Jacob Rogozinski – Ben ve Ten (2018)

Ben dışsal gerçeklik tarafından üretilen bir yanılsama mıdır?

Önde gelen çağdaş Fransız düşünürlerinden Jacob Rogozinski’nin bu kitabı, “ben” konusuna geniş bir çerçeveden bakmasıyla önemli.

Rogozinski kitabına, iki ego katili olarak tanımladığı Heidegger ve Lacan’ın düşüncelerini irdeleyerek başlıyor ve oradan da Descartes, Husserl, Merleau-Ponty ve Artaud’un fikirlerine uzanarak ben ile ben-olmayan arasındaki farkı çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Yazar bunu yaparken de, fenomenolojinin ve psikanalizin zengin mirasından olabildiğince yararlanıyor, ayrıca yaşam, ölüm, aşk ve nefret gibi varoluşun temel sorularıyla sıkı bir yüzleşmeye girişiyor.

Kitaptan alıntı:

“Yaşamın benim yaşamım olmaktan çıktığı ve kolektif bir antiteye aktarılmak üzere egonun içkinliğinden koparıldığı andan itibaren faşizmi uzaklarda aramamıza gerek kalmaz.”

“Direnmek bir ben’in değil, bir biz’in işidir: Bir halkın, bir sınıfın ya da diyelim ki bir çokluğun işidir.”

  • Künye: Jacob Rogozinski – Ben ve Ten: Ego-Analize Giriş, çeviren: Melis Aktaş, Pinhan Yayıncılık, psikoloji, 392 sayfa, 2018

Charlotte Greig – Felsefe Eşliğinde Aşka Yolculuk (2009)

Charlotte Greig ‘Felsefe Eşliğinde Aşka Yolculuk’ta, başkahramanı Susannah’ın, Nietzsche, Heidegger ve Kierkegaard gibi üç önemli Avrupalı filozofun rehberliğinde hayatı deneyimlemesini hikâye ediyor.

Susannah’ın günleri, 1970’lerin toplumsal ve cinsel özgürlüğünün damgasını vurduğu üniversite kampüsünde hayat, felsefe, arkadaşlık ve aşk üzerine düşünmekle geçer.

Bu esnada, sınıf arkadaşı Rob’la hesapta olmayan bir ilişki yaşayan Susannah, aynı zamanda, gelecek kaygılarıyla da yüzleşir.

Susannah’ın bu kaygı ve sıkıntılarla yüzleşmesine yardımcı olacak kişiler ise, Avrupa felsefesinin mihenk taşlarından Nietzsche, Heidegger ve Kierkegaard olacaktır.

  • Künye: Charlotte Greig – Felsefe Eşliğinde Aşka Yolculuk, çeviren: Aliye Yılmaz, Sel Yayıncılık, roman, 283 sayfa

Ahmet Soysal – Heidegger’de Zaman Üzerine (2018)

Ahmet Soysal bu kitaptaki denemelerinde, Martin Heidegger felsefesinde zaman sorunsalına odaklanıyor.

Kitap, Heidegger’in ilk ve son zamanlarında zaman kavramının nasıl ele aldığı konusunda önemli perspektifler sunuyor.

Soysal burada,

  • Zamanın özsel bir belirlenimini tanımlayan ekstatikon kavramını,
  • Heidegger’in tanımladığı şekliyle zamanın “ekstaz”larının ne anlama geldiğini,
  • Heidegger’de zamanın uzay’la eş-kökenselliği durumunu,
  • Ve Heidegger’in sıklıkla kullandığı Zeit-Raum (uzay-ve-zaman) deyişinin ne anlama geldiğini tartışıyor.

Kitapta bu iki denemenin yanı sıra, Volkan Çelebi ile kapsamlı bir söyleşi, Bergson ve Husserl’de zaman sorunsalı üzerine bir sunum ve bir Heidegger terimleri sözlüğü de yer alıyor.

  • Künye: Ahmet Soysal – Heidegger’de Zaman Üzerine, MonoKL Yayınları, felsefe, 128 sayfa, 2018

Allan Megill – Aşırılığın Peygamberleri (2009)

Virginia Üniversitesi’nde tarih profesörü olarak çalışmalarını sürdüren Allan Megill ‘Aşırığılın Peygamberleri’nde, modernizm ve postmodernizmin dört ünlü düşünürü olan Nietzsche, Heidegger, Foucault ve Derrida’nın düşüncelerini irdeliyor.

Bu isimleri incelerken, kapsamlı bir modernizm ve postmodernizm analizi sunması ise kitabın ilgi çeken yönlerinden.

İlk baskısı 1985 yılında yapılan çalışma esas olarak, ele aldığı isimlerin hangi özellikleriyle, modern Batı’nın düşünce tarihine damga vurduklarını gösteriyor.

Yazar düşünürleri, sahip olduklarını söylediği “estetist duyarlılıklar”ı ve modern/postmodern süreçlerle yaşadıkları krizler çerçevesinden yorumluyor.

  • Künye: Allan Megill – Aşırılığın Peygamberleri, çeviren: Tuncay Birkan, Ayraç Yayınevi, felsefe, 519 sayfa

Sarah Bakewell – Varoluşçular Kahvesi (2017)

Jean-Paul Sartre’ın varoluşçuluk felsefesini nasıl geliştirdiğini, onun etrafında bulunan insanların hikâyeleriyle harmanlayarak anlatan keyifli ve aydınlatıcı bir kitap.

Yer: Paris

Tarih: 1933…

Üç genç arkadaş, Sartre, Simone de Beauvoir ve Raymond Aron, bir barda kayısı kokteyllerini yudumlamaktadır.

Bu esnada Aron, Sartre’a, “Bu kokteyl üzerinden felsefe yapabilirsin!” der.

İşte bu soru, Sartre’ın geliştireceği ve ardından Fransa’da olduğu kadar dünya çapında da ün kazanacak varoluşçu felsefesinin ilk nüvelerinin ortaya çıkmasına vesile olacaktır.

Sarah Bakewell’in çalışması, Sartre’ın yanı sıra Simone de Beauvoir, Albert Camus, Martin Heidegger, Edmund Husserl, Karl Jaspers, Maurice Merleau-Ponty ve daha birçok ismin, gerek hikâyeleri ve gerekse düşünceleriyle varoluşçu felsefenin gelişiminde ne gibi etkilere sahip olduklarını ilgi çekici ayrıntılar eşliğinde izlemesiyle dikkat çekiyor.

‘Nasıl Yaşanır’ adlı biyografi çalışmasıyla iki ödül kazanmış Bakewell, şimdi de okurunu, çığır açıcı bir felsefi sistemin yaratıldığı 1930’ların Paris’inde keyifli bir gezintiye davet ediyor.

  • Künye: Sarah Bakewell – Varoluşçular Kahvesi, çeviren: Emre Gözgü, Domingo Kitap, felsefe, 440 sayfa, 2017

Giampiero Moretti–Deha (2008)

Deha, birçok yaratının itici gücü…

Giampiero Moretti de bu kitabında, deha kavramını ve dahi sanatçıyı mümkün kılan koşulları, özellikle 18. ve 19. yüzyılları merkeze alarak antik çağlardan günümüze inceliyor.

Kavramı kronolojik bir bakışla ele alan Moretti, belli çağlarda farklı anlamlar kazanan dehayı, dönemlere özgü estetik anlayışlarla değerlendirmeyi de ihmal etmiyor.

Benedetto Croce, Erwin Panofsky, Martin Heidegger, Cesare Lombroso, Kant ve Carl Gustav Jung gibi birçok ismin ve ayrıca farklı ekollerin konuya yaklaşımına da odaklanan Moretti, okuru deha konusunda öğretici, keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Giampiero Moretti – Deha, çeviren: Fırat Genç, Dost Kitabevi, sanat, 167 sayfa

Kolektif – Çağdaş Fransız Felsefesi ve Fenomenoloji Hareketi (2017)

Fransız fenomenoloji ekolü, hem üretken tartışmalar ortaya koymaları hem de klasik fenomenolojiye getirdikleri sağlam eleştirilerle alanda önemli bir role sahip.

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler ise, Fransız fenomenologlarının katkılarının derli toplu bir dökümünü sunmaları, aynı zamanda onlar tarafından yürütülen güncel tartışmaları bir araya getirmeleriyle dikkat çekiyor.

Çalışma, Fransız fenomenologların Husserl ve Heidegger’in eserlerine getirdikleri eleştirel perspektifin boyutlarına, buradan hareketle fenomenolojiye nasıl bir kimlik kazandırdıklarına ve en önemlisi de, bu durumun çağdaş Fransız felsefesindeki yerine daha yakından bakmak için iyi fırsat.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Jean-Luc Marion, Jean-Claude Monod, Christian Sommer ve Jean-François Courtine.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Fransız Felsefesi ve Fenomenoloji Hareketi, çeviren: Emre Şan, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 104 sayfa, 2017

Martin Heidegger – Metafiziğe Giriş (2014)

Martin Heidegger’in varlık sorununu radikal bir çerçeveye yerleştirdiği, 20. yüzyıl felsefesinin metafizik yaklaşımıyla hesaplaştığı önemli bir metin.

Altmış yılını geride bırakan bu yoğun meydan okuma metni, en çok da düşünürün daha sonra önemli değişimler geçirecek felsefesine sağlam ve iyi bir giriş niyetine okunabilir.

  • Künye: Martin Heidegger – Metafiziğe Giriş, çeviren: Mesut Keskin, Avesta Yayınları

Kolektif – Heidegger Paris’te (2014)

Sartre’dan Deleuze’e, Merleau-Ponty’den Foucault’ya ve Derrida’ya, Fransa’da Heidegger felsefesinin alımlanışı…

Çalışma, hem Heidegger’in son dönem Fransız fikriyatına ne denli önemli etkide bulunduğunu hem de Heidegger düşüncesinin Fransa’daki yeniden okuma stratejileriyle nasıl zenginleştiğini görmek için iyi bir vesile.

  • Künye: Kolektif – Heidegger Paris’te, derleyen: Sadık Erol Er, Otonom Yayıncılık

Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (2017)

Son yıllarda kavramsal ve kurumsal dönüşümlere dair giderek artan bir farkındalık ortaya çıktı.

Elimizdeki kitap da, son yirmi-otuz yılda toplumsal ve siyasal tartışmalara hâkim olan 35 düşünüre dair eleştirel tartışmalar içeriyor.

Bu figürlerin sosyolog, tarihçi, felsefeci, psikanalist ve siyaset kuramcılarına uzanan geniş bir alana yayılması ise, kitabın kapsamlı kılan başlıca husus.

Kitapta, Jürgen Habermas’tan Jacques Derrida’ya, Julia Kristeva’dan Fredric Jameson’a, Richard Rorty’den Luce Irigaray’a, Michel Foucault’dan Erving Goffman’a ve Edward Said’ten Zygmunt Bauman’a kadar birçok önemli ismin katkıları güncel tartışmalar da gözetilerek eleştirel bir perspektifle ele alınıyor.

Kitap, öznellik, psikanaliz, feminizm, modernite, postmodernite, küreselcilik, Marksizm, post-Marksizm, postkolonyalizm ve Queer kuramı gibi, toplum bilim alanını etkilemiş önemli kavram ve konuları da detaylı bir bakışla açıklıyor.

Çalışma, toplum bilimine yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar, bu alandaki güncel tartışmaları takip etmek isteyenlere de fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

Kitapta düşünceleri ele alınan isimler şunlar: Martin Heidegger, Georges Bataille, Maurice Merleau-Ponty, Herbert Marcuse, Theodor Adorno, Walter Benjamin, Jürgen Habermas, Erving Goffman, Peter Berger, Michel Foucault, Jean-François Lyotard, Jacques Lacan, Jacques Derrida, Roland Barthes, Julia Kristeva, Luce Irigaray, Jean Baudrillard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Paul Virilio, Henri Lefebvre, Paul Ricoeur, Niklas Luhmann, Charles Taylor, Richard Rorty, Nancy Chodorow, Anthony Giddens, Ulrich Beck, Pierre Bourdieu, Zygmunt Bauman, Donna J. Haraway, Fredric Jameson, Stuart Hall, Juliet Mitchell ve Edward Said.

Kitabın yazarları ise şöyle: Richard Polt, Michel Richardson, Nick Crossley, Douglas Kellner, Andrew Bowie, Graeme Gilloch, Patrick Baert, Ann Branaman, Bryan S. Turner, Stephen Katz, Victor Jeleniewski Seidler, Christina Howells, Kelly Oliver, Caroline Bainbridge, Mike Gane, Paul Patton, John Armitage, Rob Shields, Kathleen Blamey, Jakob Arnoldi, Francis Dupuis-Déri, Marcos Anvelovici, Geoffrey Gershenson, Michelle Williams, Anthony Elliott, Nick Stevenson, Bridget Fowler, Barry Smart, Joseph Schneider, Patricia Ticineto Clough, Sean Homer, Chris Rojek ve Sarah Wright.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler, derleyen: Anthony Elliott ve Bryan S. Turner, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, sosyoloji, 566 sayfa