Ferdinand de Saussure – Genel Dilbilim Yazıları (2014)

Ferdidand de Saussure’ün dilbilimin yanı sıra sosyal bilimlerde de çığır açmış yazılarıyla yakın zamanda bulunan elyazmaları, bu kitapta.

Özellikle elyazmaları, hem günümüz dilbilimi için yeni araştırma alanlarına işaret ediyor hem de dilbilim yönü öne çıkarılmış Saussure düşüncesinin felsefi potansiyelini ortaya koyuyor.

  • Künye: Ferdinand de Saussure – Genel Dilbilim Yazıları, çeviren: Savaş Kılıç, İthaki Yayınları, dilbilim, 360 sayfa

Faruk Yalvaç – Hegel’in Uluslararası İlişkiler Kuramı: Dünya Tini, Devlet ve Savaş (2008)

Faruk Yalvaç, ‘Hegel’in Uluslararası İlişkiler Kuramı’nda, düşünürün uluslararası ilişkiler, savaş ve devlet kuramlarını bir araya getiriyor.

Hegel için devlet, tanrısal ve ahlaki bir kurumdur.

Dolayısıyla devletler arasında bir anlaşmazlık olduğunda, bu anlaşmazlığın gerekirse savaşla çözülebileceğini söyler.

Hegel, insanın kendisini ahlaki amaçlar için feda etmesi gerektiğini söyleyerek, savaşa katılan bireyin de bencil çıkarların ötesinde daha ahlaki amaçlara yöneldiğini savunur.

Yalvaç’ın çalışması, hem düşünürün yukarıdaki konular hakkındaki fikirlerini detaylı bir şekilde serimliyor hem de onun düşüncelerini Rousseau’nun düşünceleriyle karşılaştırıyor.

  • Künye: Faruk Yalvaç – Hegel’in Uluslararası İlişkiler Kuramı: Dünya Tini, Devlet ve Savaş, Phoenix Yayınları, felsefe, 120 sayfa

Spinoza – Tanrıbilimsel Politik İnceleme (2008)

Spinoza, ‘Tanrıbılimsel Politik İnceleme’de, vahye dayalı siyaset felsefesiyle hesaplaşıyor.

Spinoza, aklı siyasal yapının temeline koyarak, böylece Descartes’ın ontoloji ve epistemoloji alanında yaptığını siyaset alanında yapmış oluyor.

Spinoza, “Yönetimin gerçek amacı insanları rasyonel varlıklardan dört ayaklı hayvanlara ya da kuklalara dönüştürmek değil, onları akıl ve bedenlerini güven içinde geliştirebilir ve özgür biçimde akıllarını kullanabilir hale getirmektir.” diyor.

Özgür sorgulama hakkının bir devletin güvenlik ve refahı için sadece uygun değil, vazgeçilmez olduğuna inanan Spinoza, daha sonraki politik düşünceyi ve Aydınlanma felsefesini de etkilemişti.

  • Künye: Spinoza – Tanrıbilimsel Politik İnceleme, çeviren: Betül Ertuğrul, Biblos Yayınları, felsefe, 392 sayfa

Kolektif – Toplumsala Bakmak (2017)

‘Toplumsala Bakmak’, ‘Çağdaş Marksist Kuramda Tartışmalar’ dizisinin ikinci kitabı.

Hatırlanacağı gibi bu diziden yakın zamanda, ‘Yapılar, Sistemler, Süreçler’ adlı önemli bir kitap daha yayımlanmıştı.

Bu ikinci kitaba dönecek olursak, burada Marksizmin toplumsal biçimleri ele aldığı materyalist kuramına farklı yönlerden bakan makalelerden oluşuyor.

Kitapta yer alan yazılar,

  • Kapitalist üretimle sermayenin kimlik kategorilerini,
  • Toplumsal hiyerarşileri,
  • Toplumsal cinsiyeti,
  • Irk ve etnisite arasındaki bağlantıları,
  • Ve bunun gibi birçok önemli konuyu irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Étienne Balibar, Dipesh Chakrabarty, Maya Gonzalez, Jeanne Neton, Slavoj Žižek, Théorie Communiste ve Roswitha Scholz.

  • Künye: Kolektif – Toplumsala Bakmak, hazırlayan: Andrew Pendakis, Jeff Diamanti, Nicholas Brown, Josh Robinson ve Imre Szeman, çeviren: Döndü Şahin, Dipnot Yayınları, felsefe, 200 sayfa

Michel Crubellier ve Pierre Pellegrin – Aristoteles: Filozof ve Bilme Meselesi (2017)

Aristoteles felsefeyi neden bu denli etkiledi?

Bunun sebebi yetişme biçimi miydi?

Kendine has düşünme sistemi miydi?

İkisi de Eski Yunan felsefesi uzmanı olan Michel Crubellier ile Pierre Pellegrin imzalı elimizdeki kitap da, Aristoteles’in dünyasına ve felsefesine daha yakından bakıyor.

Aristoteles’in hayatının dönüm noktalarını merkeze alarak ilerleyen kitap, bunu yaparken de, Aristoteles’in yetiştiği çevreyi, felsefesindeki belli başlı kırılmaları ve Aristoteles’in bıraktığı mirasın kapsamlı bir dökümünü yapıyor.

Crubellier ve Pellegrin’in çalışması, Aristoteles’in felsefesi aracılığıyla filozof olmak lve bilme meselesi gibi kadim tartışmalara da katkı sağlamakta.

Kitap yalnızca Aristoteles’i anlatmıyor, onun aracılığıyla felsefe tarihini derinden etkilemiş bir sistemi de açıklıyor.

  • Künye: Michel Crubellier ve Pierre Pellegrin – Aristoteles: Filozof ve Bilme Meselesi, çeviren: Burak Garen Beşiktaşlıyan, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 376 sayfa

Halûk Sunat – Psikanalitik Duyarlıklı Bakışla Spinoza ve Felsefesi (2014)

Son dönemlerde sıklıkla başvurulan filozoflardan Spinoza’nın etik, teolojik ve politik hatta ilerleyen felsefesinin kalbine doğru bir yolculuk.

Sunat’ın çalışmasını farklı kılan, felsefenin içinde yol alırken, ara sıra başını kaldırıp psikanalize bakması ve Spinoza düşüncesinin hinterlandını oluşturan politik bağlamı detaylıca irdelemesi.

Meraklısına.

  • Künye: Halûk Sunat – Psikanalitik Duyarlıklı Bakışla Spinoza ve Felsefesi, Bağlam Yayınları, felsefe, 464 sayfa

Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (2017)

Son yıllarda kavramsal ve kurumsal dönüşümlere dair giderek artan bir farkındalık ortaya çıktı.

Elimizdeki kitap da, son yirmi-otuz yılda toplumsal ve siyasal tartışmalara hâkim olan 35 düşünüre dair eleştirel tartışmalar içeriyor.

Bu figürlerin sosyolog, tarihçi, felsefeci, psikanalist ve siyaset kuramcılarına uzanan geniş bir alana yayılması ise, kitabın kapsamlı kılan başlıca husus.

Kitapta, Jürgen Habermas’tan Jacques Derrida’ya, Julia Kristeva’dan Fredric Jameson’a, Richard Rorty’den Luce Irigaray’a, Michel Foucault’dan Erving Goffman’a ve Edward Said’ten Zygmunt Bauman’a kadar birçok önemli ismin katkıları güncel tartışmalar da gözetilerek eleştirel bir perspektifle ele alınıyor.

Kitap, öznellik, psikanaliz, feminizm, modernite, postmodernite, küreselcilik, Marksizm, post-Marksizm, postkolonyalizm ve Queer kuramı gibi, toplum bilim alanını etkilemiş önemli kavram ve konuları da detaylı bir bakışla açıklıyor.

Çalışma, toplum bilimine yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar, bu alandaki güncel tartışmaları takip etmek isteyenlere de fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

Kitapta düşünceleri ele alınan isimler şunlar: Martin Heidegger, Georges Bataille, Maurice Merleau-Ponty, Herbert Marcuse, Theodor Adorno, Walter Benjamin, Jürgen Habermas, Erving Goffman, Peter Berger, Michel Foucault, Jean-François Lyotard, Jacques Lacan, Jacques Derrida, Roland Barthes, Julia Kristeva, Luce Irigaray, Jean Baudrillard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Paul Virilio, Henri Lefebvre, Paul Ricoeur, Niklas Luhmann, Charles Taylor, Richard Rorty, Nancy Chodorow, Anthony Giddens, Ulrich Beck, Pierre Bourdieu, Zygmunt Bauman, Donna J. Haraway, Fredric Jameson, Stuart Hall, Juliet Mitchell ve Edward Said.

Kitabın yazarları ise şöyle: Richard Polt, Michel Richardson, Nick Crossley, Douglas Kellner, Andrew Bowie, Graeme Gilloch, Patrick Baert, Ann Branaman, Bryan S. Turner, Stephen Katz, Victor Jeleniewski Seidler, Christina Howells, Kelly Oliver, Caroline Bainbridge, Mike Gane, Paul Patton, John Armitage, Rob Shields, Kathleen Blamey, Jakob Arnoldi, Francis Dupuis-Déri, Marcos Anvelovici, Geoffrey Gershenson, Michelle Williams, Anthony Elliott, Nick Stevenson, Bridget Fowler, Barry Smart, Joseph Schneider, Patricia Ticineto Clough, Sean Homer, Chris Rojek ve Sarah Wright.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler, derleyen: Anthony Elliott ve Bryan S. Turner, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, sosyoloji, 566 sayfa

Susan Neiman – Niçin Büyüyelim? (2017)

“Yargıda bulunmak, öğrenilebilir bir şeydir fakat öğretilemez”

Susan Neiman’ın ‘Ahlâki Açıklık’ı, geçen yıl Türkçeye çevrilmişti.

Yazar söz konusu kitabında, sola egemen olan bozguncu ruh halinin nedenlerini irdelemiş, bu duruma meydan okumuş ve solu ahlâkın, idealizmin ve Aydınlanma’nın alanına geri dönmeye davet etmişti.

Yazar ‘Niçin Büyüyelim?’de ise, felsefenin bize olgunlaşmanın teslim olmakla, tevekkülle eşdeğer görülmediği bir model bulmada yardımcı olup olamayacağını sorguluyor.

Neiman, büyümenin genellikle umutlarımızdan ve hayallerimizden vazgeçme, verili olan gerçekliğin çizdiği sınırlara rıza gösterme olduğu varsayımına meydan okuyor, aksine büyümenin kendinde bir ideal olduğunu belirtiyor.

“Çocukluk dogmalarına takılıp kalan insanlar, tüm yaşamlarını dünyanın önemsedikleri inançlarla bağdaşmadığı gerçeğini inkâr ederek geçirirler.” diyen yazar, gerçek anlamda büyümenin, özgürlük ve sorumluluk etiğini içselleştirmekle mümkün olduğunu savunuyor.

Neiman bu bağlamda emeğin, eğitimin ve seyahatin anlamlı deneyimler olarak insanın olgunlaşmasına nasıl katkıda bulunduklarını tartışıyor.

Yazara göre, Aydınlanma değerleri de, bize bu anlamda önemli katkılar sunma potansiyeline sahip.

Kitabında, Aydınlanma düşüncesinin dünyanın nasıl bir yer olduğuna ve deneyimlerimizi daha da öteye taşıma konusunda bize ne gibi perspektifler kazandıracağına odaklanan Neiman, Kant’ın fikirlerini merkeze alarak, Rousseau ve Arendt’in düşüncelerini tartışıyor.

  • Künye: Susan Neiman – Niçin Büyüyelim?: Çocuksu Bir Çağ İçin Altüst Edici Düşünceler, çeviren: Nagehan Tokdoğan, İletişim Yayınları, felsefe, 208 sayfa

Şahin Filiz – Ahlakın Akli ve İnsani Temeli (2014)

Dinsel bir kavram olarak ortaya çıkıp insan aklı tarafından rafine edilerek yaşanabilir bir kıvama gelmiş ahlak konusunda yeniden düşünmeye ne dersiniz?

Ahlak kavramını detaylıca tartışan Filiz, ahlak için değil insan için olan bir ahlakın imkânlarını araştırıyor.

Hem de ahlakın dini temelleri ekseninde yürüttüğü bir sorgulama eşliğinde.

  • Künye: Şahin Filiz – Ahlakın Akli ve İnsani Temeli, Say Yayınları, felsefe, 160 sayfa

Vefa Taşdelen – Hermeneutiğin Evrimi (2008)

Vefa Taşdelen, ‘Hermeneutiğin Evrimi’nde, Batı kültürünün en köklü konularından hermeneutiğin geçirdiği aşamaları, zaman içindeki dönüşümünü izliyor.

Taşdelen çalışmasında, hermeneutiğin romantik hermeneutik, yöntem bilimsel hermeneutik, varoluşçu hermeneutik, felsefi hermeneutik, eleştirel hermeneutik gibi birbirinden farklı anlayışlarından birer temsilciyi ele alıyor.

Giambattista Vico, Johann Martin Chladenius, Friedrich Schleiermacher, Wilhelm Dilthey, Martin Heidegger, Hans-Georg Gadamer ve Jürgen Habermas, Taşdelen’in incelemesine konu olan filozoflar.

Bu alandaki başkaca kitaplar düşünüldüğünde, Taşdelen’in çalışmasının daha anlaşılır olduğunu belirtmekte fayda var.

Taşdelen, kitabın sonunda da, Hermeneutik ve postmodernizm ilişkisini inceliyor.

  • Künye: Vefa Taşdelen – Hermeneutiğin Evrimi, Hece Yayınları, felsefe, 280 sayfa