhan Yayıncılık, psikoloji, 392 sayfa, 2018

Alenka Zupančič – Cinsellik Nedir? (2018)

Yüceltimi, genellikle ikame bir tatmin olarak düşünsek de, Lacan yüceltimin bastırmasız dürtü tatmini olduğunu iddia eder.

Başka bir deyişle, sevişmek yerine yazmak, resim yapmak, dua etmek ve konuşmak gibi eylemler, eksik olan cinsel tatminin yerini alan ikame tatminler değil, bu eylemlerden elde edilen tatmin bizatihi “cinsel”dir.

İşte, daha önce psikanaliz, felsefe ve komedi ilişkisini sorguladığı ‘Komedi: Sonsuzun Fiziği’ ve ‘Neden Psikanaliz’ kitaplarıyla hatırlanacak Alenka Zupančič de, bu saptamadan yola çıkarak cinselliğin doğası ve statüsü üzerine düşünmeye koyuluyor.

‘Cinsellik Nedir?’, cinsellik meselesine yaklaşım tarzımızda, bu meselenin psikanalizin tam anlamıyla felsefi problemlerinden biri olarak ele alınmasını öneriyor.

Zupančič, psikanalizde cinselliğin her şeyden önce gerçekliğe ait süreğen bir çelişkinin ifadesini oluşturan bir kavram olduğunu savunuyor.

Yazar ayrıca, cinselliğin nihai gerçeklik olarak değil, gerçekliğe ait bünyevi bir sapma ya da engel olması vasfıyla, ontolojik açıdan önemli olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Alenka Zupančič – Cinsellik Nedir?, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, psikanaliz, 224 sayfa, 2018

 

Hervé Castanet – Lacan’ı Anlamak (2017)

Jacques Lacan, Freud’un icadı olan psikanalize yaptığı katkılarla, bu kuramın tarihinde önemli bir yere sahip.

Zira kendisi, Freud’un karşılaştığı çıkmazları aşarak psikanalizi yeniden yorumlamıştı.

İşte bu kitap da, Lacan’ın psikanalize katkılarını açık seçik ortaya koymasıyla, alan için rehber niteliğinde bir çalışma.

Hervé Castanet, hem cinsellik, özne, dil, arzu ve dürtü gibi temel Lacancı kavramları açıklıyor hem de Lacan’ın psikanaliz kuramını ve bu kuramın uygulamada getirdiği yenilikleri sistematik bir şekilde sunuyor.

  • Künye: Hervé Castanet – Lacan’ı Anlamak, çeviren: Baturalp Aslan, Encore Yayınları, psikanaliz, 128 sayfa, 2017

Samo Tomšič – Kapitalist Bilinçdışı: Marx ve Lacan (2017)

Fransız psikanalist Jacques Lacan, Platon başta olmak üzere Descartes ve Hegel’den çokça etkilendi.

Kimilerine göre, Lacan’ın kuramında, Karl Marx’ın düşünceleri merkezi bir rol üstlenmemiştir.

Samo Tomšič ise, elimizdeki ilgi çekici çalışması ‘Kapitalist Bilinçdışı’nda, Lacan’daki Marx izlerinin kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Tomšič, Lacan’ın yapısal psikanalizini Marx’ın siyasal iktisada getirdiği eleştiriyle birlikte ele alıyor ve buradan hareketle bize, Freud’un kuramı ile Saussure ve Jakobson gibi yapısalcıların yaklaşımlarını da kompozisyona dâhil ettiği zengin bir tartışma sunuyor.

Bu sentez, bilinçaltının yapısıyla kapitalizmin yapısı arasındaki ilişkiyi psikanaliz, yapısalcılık ve siyasal iktisat eleştirisiyle harmanlıyor.

Tomšič, Lacan’ın 1960’ların sonunda Freud’a ikinci bir geri dönüşe kalkışmış olduğunu ve burada yapısalcı dilbilim göndermesinin Marx’ın siyasal iktisada yönelttiği eleştiriyle desteklendiğini savunuyor.

Kitap, Marx ve Lacan’ı, kapitalizm eleştirisi etrafında bir araya getirmesi, Lacan’ın düşüncesinin gelişimini ustaca izlemesi ve Marksizmin Lacancı psikanalize nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Samo Tomšič – Kapitalist Bilinçdışı: Marx ve Lacan, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, psikanaliz, 288 sayfa, 2017

 

Madan Sarup – Post-yapısalcılık ve Postmodernizm: Eleştirel Bir Giriş (2017)

Postmodern felsefe, temelde birbirinden çok farklı felsefelerin bir araya gelebildiği, farklı yönelimlerin aynı potada eritildiği, fakat bu yönüyle de bütünlüğü olmayan bir felsefi akım olarak kabul edilir.

Madan Sarup da, yeniden yayımlanan bu önemli çalışmasında, post-yapısalcı ve postmodern felsefenin tanınmasını sağlamış önde gelen isimlerin düşüncelerini adım adım ve eleştirel bir gözle takip ediyor.

Sarup’un burada ele aldığı düşünürler şöyle: Jacques Lacan, Jacques Derrida, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Felix Guattari, Hélène Cixous, Luce Irigaray, Julia Kristeva, Jean-François Lyotard ve Jean Baudrillard.

Kitapta,

  • Lacan ve psikanaliz,
  • Derrida ve yapısöküm,
  • Foucault ve toplum bilimleri,
  • Günümüzde post-yapısalcılık içindeki birtakım yönelimler,
  • Cixous, Irigaray, Kristeva’nın feminist kuramları,
  • Lyotard ve postmodernizm,
  • Ve Baudrillard ve birtakım kültürel pratikler gibi konular ele alınıyor.

“Post-modern düşüncenin, modern düşünce geleneğini ortadan kaldırmaya yönelik gizli bir gündemi olmadığı gibi, söz konusu geleneğin mirasını yok etmeye soyunmak gibi bir amacı da yoktur,” diyen Sarup, yukarıdaki düşünürlerin katkılarını detaylı bir şekilde serimlemekle kalmıyor, aynı zamanda bu düşünürlere yöneltilmiş belli başlı eleştirileri de ele alıp değerlendiriyor.

  • Künye: Madan Sarup – Post-yapısalcılık ve Postmodernizm: Eleştirel Bir Giriş, çeviren: Abdülbaki Güçlü, Pharmakon Yayınevi, felsefe, 279 sayfa

Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (2017)

Son yıllarda kavramsal ve kurumsal dönüşümlere dair giderek artan bir farkındalık ortaya çıktı.

Elimizdeki kitap da, son yirmi-otuz yılda toplumsal ve siyasal tartışmalara hâkim olan 35 düşünüre dair eleştirel tartışmalar içeriyor.

Bu figürlerin sosyolog, tarihçi, felsefeci, psikanalist ve siyaset kuramcılarına uzanan geniş bir alana yayılması ise, kitabın kapsamlı kılan başlıca husus.

Kitapta, Jürgen Habermas’tan Jacques Derrida’ya, Julia Kristeva’dan Fredric Jameson’a, Richard Rorty’den Luce Irigaray’a, Michel Foucault’dan Erving Goffman’a ve Edward Said’ten Zygmunt Bauman’a kadar birçok önemli ismin katkıları güncel tartışmalar da gözetilerek eleştirel bir perspektifle ele alınıyor.

Kitap, öznellik, psikanaliz, feminizm, modernite, postmodernite, küreselcilik, Marksizm, post-Marksizm, postkolonyalizm ve Queer kuramı gibi, toplum bilim alanını etkilemiş önemli kavram ve konuları da detaylı bir bakışla açıklıyor.

Çalışma, toplum bilimine yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar, bu alandaki güncel tartışmaları takip etmek isteyenlere de fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

Kitapta düşünceleri ele alınan isimler şunlar: Martin Heidegger, Georges Bataille, Maurice Merleau-Ponty, Herbert Marcuse, Theodor Adorno, Walter Benjamin, Jürgen Habermas, Erving Goffman, Peter Berger, Michel Foucault, Jean-François Lyotard, Jacques Lacan, Jacques Derrida, Roland Barthes, Julia Kristeva, Luce Irigaray, Jean Baudrillard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Paul Virilio, Henri Lefebvre, Paul Ricoeur, Niklas Luhmann, Charles Taylor, Richard Rorty, Nancy Chodorow, Anthony Giddens, Ulrich Beck, Pierre Bourdieu, Zygmunt Bauman, Donna J. Haraway, Fredric Jameson, Stuart Hall, Juliet Mitchell ve Edward Said.

Kitabın yazarları ise şöyle: Richard Polt, Michel Richardson, Nick Crossley, Douglas Kellner, Andrew Bowie, Graeme Gilloch, Patrick Baert, Ann Branaman, Bryan S. Turner, Stephen Katz, Victor Jeleniewski Seidler, Christina Howells, Kelly Oliver, Caroline Bainbridge, Mike Gane, Paul Patton, John Armitage, Rob Shields, Kathleen Blamey, Jakob Arnoldi, Francis Dupuis-Déri, Marcos Anvelovici, Geoffrey Gershenson, Michelle Williams, Anthony Elliott, Nick Stevenson, Bridget Fowler, Barry Smart, Joseph Schneider, Patricia Ticineto Clough, Sean Homer, Chris Rojek ve Sarah Wright.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler, derleyen: Anthony Elliott ve Bryan S. Turner, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, sosyoloji, 566 sayfa

Kolektif – Psikanalizin Yedi Büyüğü (2008)

Editörlüğünü J. D. Nasio’nun üstlendiği ‘Psikanalizin Yedi Büyüğü’, Sigmund Freud, Sándor Ferenczi, Georg Groddeck, Melanie Klein, Donald Woods Winnicott, Françoise Dolto ve Jacques-Marie Lacan’ın psikanalize yaptıkları katkıya odaklanıyor.

Yedi bölüme ayrılan kitapta her bölüm, okuyucuya o psikanalistin yaşamöyküsünü, yapıtlarındaki temel fikirlerin açıklamasını, yapıtlarından seçilmiş özetleri, yaşamındaki önemli olayların kronolojik seyrini ve yayınlanan yapıtlarından bir seçmeyi barındırıyor.

Kapsamlı olmasıyla dikkat çeken çalışma, uzmanlar ve öğrencilere olduğu kadar, konu hakkında bilgi sahibi olmayanlara da hitap ediyor.

  • Künye: Kolektif – Psikanalizin Yedi Büyüğü, editör: J. D. Nasio, çeviren: Kenan Sarıalioğlu, Kırmızı Yayınları, psikanaliz, 401 sayfa

Jacques Lacan – Psikanalizin Dört Temel Kavramı (2013)

  • PSİKANALİZİN DÖRT TEMEL KAVRAMI, Jacques Lacan, yayıma hazırlayan: Jacques-Alain Miller, çeviren: Nilüfer Erdem, Metis Yayınları, psikanaliz, 301 sayfa

PSIKANALIZIN

Jacques Lacan, 1964 yılında yaptığı bir seminerden oluşan ‘Psikanalizin Dört Temel Kavramı’nda, psikanalizle hesaplaştığı gibi alanın temel kavramlarını, yani bilinçdışı ve tekrarlama, aktarım ve dürtü, bakış ve ötekinin alanını irdeliyor. Lacan, psikanalize dair olduğu kadar kendisinin psikanalize getirdiği katkılar anlamında da önemli bir eser olarak kabul edilen kitabında, Freudcu bilinçdışı ile bizim bilinçdışımız, kesinliğin öznesi, gösterenler ağı, göz ile bakış arasındaki bölünme, anamorfoz, analiz, dürtünün parçalarına ayrılması, tukhe ve automaton, aşk ve libido, özne ve öteki, yorum ve aktarım konularını tartışıyor.

Jacques Lacan – Televizyon (2013)

  • TELEVİZYON, Jacques Lacan, çeviren: Ahmet Soysal, MonoKL Yayınları, psikanaliz, 113 sayfa

TELEVIZYON

Lacan düşüncesinde kilit bir metin olan ‘Televizyon’, psikanaliz teoriye önemli katkılarda bulunmuş ünlü düşünürün Jacques-Alain Miller ile bir televizyon programı için yaptığı söyleşiden oluşuyor. Kitabın en önemli özelliği, psikanalizi yapısalcı dilbilim, felsefe tarihi ve çağdaş antropoloji gibi farklı yönlerle genişleten Lacan’ın düşüncesinin kendisi tarafından yapılmış bir özetini sunması. Bir savunu metni olarak da değerlendirilebilecek söyleşisinde Lacan, televizyon kültürünü psikanalitik ve felsefi bir çerçeveden yorumladığı gibi, psişik enerji, duygulanım ve itki gibi kavramları yeniden yorumlayıp tartışıyor.

Alan Sokal ve Jean Bricmont – Son Moda Saçmalar (2012)

  • SON MODA SAÇMALAR, Alan Sokal ve Jean Bricmont, çeviren: Barış Gönülşen, Alfa Yayınları, bilim, 416 sayfa

 SON

Fizik profesörü Alan Sokal ile fizikçi Jean Bricmont’un ‘Son Moda Saçmalar’ı, postmodern düşünce ve onun önemli temsilcileriyle giriştiği hesaplaşmayla, zamanında tartışma yaratmıştı. Her şey, Sokal’ın çağdaş postmodern kuramcıların anlaşılması imkânsız dilini alaya aldığı bir makaleyi, saygın kültür çalışmaları dergisi Social Text’te yayınlamasıyla başlamıştı. Sokal’ın Bricmont’la kaleme aldığı kitap ise tartışmayı daha üst boyutlara taşıyarak, Lacan, Baudrillard, Virilio, Kristeva, Deleuze ve Guattari gibi postmodern kuramcıların matematik ve fizik başta olmak üzere, bilimsel kavramları istismar ettiklerini savunuyor.